https://www.isarder.org/index.php/isarder/issue/feed İşletme Araştırmaları Dergisi 2024-03-28T20:06:53+00:00 Yrd. Doç. Dr. Melih Topaloğlu editor@isarder.org Open Journal Systems İşletme Araştırmaları Dergisi’nin yayın kapsamında; Stratejik Yönetim ve Örgütsel Davranış, Pazarlama ve Girişimcilik, Muhasebe, Finansman, Bankacılık, Uluslararası İşletmecilik, İşletmecilikte Araştırma Yöntemleri çalışmaları yer almaktadır. https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2073 Kümeleme ve Veri Zarflama Analizi Entegrasyonu: İSO 500’deki Tekstil Firmalarının Performans Değerlendirmesi 2024-03-28T08:29:44+00:00 Aydın Özdemir aozdemir@adiyaman.edu.tr Yeşim Can Sağlam yesimcan@gtu.edu.tr <p>Amaç – Hızla globalleşen dünyada, işletmelerin etkin ve verimli çalışmasını sağlamak kritik önem taşımaktadır. Etkin ve verimli çalışmanın yolu ise sürekli performans değerlendirmesi yaparak belirlenen hedefler doğrultusunda iyileştirmeler yapmakla mümkündür. Bu çalışmanın amacı, İstanbul Sanayi Odası (İSO) 500 listesinde yer alan tekstil firmalarının performans yönetiminde etkinliklerini ölçmektir. Yöntem – Analiz için seçilen işletmelerin performans yönetimindeki etkinlikleri, ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında hem girdi yönelimli hem de çıktı yönelimli Veri Zarflama Analizi modelleri yardımıyla analize tabi tutulmuştur. Literatür incelemeleri sonucunda üç girdi değişkeni (çalışan sayısı, özkaynak, aktif toplam) ve 3 çıktı değişkeni (üretimden satışlar, FAVÖK, ihracat) belirlenmiştir. Veri Zarflama Analizi sonrasında k-means ortalamalar algoritması kullanılarak Kümeleme Analizi yapılmıştır. Bulgular – Benzer özelliklere sahip işletmeler kümelendirildikten sonra, Veri Zarflama Analizi yardımıyla etkin ve etkin olmayan firmalar belirlenmiştir. Etkinliklerini arttırabilmeleri için etkin olmayan firmalara hangi girdi ve çıktı değişkenlerinde iyileştirme yapmaları gerektiği konusunda önerilerde bulunulmuştur. Tartışma – İşletmeler en az girdi bileşeni ile en fazla çıktı elde etmeye çalışarak sürekli performanslarını arttırmak istemektedir. Bu çalışmada literatür doğrultusunda girdi ve çıktı değişkenleri belirlenerek, Tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin etkinlikleri belirlenmiştir. Yapılan analizler işletmelere hangi faktörlerde iyileştirmeler yaparak performanslarını arttırabilecekleri konusunda yardımcı olmaktadır.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2074 Otel Çalışanlarının İşe Yabancılaşmalarının İşten Ayrılma Niyeti Üzerindeki Etkisinde Tükenmişliğin Aracı Rolü; TR83 Bölgesinde Bir Araştırma 2024-03-28T08:35:20+00:00 Ahmet Aknar ahmetaknar@hitit.edu.tr Ayhan Başçı ayhanbasci@hitit.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, işe yabancılaşma ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide tükenmişliğin aracı rolünün tespit edilmesidir. Yöntem – Bu çalışmada nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada örneklem yönetimi olarak, kolayda örnekleme yönetimi tercih edilmiştir. Araştırma verileri Çorum, Amasya, Tokat ve Samsun illerinde faaliyet gösteren turizm işletme belgeli 441 otel çalışanından toplanmıştır. Araştırma hipotezlerinin analiz edilmesinde Amos 23 istatistik programı kullanılmıştır. Kuramsal model Hayes tarafından önerilen bootstrap yöntemi ile sınanmıştır. Bulgular – Yapılan analizler sonucunda, tükenmişliğin işe yabancılaşma ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide aracı rolünün olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca işe yabancılaşma ile işten ayrılma niyeti arasında pozitif, işe yabancılaşma ile tükenmişlik arasında pozitif, tükenmişlik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Tartışma – İşe yabancılaşmanın işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde tükenmişlik, çalışanların işten ayrılma niyetini açıklamada önemli bir rol oynamaktadır. Otel yöneticileri ve işverenler, çalışanların işe olan bağlılığını ve motivasyonunu artırmak için işe yabancılaşmanın ve tükenmişliğin nedenlerini anlamalı ve bu durumları önlemeye yönelik destekleyici önlemler almalıdır. Sağlıklı ve motive edici bir çalışma ortamı oluşturmak, çalışanların işten ayrılma niyetini azaltabilir ve işletmenin performansını olumlu yönde etkileyebilir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2075 The Role of Relationship Marketing Activities Carried out by Cargo Companies During The Covid-19 Pandemic on the Service Quality Perception of Corporate Customers 2024-03-28T08:43:08+00:00 Mükremin Yiğit mukreminyigit@outlook.com Murat Çakırkaya murat.cakirkaya39@gmail.com <p>Purpose – In the context of the Covid-19 pandemic, this study aims to investigate how relationship marketing initiatives implemented by cargo companies influence the service quality perceptions of their corporate clientele. Design/methodology/approach – This research focused on corporate customers located in Konya who utilized cargo services amidst the Covid-19 pandemic. Data belonging to 156 companies operating in Konya were collected by online or face-to-face survey method and analyzes were carried out on the answers given by the participants. In this study, various statistical techniques were utilized to analyze the data comprehensively. These techniques included factor analysis to uncover underlying latent variables, reliability analysis to assess the consistency of measurements, correlation analysis to explore relationships between variables, and regression analysis to understand the predictive power of certain factors on the outcome variable. Findings – The study revealed that social bonds, a component of relationship marketing, have a moderate and statistically significant positive impact (r=0.506, p&lt;0.05) on customers' perception of service quality. Structural bonds were found to have a weaker yet still significant positive influence (r=0.338, p&lt;0.05) on service quality perception. However, economic bonds showed no significant relationship (p=0.072, p&gt;0.05) with service quality perception. In addition, it was determined that while social bonds were a significant predictor of service quality perception (f=18.952; p&lt;.001), economic and structural bonds did not significantly predict service quality perception. Discussion – Amidst the challenging landscape of the Covid-19 pandemic, cargo companies emerged as unsung heroes, tirelessly ensuring the flow of essential goods even as communities stayed indoors. Despite the intensifying competitive environment, these companies prioritize fostering strong relationships with customers, striving to cultivate loyalty amidst uncertainty. Providing quality products and services is another important factor that enables businesses to compete in a tough competitive environment.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2076 Ekonomik Büyüme Modelinde Lojistik Sektörünün Rolü: Avrupa Birliği Ülkeleri Örneği 2024-03-28T08:56:57+00:00 Mustafa Gerşil mustafa.gersil@cbu.edu.tr Soner Akın soner.akin@kuveytturk.com.tr <p>Amaç – Bu çalışmada, ülkenin sahip olduğu lojistik performans düzeyinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisini ihracata dayalı büyüme modeli çerçevesinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem – Çalışma, 2007-2020 dönemi için 26 Avrupa Birliği ülkesine ilişkin ihracat, lojistik performans endeksi, yatırım, finansal gelişmişlik ve ekonomik büyümeden oluşan dengeli panel verilerine dayanmaktadır. Bulgular – Çalışmadan elde edilen bulgular, Avrupa Birliği ülkelerinde ihracata dayalı büyüme modelinin geçerli olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, lojistik performans düzeyinin ihracatın ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde önemli bir rol oynadığı; bu nedenle ekonomik büyümenin lojistik performans düzeyine bağlı olduğu bulunmuştur. Tartışma – Çalışmadan elde edilen bulgulara göre ihracat artışı ekonomik büyümeyi arttıracağından, Avrupa Birliği ülkelerinde politika yapıcılar, mal ve hizmet ihracatını teşvik etmek amacıyla istikrarlı bir makroekonomik ortam sağlamalıdır. Rekabet avantajı elde edebilmek amacıyla hükümetlerin, mevcut ülke düzeyindeki lojistik düzenlemelerini değerlendirerek buna yönelik politikalar ile beraber hangi alt sistemlerin en uygun hale getirilmesi, gerekirse geliştirilmesi ya da mevcut uygulamaların bütünüyle iptal edilmesi gerekmektedir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2077 Evaluation of the Effects of the Covid-19 Outbreak on Private Sports Businesses in Batman Province: A Case Study 2024-03-28T09:01:10+00:00 Abdullah Yüksel yuksel72@gmail.com Mustafa Enes Işıkgöz m.enesisikgoz@gmail.com <p>Purpose – In this study, it was aimed to evaluate the effects of the Covid-19 outbreak on private sports businesses in Batman province in Turkey. Design /methodology/ approach – The study population of this research, which was designed as qualitative research; During the Covid-19 pandemic process, includes a total of 13 private sports businesses serving in fitness-bodybuilding, sports-for-all-wellness and gymnastics branches under the supervision and supervision of the Provincial Directorate of Youth and Sports in Batman City Center. The data of the study were gathered through a semi-structured interview form. In the first part of the interview form consisting of three parts; there are questions about the personal information of the operators, in the second part; there are questions about the field of activity of the private sports business, and in the third part; there are five questions, four structured and one unstructured question. In order to ensure the internal validity of the research, the findings were reviewed by two experts in the field of sports business and management and the main themes were formed. Descriptive and content analysis techniques were utilized in the study. Findings – In the research, it was observed that private sports enterprises were affected by the Covid-19 pandemic in three main themes, namely "financial problems", "psychological problems" and "uncertainty", and nine sub-themes under these themes. Discussion – As a result, private sports enterprises were most negatively affected by the Covid-19 outbreak in economic terms. The pandemic caused the operators to experience psychological problems and uncertainty in business management.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2078 Etik İklimin Örgütsel Güvene Etkisinde Örgütsel Desteğin Aracı Rolü 2024-03-28T09:04:10+00:00 Özem Gençer ozemispir@gmail.com İlksun Didem Ülbeği idulbegi@cu.edu.tr <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, etik iklimin örgütsel güvene etkisinde örgütsel desteğin aracı rolünü araştırmaktır. Yöntem Yöntem- Bu çalışmada örnekleme; Adana ilinde, 17.05.2023 tarihi ile 28.05.2023 tarihleri aralığında, kamu okullarında çalışan 375 öğretmenin katılımıyla ulaşılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni örgütsel güvendir ve bu kavramı etkileyen bağımsız değişken etik iklim ve aracı değişken örgütsel destek olarak belirlenmiştir. Verilerin toplanması anket yö ntemi ile yapılmıştır. Etik iklim Schwepker vd. (1997) tarafından geliştirilmiş olan ve Mumcu (2014) tarafından Türkçeye çevrilen 7 sorudan oluşan etik ikl im ölçeği ile, örgütsel güven tutumları Nyhan ve Marlowe (1997) tarafından oluşturulan, Eğriboyun (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan yöneticiye güven ve örgüte güven değişkenlerinden oluşan iki boyutu ve toplam 12 maddesi olan, örgütsel güven ölçeği ile örgütsel destek ise Eisenberger vd., (1986) tarafından geliştirilen, Türkçeye Yılmaz (2014) tarafından uyarlanan ve 8 ifadeden oluşan örgütsel destek ölçeği ile ölçülmüştür. Bulgular Bulgular- Araştırma sonuçlarına göre, etik iklimin örgütsel güvenin alt boyutlarından olan yöneticiye güven ve örgüte güven üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, etik iklimin örgütsel desteğe ve örgütsel desteğin yöneticiye ve örgüt e güvene olumlu ve anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Örgütsel desteğin etik iklim ile örgütsel güven arasında aracılık rolü bulunduğu belirlenmiştir. İleri sürülen hipotezlerin doğruluğu açıklanmıştır. Tartışma Tartışma- Geleceği tasarlayan öğretmenlerin okullarda etik iklim oluşması durumunda örgütlerine güven algıları pozitif anlamda etkilenecek ve örgütsel destek de bu olumlu iklimi arttıracaktır. Çalışma bulguları literatürü desteklemektedir. Ayrıca araştırmada etik iklimin örgütsel güvene etkisinde örgütsel desteğin aracılık rolünü aktaran az sayıda araştırma olması sebebiyle alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2079 Yeşil Pazarlama Kapsamında Yapılan Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Faaliyetlerine Yönelik Faktörlerin Satın Alma Niyetine Etkisi 2024-03-28T09:09:51+00:00 Şeyma Şancı seymasanci@gmail.com Bekir Özkan bekir.ozkan@btu.edu.tr <p>Amaç – Günümüz dünyasında tüketicilerin bilinçlenmesi ile kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri önem kazanmış ve bu faaliyetler işletmeler için rekabet unsuru olarak kullanılmaya başlanmıştır. Rekabet unsurunun yanı sıra bu faaliyetler işletmeler tarafından farklı amaçlarla da kullanılmaktadır. Bu amaçlar ise, tüketiciler tarafından çok farklı şekillerde algılanmaktadır. Buradan hareketle, bu çalışmanın ana amacı, işletmelerin yeşil pazarlama faaliyetleri çerçevesinde uyguladıkları kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine yönelik tüketici algısının, bu işletmelerin markalarına olan güvenin ve marka sadakatinin bu işletmelerin ürünlerini satın alma niyeti üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Yöntem – Hazırlanan anket formu katılımcılara online olarak ulaştırılmış ve 356 veri toplanarak analizler yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS ve AMOS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular – Yapısal eşitlik modeli sonuçlarına göre, kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine yönelik tüketici algısının, güvenin ve sadakatin satın alma niyeti üzerinde anlamlı ve pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine yönelik algının güven üzerinde ve sadakat üzerinde anlamlı ve pozitif etkisi olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Demografik değişkenlere göre değerlendirildiğinde, evli ve bekâr tüketiciler arasında sadakat ve satın alma niyetinde anlamlı farklılık görülmektedir. Tartışma – Elde edilen sonuçlar literatür ile uyumludur. Dai ve Reich (2022) yaptıkları çalışmada kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri ile marka güveni açısından pozitif yönde bir ilişki olduğunu tespit etmiştir. Kurumsal sosyal sorumluluk algısının güven üzerine etkisini inceleyen bir çalışmada, sosyal sorumluluk algısının güven üzerinde pozitif yönde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır (Karaboğa vd., 2020).</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2080 Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci ve Taguchi Kayıp Fonksiyonu ile Tedarikçi Seçimi: Havacılık Endüstrisinde Bir Uygulama 2024-03-28T09:15:02+00:00 Bahar Taşar bahar.tasar@bakircay.edu.tr <p>Amaç - Dış kaynak operasyonlarının ve malzeme tedarik süreçlerinin işletme içi operasyonlar kadar önemli olduğu imalat sanayilerinde işletmelerin başarısı, etkin ve işbirlikçi tedarikçilerle çalışmak ile doğrudan ilgilidir. Bu çalışma havacılık endüstrisinde yer alan bir örnek işletme için belirli kriterler altında uygun tedarikçileri seçmeyi amaçlamaktadır. Yöntem –Tedarikçi seçimindeki kriterler satın alma yöneticisi ile derinlemesine görüşme yönetimi sonucunda belirlenmiş ve kriter ağırlıkları Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci ile elde edilmiştir. Tedarikçilerin sıralanmasında Taguchi Kayıp Fonksiyonu yöntemi kullanılarak belirlenen kriterler üzerinden performans değerlerine bağlı tedarikçi kayıpları hesaplanmıştır. Bulgular – Kalite, finansal koşullar, teslimat, kapasite ve bu üst kriterlerle ilişkili 11 alt kriter firma için tedarikçi seçim öncelikleri olarak belirlenmiştir. Tedarikçi kayıp skorlarına göre işletmeye en az maliyet getiren tedarikçi dış kaynak kullanımı için seçilmiştir. Diğer tedarikçilerin hangi performans kriterlerini geliştirmesi gerektiği kayıp analizi ile gösterilmiştir. Tartışma – İşletmelerin farklı özelliklere sahip tedarikçilerini değerlendirme ve seçme süreci çok kriterli bir karar verme problemidir. İşletmenin bulunduğu sektöre, koşullara ve ihtiyaçlara uygun olarak farklı önem derecelerine sahip kriterler tedarikçilerin performanslarını değerlendirmede farklı yöntemler ile kullanılmaktadır. Bu çalışma tedarikçilerin performanslarını beklenen değerden sapmalarına bağlı olarak işletmeye getirdikleri kayıp bakış açısıyla değerlendirmektedir. Çalışma, özellikle havacılık sektöründe yer alan işletmelerin tedarikçilerini seçmesinde yöntem ve kriter seçimi bağlamında yol gösterici olmaktadır.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2081 Turizm Sektöründe Emekli Girişimciliğinin Tematik Biyografik Anlatı Analizi ile Değerlendirilmesi 2024-03-28T09:18:44+00:00 Sultan Nazmiye Kılıç sultan.kilic@balikesir.edu.tr <p>Amaç – Günümüzde değişmekte olan yaşam koşulları ve grileşen sosyo-demografik yapıyla birlikte orta yaş üstü grubun farklı boyutlardan araştırılması gerekli hale gelmiştir. Bireyin yaşamında önemli dönüm noktalarından biri olan emeklilik olgusunun toplumsal ve ekonomik açılardan farklı katkıları olabilmektedir. Bu doğrultuda, emekli olduktan sonra turizm girişimciliği faaliyetlerinde bulunan bireylerin yaşam öykülerinden yola çıkarak deneyimledikleri süreçlerin anlaşılması; politika oluşturma, alan yazını geliştirme ve sektörel uygulamalara ilişkin konularda katkı sunabilecektir. Araştırmada, emekli olduktan sonra turizm sektöründe girişimde bulunan bireylerin biyografik anlatıları tematik olarak analiz edilerek, turizmde emekli girişimciliği olgusuna ışık tutulması amaçlanmıştır. Yöntem – Araştırmanın amacı kapsamda anahtar kelimeler kullanılarak yapılan web taramasında ulaşılan ve biyografik bilgi sunan Türkçe sayfalar değerlendirmeye alınmıştır. İlgili sayfalarda örnek olayların ve girişimci deneyimlerinin yer alması nedeniyle, bireyin girişimcilik öyküsünü ve biyografisini sunduğu belirlenen 23 biyografik anlatı araştırmaya dâhil edilmiş ve tematik olarak analiz edilmiştir. Kodlama sürecinde MAXQDA programından faydalanılmıştır. Bulgular – Araştırmada girişimcilerin yaşadığı deneyimlerin incelenmesi sonucunda; “motivasyon”, “kolaylaştırıcı-destekleyici unsurlar” ve “turizm girişiminin bireye katkısı” kategorileri altında 18 koda ulaşılmıştır. Biyografik anlatılarda en yoğun vurgulanan unsurların sosyal ve psikolojik faktörler olduğu belirlenmiştir. Emekli bireyleri motive eden faktörlerin ve girişim faaliyetlerinin bireye sunduğu katkılarının belli konularda kesiştiği, emekli bireyleri hayatın içinde tuttuğu ve aktif yaşlanmayı desteklediği görülmüştür. Bireylerin önceki mesleklerinin ve aile desteğinin yeni girişimlere önemli katkılar sağladığı anlaşılmıştır. Kişinin kendisini tanımasının ve ilgi alanlarını fark etmesinin emeklilik sürecinde yeni girişimcilik imkânlarının açılmasına katkı sağladığı belirlenmiştir. Emekli girişimcilerin faaliyetlerinin kültürel zenginliklerin sürdürülmesine destek olduğu ve topluma fayda sunan çıktıların oluştuğu belirlenmiştir. Tartışma – Bulgular değerlendirildiğinde, bireyin emeklilik öncesi ilgi alanlarının, deneyimlerinin ve değerlerinin emeklilik sonrasında girişimcilik faaliyetleri için önem taşıdığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda, sosyal yaşamda bireyi zenginleştirebilecek deneyimlerin hayat boyu öğrenme prensibiyle sunulması, yeni girişimcilik faaliyetlerini teşvik edebilir. Hazırlanacak politikalarda ve yapılacak akademik çalışmalarda emeklilik sonrası yaşama hazırlık için programlar geliştirilmesi ve bireyin sosyal açıdan aktif ve sağlıklı kalmasını destekleyen sosyal programların uygulanması faydalı olabilir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2082 Örgütsel Demokrasinin Örgütsel Sinizm Üzerindeki Etkisi: Afganistan Belh Kentinde Bir Araştırma 2024-03-28T13:38:00+00:00 Fatih Ferhat Çetinkaya ffcetinkaya40@gmail.com Mustafa Altıntaş mustafaltintas40@gmail.com Khwaja Walid Shirpor walid.shirpor0909@gmail.com <p>Amaç – Örgüt kavramının temellerini oluşturan olgulardan birisi örgütsel hedefler olarak ifade edilmektedir. Örgütsel hedeflerin etkili bir şekilde yerine getirilebilmesi ve örgütün rekabet gücüne ulaşabilmesi için bazı göstergelere ihtiyaç duymaktadır. Örgüt yönetimlerinin kendi çalışanlarını bu doğrultuda yönlendirmeleri için onların fikirlerini dinlemeleri büyük öneme sahiptir. Örgütsel demokrasi, gücün bireyler tarafında bir bütün olarak verildiği ve kararların tartışılarak alındığı bir sistem olarak ifade edilmektedir. Örgütsel sinizm ise çalışanlar tarafından örgüte karşı duyulan negatif duyguları açıklamaktadır. Bu bağlamda bu araştırmada, örgütsel demokrasinin örgütsel sinizme etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem – Nicel araştırma deseninde değerlendirilen bu araştırmada öngörülen araştırma modelinde yer alan örgütsel demokrasi ve örgütsel sinizm değişkenleri, literatürde yaygın olarak kabul edilen boyutlarıyla araştırmaya dâhil edilmiştir. Bağımlı ve bağımsız değişkene ilişkin tanımlayıcı istatistiklerin uygulandığı çalışmada ölçeklere ilişkin doğrulayıcı faktör analizi ve korelasyon analizi uygulanmış daha sonrasında ise yapısal eşitlik modeli kurulmuştur. Araştırma modeli bağlamında Afganista’ın Belh kentinde görev yapan 294 katılımcıdan veriler analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Bulgular – Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular örgütsel demokrasinin artmasının çalışanların örgütsel sinizm algısını azalttığını göstermektedir. Ayrıca bu çalışmada ortaya konulan sonuçlardan birisi de örgütsel demokrasi örgütsel sinizmin alt boyutları olan duyuşsal ve bilişsel sinizmin de azaltmasıdır. Tartışma – Bulgular göstermektedir ki örgütsel demokrasi ikliminden beslenen örgütlerde örgütsel sinizm yerini pozitif olgulara bırakma eğiliminde olmaktadır. Ayrıca örgütsel demokrasi iklimi çalışanların örgüt hakkındaki fikirlerini etkilemektedir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2083 Optimization of Product Costs in the Food and Beverage Business: A Target Costing Approach 2024-03-28T13:41:43+00:00 İlker Kefe ilkerkefe@osmaniye.edu.tr Betül Çetin betulcetin@osmaniye.edu.tr <p>Purpose – The study aims to evaluate the feasibility of implementing the target costing method in a local food and beverage business, aiming to optimize product costs and boost product demand through cost reduction and pricing products below market prices. Design/methodology/approach – Interviews were conducted with business owners to develop standard recipe cards for the four products, and a comparison was made between current costs and target costs. Analysis of standard recipe cards for these products was performed to calculate material cost ratios, unit contributions, and contribution rates. The target costing method was implemented by adjusting the quantities of components and exploring supplier alt ernatives to reduce costs and increase target cost indices. Findings – The findings revealed that the target costing approach led to varying degrees of cost reduction and improved contribution margins for the four products. However, the desired enhancements in target cost indices were not fully achieved, highlighting the need for further assessment of supply, pricing, and material sourcing. Discussion – The study highlights the potential of target costing in optimizing costs and stimulating demand in the food and beverage industry. It also suggested that additional research and adjustments might be necessary to fully realize the benefits of the target cos ting method in specific cases. Furthermore, comparing costs across multiple businesses or considering franchise establishments in future studies could offer more insights into the effectiveness of target costing in different scenarios.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2084 Pillars of Cooperation in International Entrepreneurship: A Qualitative Investigation of Turkish Ventures 2024-03-28T13:43:40+00:00 Betül Demir betuldmr1851@gmail.com Aytuğ Sözüer aytug.sozuer@yalova.edu.tr <p>Purpose – This study aims to explore the factors influencing network relations in the context of international entrepreneurship, with a specific focus on Turkish ventures. The investigation delves into the dynamics that underlie these relationships, aiming to uncover the key elements that shape and impact the engagement of Turkish businesses in international entrepreneurial activities. Design/methodology/approach – The study employs a qualitative approach, utilizing individual semi-structured interviews with purposive sampling. Interviews with twelve participants, including business owners, professionals, and practitioners who have direct experience in international entrepreneurship were recorded and transcribed. Thematic analysis was conducted to identify recurring themes from the qualitative data. Findings – The analysis of the interviews revealed four central themes that significantly influence network relations. First, trust emerges as a cornerstone element, playing a pivotal role in establishing and maintaining enduring relationships. Second, effective communication surfaces as a critical factor in aligning diverse perspectives among stakeholders. Third, the process of relational learning is highlighted as a continuous mechanism through which Turkish ventures gain knowledge from collaborative efforts. Lastly, the study underscores the diversity of strategies employed in the development of partnerships, indicating the multifaceted nature of fostering international collaborations. Discussion – These findings shed light on international entrepreneurship dynamics in Türkiye, emphasizing collaborative strategies. Ultimately, leveraging relationships enhances resource access and market competitiveness. This knowledge is consistent with the literature. On the other hand, investigating the reasons behind the lack of strong networks with non-customer/non-dealer parties in international markets in Turkish entrepreneurial behavior presents an intriguing subject for future research.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2085 Analysis of Trade Competitiveness of the World’s Leading Textiles Exporters by Hybrid MCDM Methods 2024-03-28T13:45:42+00:00 İbrahim Özaytürk ibrahim.ozayturk@ohu.edu.tr Emre Kadir Özekenci ekadirozekenci@cag.edu.tr <p>Purpose – This paper demonstrates the application of the IDOCRIW-based MABAC and MAIRCA methods in the evaluation of the trade competitiveness of the top fifteen textiles exporters in the world. Design/methodology/approach – The trade competitiveness index was used for assessing the trade competitiveness of exporters in the textile industry. The IDOCRIW method was used to obtain the weight of criteria. The analysis of the trade competitiveness of exporters was carried out using the new multi-criteria methods, namely the MABAC (Multi-Attributive Border Approximation area Comparison) and the MAIRCA (Multi-Atributive Ideal-Real Comparative Analysis). Findings – According to the results obtained by the IDOCRIW method, share in the world market (SWM) and net exports (NEX) were determined as the most and least important criteria with weight values of 0,3297 and 0,0816, respectively. After determining the criteria weight, the alternatives were ranked using the MABAC and MAIRCA methods. The results for both methods indicate that China, Italy, Luxembourg, Belgium, and Spain have the highest trade competitiveness, while Croatia, Ireland, the Republic of Cyprus, Malta, and Mexico have the lowest trade competitiveness in the textile industry. The findings demonstrated that MABAC and MAIRCA provided consistent solutions for ranking the alternatives. Additionally, the consistency and robustness of the results were tested using two different scenarios. The overall results revealed that China and Italy have the best trade competitiveness in the textile industry. Discussion – As expected, China and the European Unioun (EU) countries have the highest trade competitiveness in the world’s textile industry. It can also be stated the textile industry is strategic sector for both the EU countries and China.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2086 Adaptation and Validation of Online Consumer Behavior, Acceptance and use of Tech, and Social Media Engagement Scales to Arabic: The case of Yemen 2024-03-28T13:47:28+00:00 Nasr Abdulaziz Murshed Dr.NasrAbdulaziz@gmail.com Erginbay Uğurlu erginbayugurlu@aydin.edu.tr <p>Purpose – The research aims to develop a robust tool for analyzing and comprehending consumer behavior concerning online shopping in Arab countries, with a specific focus on Yemen. Given the limited availability of Arabic scales in this context, the study employs a multi-scale adaptation approach to identify the factors influencing the adoption of online shopping and the role of social media engagement in targeting potential customers. Design/Methodology/Approach – The study follows established best practices, back translation, exploratory and confirmatory factor analyses, as well as reliability and validity assessments, to create and validate the adapted scales using AMOS and SPSS software. The investigation uncovers distinct factors within the Arabic-adopted scales compared to their original versions. Findings – The research findings shed light on the unique factors influencing online shopping adoption and social media engagement in Arab countries, particularly in Yemen. The online consumer behavior scale reveals three factors: awareness, social cognition, and online business perception, while the extended scale derived from the unified theory of acceptance and use of technology encompasses usability, price value, and adoption intention. in contrast, the social media engagement scale yields a single predominant factor. Discussion – The study's outcomes hold significant implications for shaping future models and understanding the distinct consumer behavior patterns in Yemen and similar countries. Furthermore, these insights can inform strategies to enhance the online shopping industry, ensuring it aligns with the specific needs and preferences of consumers in the region.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2087 Organizational Resilience & Crisis Management Relationship on Hospitality Businesses 2024-03-28T13:49:51+00:00 Tunahan Pekdemir tunahan.pekdemir@hbv.edu.tr Ebru Günlü Küçükaltan ebru.gunlu@deu.edu.tr <p>Purpose – The main subject of the research is the relationship between organizational resilience and crisis management. Organizational resilience, which is handled with its planned and adaptive dimensions, is referred to as the capacity that enables organizations to survive in harsh environmental conditions and to manage the crises encountered, is often on the agenda with crisis management. On the other hand, crisis management, which covers the processes before, during and after the crisis and is the subject of many researches in the literature, also underlines the organizational resilience in these processes. It is aimed that this research will contribute to the literature, since the studies examining the relationship between these two related concepts are few in quantity. The small number of studies examining the subject on hospitality businesses makes this research unique. Design/methodology/approach – The universe of the research consists of top and middle level managers in 5-star hospitality businesses located in Ankara. Quantitative research method was used as the data collection method in the study, in which a sample of 193 managers was reached, and data were collected with these managers in 27 hospitality businesses through a semi-structured questionnaire. Findings – In line with the findings, it was determined that there is a relationship between the concepts and that organizational resilience has an effect on pre- and post-crisis periods on the other hand, crisis period has an impact on adaptive resilience. Discussion – Based on the results of the research, it has been deduced from the literature that organizational resilience is a higher-frame concept than crisis management at the same time, the concepts are intertwined and complementary in management process and that organizational resilience, in practice, must have certain requirements, especially experience in managing crises, and organizations that want to operate in the long term should not ignore resilience.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2088 İşletme Pazarlama Yöneticilerinin Tükenmişlik Düzeylerinin Belirlenmesine Yönelik Niğde ve Yöresinde Yapılan Bir Araştırma 2024-03-28T13:51:49+00:00 Ruhan İri ruhaniri@ohu.edu.tr <p>Amaç– Araştırma, tükenmişliğin işletme pazarlama alanındaki durumunu incelemek ve işletme yöneticilerinin (satış, pazarlama) tükenmişlik düzeylerine tükenmişlik düzeylerine yönelik bakış açısı ve düşünce düzeylerini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Yöntem– Araştırma geçmişte veya günümüzde halen varolan bir durum olan iş görenlerin tükenmişlik düzeylerininu, varolduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, pazarlama-satış yöneticilerinin tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla Maslach ve Jackson (1981) tarafından bulunan, Bakker vd. (2002) tarafından geliştirilen, Çapri (2006) tarafından tükenmişlik ölçeğinin geçerlik-güvenirlik çalışması olarak Türkçe uyarlaması yapılan ve yine Çapri, Gündüz ve Gökçakan (2011) tarafından uygulanan Maslach Tükenmişlik Envanteri-Öğrenci Formu (MTE-ÖF) kullanılmıştır. Maslach Tükenmişlik Ölçeği doğrultusunda ve literatürde yer alan bilgilerden yararlanılarak düzenlenen anket formu 01-31 Ekim 2021 tarihleri arasında, araştırmanın örneklemini oluşturan Niğde ve yöresindeki, yargısal olarak seçilen ve küçük-orta büyüklükteki toplam 353 işletme satış-pazarlama yöneticileriyle yüz yüze gerçekleştirilen anketlerden elde edilen veriler SPSS 27.0 paket programında değerlendirilmiştir. Hipotez ya da model kurulmayan araştırmanın gerçekleştirilmesinde tarama yöntemi tercih edilmiş olup, verilerin değerlendirilmesinde pazarlama-satış yöneticilerinin bakış açısı ve düşünce düzeylerini belirlemede bazı tanımlayıcı istatistikler ile bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla çoklu karşılaştırmalar için LSD post hoc teknikleri kullanılmıştır. Bulgular– Araştırma sonucu elde edilen veriler ve bulgular doğrultusunda, işletme pazarlama ve satış yöneticilerinin genel olarak düşük tükenme düzeylerine sahip oldukları söylenebilir. Niğde ve yöresindeki küçük-orta büyüklükteki işletme pazarlama ve satış yöneticilerinin tükenmişlik düzeylerinin kişisel başarı eksikliği (yetkinlik) alt boyutu bakımından ise yüksek, duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutları bakımından ise düşük seviyede olduğu belirlenmiştir. Tartışma – Araştırma bulguları iş görenlerin tükenmişlik düzeylerinin cinsiyet, yaş, tecrübe durumu, eğitim ve gelir guruplarına göre farklılık olduğunu göstermektedir. Ayrıca işletme pazarlama ve satış yöneticilerinin tükenmişlik düzeylerine bakış açısı ve düşünce düzeyleri ile ilgili sınırlı sayıda yapılan araştırma nedeniyle literatüre katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2089 Consumer Perception of Planned Obsolescence: A Research on Smartphone Owners 2024-03-28T13:53:52+00:00 Fatih Bilici bilici@uludag.edu.tr Erkan Özdemir eozdemir@uludag.edu.tr <p>Purpose- This study aims to reveal the effects of planned obsolescence application types perceived by consumers on consumer satisfaction and subsequent consumer behavior. Design/methodology/approach –Research data were collected by online questionnaire method. The snowball sampling method was used in the research. Smart PLS structural equation modeling program was used to analyze the obtained data. The research model, created based on the literature research, was tested with structural equation modeling analysis. Findings- Structural equation modeling analysis results show that perceived technological obsolescence has a positive effect on satisfaction, while perceived psychological obsolescence has a negative effect on satisfaction. Perceived quality obsolescence did not have a significant effect on satisfaction. Satisfaction has a positive effect on repurchase intention and positive word of mouth. On the other hand, it was found that satisfaction had a negative effect on regret and negative word of mouth Discussion- According to the research results, the significant effect of perceived technological obsolescence on satisfaction can be interpreted as consumers expecting technological innovation from smartphone manufacturers. The negative effect of perceived psychological obsolescence on satisfaction can be interpreted as supporting psychological obsolescence through advertising and marketing efforts, creating dissatisfaction in consumers. Therefore, businesses should be careful in advertising and marketing efforts to avoid consumer dissatisfaction. In this sense, it should not be forgotten that satisfaction will negative impact regret and negative word-of-mouth communication.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2090 Türkiye’de Banka Performansı ve Reel Döviz Kurları İlişkisi: ARDL Sınır Testi Yaklaşımı 2024-03-28T13:55:40+00:00 Şehnaz Bakır Yiğitbaş sehnazbakir@comu.edu.tr <p>Amaç - Bu araştırmanın amacı, reel efektif döviz kurlarının Türk Bankacılık Sektörü’nün performansı üzerindeki etkisini 2012:03-2023:03 dönemi aylık verilerini kullanarak ekonometrik olarak analiz etmektir. Yöntem - Araştırmada ARDL yöntemi kullanılmıştır. Ekonometrik analizde banka performansını temsil eden Aktif Kârlılığı (ROA) ve Özkaynak Kârlılığı (ROE) olmak üzere iki değişken, döviz kurlarını temsil eden, enflasyon etkilerinden arındırılmış reel efektif döviz kuru (EXR) olmak üzere bir değişken kullanılmıştır. Bankacılık performansı ve döviz kurları arasındaki ilişkinin kısa ve uzun dönem analizleri Pesaran ve Shin (1999) ile Pesaran (2001) tarafından geliştirilen “Sınır Testi” yaklaşımı ile yapılmıştır. Bulgular – Banka performansı ile reel döviz kurları arasında hem uzun dönem hem de kısa dönemde bir eşbütünleşme ilişkisi bulunmaktadır. Türkiye’de reel döviz kurları, incelenen dönem itibariyle banka performansını pozitif yönde etkilemektedir. Tartışma- Döviz kuru oynaklığının bankaların sermaye getirileri üzerindeki etkisi ile ilgili teorik beklenti negatif olması yönündedir. Çalışmada döviz kuru değişkenini temsilen nominal değil, reel döviz kuru değişkeninin kullanılması bu sonucun ortaya çıkmasında etkili olmuştur. İncelen dönem itibariyle döviz kurlarının enflasyon oranlarının altında bir seyir izlediği ve bu nedenle enflasyon etkilerinden arındırılmış reel efektif kurun yıllar itibariyle düştüğü gözlenmiştir. Dolayısıyla, enflasyon oranlarının altında kalan reel döviz kurları, bankaların performansını negatif değil pozitif yönde etkilemiştir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2091 Kariyerizm Algısının İşe Adanmışlık Düzeylerine Etkisi: Otel İşletmeleri Çalışanları Üzerine Bir Araştırma 2024-03-28T13:57:31+00:00 Elif Söylemez e.elifsylmzz@gmail.com Gamze Eryılmaz gamze.eryilmaz@iste.edu.tr Hasan Cinnioğlu hasan.cinnioglu@iste.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın temel amacı negatif bir çalışan eğilimi olan kariyerizm algısının, çalışanların işe adanmışlık düzeylerine etkisini incelemektir. Örgüt içerisinde negatif örgüt davranışlarının iş performansını ve örgüt birliğini olumsuz etkilemesi sebebiyle kariyerizm eğiliminin, çalışanların işe adanmışlık düzeylerine olan etkisi önem arz etmektedir. Yöntem – Bu amaç doğrultusunda, İstanbul ilinde faaliyet gösteren 5 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan 204 kişiden anket verileri toplanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde hizmet vermekte olan 5 yıldızlı oteller oluştururken, bu otel işletmelerindeki çalışanlar, araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Katılımcılar basit tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Elde edilen verilerin analizi SPSS programı ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Araştırma sonucunda kariyerizm eğiliminin, işe adanmışlık üzerinde anlamlı ve negatif bir etkisi olduğu ve işe adanmışlığın alt boyutu olan duygusal adanmışlık ile de anlamlı ve negatif bir etkisi olduğu sonucu elde edilmiştir. Diğer alt boyutları oluşturan fiziksel ve bilişsel adanmışlık ile anlamlı bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Tartışma – Araştırmanın sonuçlarına göre otel çalışanlarının kariyerizm eğilimleri, işe adanmışlık düzeylerini olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Ayrıca işe adanmışlığın alt boyutları ile olan ilişkileri incelendiğinde kariyerizm eğiliminin duygusal bağlılık boyutuyla olumsuz bir ilişkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışanların duygusal olarak işlerine bağlanmaları ve daha fazla odaklanmaları, kariyerizm eğilimini olumsuz etkileyeceği söylenebilir. Bu araştırma sonucunda, çalışanların kariyerizm eğilimleri ile işe fiziksel ve bilişsel olarak bağlılıklarının arasındaki ilişkinin anlamlı olmadığı veya ilişkilendirilemediği söylenebilir. Kariyerizm eğiliminin diğer olumlu örgüt davranışlarını olumsuz etkilemesinin önüne geçmek ve çalışanların işe bağlılığını arttırmanın, yöneticilerin doğru liderlik tarzıyla ve İnsan Kaynakları departmanının farkındalığıyla mümkün olduğu varsayılmaktadır. Bu amaçla gelecek araştırmalarda, liderlik tarzları ve kariyerizm ilişkileri değerlendirebilir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2092 Sezgisel Bulanık DEMATEL Yöntemiyle Tedarikçi Seçim Kriterlerinin Önceliklendirilmesi 2024-03-28T14:01:37+00:00 Gizem Özaydın gizem.ozaydin@hotmail.com Aygülen Kayahan Karakul aygulen.kayahan@ikc.edu.tr <p>Amaç – Son zamanlarda tedarik zinciri faaliyetlerini bünyesinde barındıran işletmelerin gündem maddesi haline gelen “çevreye duyarlılık” anlayışı, artan küresel iklim krizlerinde bilinçlenmeyi ve önlem almayı gerektirdiğinden, tedarik zinciri operasyonlarının çevresel boyutuna odaklanan yeşil tedarikçi seçim problemine etki eden faktörleri önceliklendirmek gerekmektedir Bu doğrultuda bu çalışmanın amacı plastik sanayisinde üretim yapan bir şirketin yeşil tedarikçilerden satın alma kararlarında belirleyici olan kriterlerin Sezgisel Bulanık DEMATEL yöntemi ile önceliklendirilmesidir. Yöntem – Doğayı ve insan algılarını gerçeğe daha yakın bir şekilde modelleyebilen Bulanık Mantık ve özellikle firmaların yeşil tedarik seçimi ile ilişkili hedeflerini gerçekleştirmek için yapacakları seçim veya sıralama çalışmalarında kullanılan Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) Yöntemleri incelenerek Sezgisel Bulanık DEMATEL yöntemi seçilmiştir. Analize konu olan tedarikçi seçim kriterleri, literatürde yer alan hem klasik hem de yeşil tedarikçi seçim kriterleri incelenerek kullanılma sıklığına göre belirlenmiştir. Bu kapsamda şirketin satın alma departmanından üç kişilik uzman grubun on sekiz adet yeşil tedarikçi seçim kriteriyle alternatif altı şirketi değerlendirmeleri sağlanmıştır. Bulgular – Yeşil tedarikçi seçim kriterleri neden-sonuç grubuna göre sınıflandırılmış, aralarındaki etkileşim derecesi tespit edilmiştir. (D-R) değerinin en büyük değeri bu kriterde alması nedeniyle yeşil tedarikçi seçiminde en önemli kriterin “Fiyat/Maliyet” olduğu görülmüştür. Tartışma – Yöneticilerin yeşil tedarikçi seçim listelerini oluşturmaları için bir çerçeve geliştirilmiştir. Belirlenen kriterler ve öncelikler; gelişen teknolojiler, pazar eğilimleri veya düzenleyici çerçeveler nedeniyle zaman içinde değişebilir. Bu sınırlamaları gidermek ve gelecekteki araştırmaları geliştirmek için analizlere güncel kriterlerin dahil edilmesi gereklidir. Güncel olan ise çevreye duyarlı olan kriterlerin kullanımıdır. Çalışmada çevreye duyarlı kriterler kullanıldığında klasik tedarikçi seçim problemlerinin çoğunda olduğu gibi “Fiyat/Maliyet” kriterinin önem düzeyinin en yüksek olarak elde edilmiş olması, çevreye duyarlı bir sisteme geçiş aşamasında anlaşılabilirdir. Etki faktörü açısından ise “Kalite” kriteri en etkili kriter olarak belirlenmiştir. Sezgisel Bulanık DEMATEL yöntemi ile yeşil tedarikçi seçim probleminin pratikte ele alınması maliyetin önemsenmesi ve kaliteden ödün verilmeden yapılması durumunda uygulanabilir görünmektedir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2093 İstismarcı Yönetimin Üretkenlik Karşıtı İş Davranışları Üzerine Etkisi: Sağlık Çalışanları Üzerine Bir Araştırma 2024-03-28T14:04:29+00:00 Arif Damar arif.damar@bilecik.edu.tr Filiz Demir filizdemir@kmu.edu.tr Mehtap Öztürk mehtapfindik@selcuk.edu.tr <p>Amaç – Yöneticilerin güç ve yetkilerini kullanarak çalışanlara kötü davranmaları, bağırmaları, öfkelenmeleri, onlarla alay etmeleri onlara psikolojik olarak zarar vermekte ve onları yaptıkları işe ve örgüte karşı negatif duygulara sahip olmasına neden olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, sağlık çalışanlarının istismarcı yönetim algılarının üretkenlik karşıtı iş davranışları (ÜKİD) üzerine etkisini belirlemektir. Ayrıca araştırmada, Yang ve Diefendorff (2009) tarafından geliştirilen ÜKİD’nın ölçümüne yönelik ölçüm aracının geçerlik ve güvenirliği test edilmiştir. Yöntem – Bu araştırmada nicel araştırmalardan nedensel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri kolayda örnekleme yöntemi ile 441 sağlık çalışanından anket yoluyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, ilişkisiz t-testi, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ile yol analizinden yararlanılmıştır. Bulgular – Yang ve Diefendorff (2009) tarafından geliştirilen Üretkenlik Karşıtı İş Davranışları (ÜKİD) Ölçeği’nin Türkiye’de farklı yöntem ve uygulamalarda, çalışanların ÜKİD’nı incelemek amacıyla kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu araştırma kapsamında istismarcı yönetimin çalışanların ÜKİD üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tartışma – Sağlık sektöründe örgüt iklimi ve örgüt kültürüyle ilgili çalışmalara önem verilerek sağlık yöneticilerinin olumsuz lider davranışlarıyla ilgili bilgilendirilmelerinin çalışanların işlerine karşı olumsuz davranışlarının azaltılmasında önemli bir başlangıç noktası olacağı düşünülmektedir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2094 Örgütlerde İnovasyon, Örgütsel Öğrenme İlişkisinde Yapay Zekâ Kaygısının Rolü 2024-03-28T14:07:01+00:00 Cemile Şeker cemile.seker@neu.edu.tr Edip Örücü eorucu@bandirma.edu.tr Aslı Ercan Önbıçak dr.aslieonb@gmail.com <p>Amaç – Çalışmanın amacı, örgütlerde inovasyon ve örgütsel öğrenme ilişkisinde yapay zekâ kaygısının rolünü araştırmaktır. Yenilikçilik kültürünün gelişmediği örgütler, faaliyet gösterdikleri sektörde ön safhalarda yer alamazlar. Bu sebeple, örgütlerde inovasyon ve örgütsel öğrenme birbirinin tamamlayıcısı olabilmektedir. Bunun yanı sıra son yıllarda inovasyonla birlikte yapay zekâ kavramının ön plana çıkması ve örgütlerde iş yapış şekillerinde değişimi yaratması da önem arz etmektedir. Yöntem – Araştırma, alan araştırması yoluyla elde edilen verilerin nicel analiz yöntemleriyle değerlendirilmesi şeklinde uygulanmıştır. Araştırmanın evreni, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Lefkoşa’da faaliyet gösteren özel hastane çalışanlarıdır. Örneklem, biri diş hastanesi olmak üzere, iki özel hastanede 490 çalışandan oluşmaktadır. Veriler, yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin normal dağılım analizi için normallik testi, ölçeklerin iç tutarlılığını ölçmek amacıyla güvenilirlik testi, değişkenler arasındaki ilişkilerin tespiti için; Pearson korelasyon testi, aracılık ve düzenleyicilik rol testleri için hiyerarşik regresyon testi kullanılmıştır. Bulgular – Araştırma verileri, bir paket programında analiz edilmiş ve %95 güven düzeyi ile çalışılmıştır. Oluşturulan beş hipotez de analiz sonuçlarına göre kabul edilmiştir. Örgütsel inovasyonun, örgütsel öğrenme üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkisinin varlığı görülmektedir. Ayrıca örgütsel inovasyonun yapay zekâ kaygısı üzerinde negatif etkisi belirlenmektedir. Yapay zekâ kaygısıyla örgütsel öğrenme arasında negatif yönlü ilişki saptanmaktadır. Son olarak, örgütsel inovasyon örgütsel öğrenme ilişkisinde yapay zekâ kaygısının hem aracı hem de düzenleyici etkisi olduğu tespit edilmiştir. Tartışma – Araştırmanın sonuçları literatür ile örtüşmektedir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, örgütsel inovasyonun öğrenme üzerindeki etkisi bulunmaktadır. Örgütlerde yenilikçi bakış açısıyla birlikte kullanılmaya başlanan yapay zekâ uygulamaları, çalışanlarda bazı kaygılara yol açabilmektedir. Çalışma bu bağlamda yöneticilerin çalışanların kaygılarını azaltıcı önemlere yönelmeleri gerektiği önerisinin altını çizmektedir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2095 Enerji Muhasebesi Alanındaki Çalışmaların Bibliyometrik Analiz Yöntemi Aracılığıyla İncelenmesi 2024-03-28T14:09:37+00:00 Demet Ever demetever@osmaniye.edu.tr <p>Amaç – Enerji, gerek sosyal gerek ekonomik kalkınma için önemli bir unsurudur. Öyle ki birçok ülke ve işletmeler için enerji kullanımına yönelik bilgilerin etkin bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda son yıllarda muhasebe alanında yeni bir yaklaşım olarak “ Enerji Muhasebesi” ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda bu çalışma ile enerji muhasebesi alanındaki bilimsel araştırmaları bibliyometrik analiz yöntemi incelemek amaçlanmıştır. Çalışmanın temel amacı; sosyal, ekonomik ve çevresel açıdan önem arz eden ene rji konusunu muhasebe bilgi sistemi kapsamında ele alarak, enerji muhasebesi kavramına dikkat çekmektir. Böylelikle literatürde yapılan çalışmalardan hareketle enerji muhasebesine yönelik çalışmaların bibliyometrik göstergeler aracılığı ile geniş bir persp ektiften ortaya konulması hedeflenmektedir. Yöntem – Çalışmada, enerji muhasebesi alanında yapılan çalışmalar nitel araştırma yöntemlerinden bibliyometrik analiz yöntemi ile Web of Science (WoS) veri tabanı esas alınarak incelenmiştir. Çalışmada bibliyometrik veriler elde etmek amacıyla çalışmalar, konu (top ic) ve “and” seçeneği kullanılarak anahtar kelimelerde “enerji muhasebesi” olarak analize tabi tutulmuştur. Yapılan araştırma sonucunda 340 çalışmaya ulaşılmış olup, 1980 1980-2023 yılları baz alınmıştır. Bulgular – Enerji muhasebesi alanında yapılan 340 çalışmanın en çok 2019 yılında yapıldığı tespit edilerek, çalışma sayılarında yıllar itibariyle dalgalı bir seyir halinde artış yaşandığı gözlemlenmiştir. Çalışmaların büyük bir çoğunluğu makalelerden oluşmakta iken, en çok çalışma “Elsevier” yayınevine aittir. Çalışmalar çok çeşitli sayıda ülkelerde yapılmış olup, dünyada enerjiyi en çok tüketen ülkelerde bu çalışmanın yapılması dikkat çekmiştir. Öyle ki söz konusu bu çalışmaların büyük çoğunluğu “İngilizce İngilizce” dilinde yayımlanmıştır. Ayrıca çeşitli dillerde de çalışmalar mevcuttur. Enerji Muhasebesi alanında yapılan çalışmaların büyük bir kısmı ise mühendislik bilimlerini kapsamaktadır. Tartışma – Yapılan araştırma sonucunda farklı dillerde ve çok çeşitli sayıda ülkelerde enerji muhasebesi alanında yapılan çalışmalara ulaşılmıştır. Araştırma alanlarına bakıldığında ise enerji muhasebesinin çok çeşitli sayıda disiplinleri kapsadığı görülmüştür. Sosya l bilimlerde 14 çalışma ile en çok “işletme ekonomisi” alanında yapılan çalışmalara rastlanmasına rağmen, muhasebe alanında yapılan çalışmaların sayısı oldukça sınırlı sayıdadır.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2096 Kadın Girişimcilerin Başarılarına Etki Eden Motivasyon Faktörleri: Gaziantep İlinde Bir Uygulama 2024-03-28T14:11:35+00:00 Esra Çıkmaz esra9824@gmail.com <p>Amaç - Kadınların iş hayatına katılabilmeleri ve başarı sağlayabilmeleri için, iş hayatındaki başarıyı etkileyen faktörlerin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Son yıllarda kadın girişimciliğinin geliştirilmesine yönelik konularda çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Ancak kadın girişimcilerin başarılarına etki eden motivasyon faktörlerinin belirlenmesine ilişkin araştırmaların sınırlı sayıda olduğu görülmüştür. Bu nedenle çalışmada, Gaziantep’te faaliyet göstermekte olan kadın girişimcilerin başarılarına etki eden motivasyon faktörlerinin belirlenmesi ve bu faktörlerin girişimci kadınları nasıl etkilediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Yöntem - Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan derinlemesine görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada katılımcılar kartopu örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Gaziantep Ticaret ve Sanayi Odası üyesi, en az bir yıldır faaliyet gösteren işletme sahibi 30 kadın girişimciyle yarı yapılandırılmış soruların yöneltildiği yüz yüze görüşme yapılmıştır. Görüşmeden elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Toplanan verilerin analizinde MAXQDA 2022 nitel veri analizi programı kullanılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda programda içerik ve tematik analizler gerçekleştirilerek başarılarına etki eden motivasyon faktörleri belirlenmiştir. Bulgular - Gaziantep ilindeki kadın girişimcilerin başarılarına etki eden motivasyon faktörlerinin; dinamik bir işletme olmak, güncel ürünler tasarlamak, müşteri memnuniyeti, rakipleri geçmek, yenilikleri takip etmek, insanlarla iletişim kurmak ve insanların ne istediğini anlamak olduğu belirlenmiştir. Literatür incelemesi yapıldığında bazı çalışmalarda benzer sonuçların, bazılarında ise farklı sonuçların elde edildiği görülmüştür. Tartışma – Araştırmadan elde edilen sonuçlar ile önceden yapılan araştırma sonuçları karşılaştırılmış, bazı çalışmalarda benzer sonuçlar, bazılarında ise farklı sonuçların elde edildiği görülmüştür. Bu farklılığın farklı destinasyonlardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Eskişehir’de gerçekleştirilen benzer bir çalışmada bu çalışmada olduğu gibi motivasyon faktörlerinin kendi aralarında içsel, dışsal ve çevresel olarak üç ana tema altında kategorize edildiği görülmüştür.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2097 Dinamik Yetenekler Yaklaşımına Yönelik Bibliyometrik Bir Analiz 2024-03-28T14:13:21+00:00 Ateş Bayazıt atesbayazit@hbv.edu.tr Gökçe Bahar Gürbüzer gokce.ulug@karatay.edu.tr <p>Amaç – Bibliyometrik analiz çalışmalarında belirlenen araştırma konusuna yönelik yapılmış bilimsel çalışmalara ait veri tabanlarından elde edilen verilerin bir yazılım programı aracılığıyla bilimsel çalışmaların temel özelliklerinin analizi yapılmaktadır. Böylece elde edilen genel bibliyometrik bilgilerin ışığında dinamik yetenekler literatürünün kavramsal yapısı daha detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Dolayısıyla araştırma kapsamlı bulgular ortaya koyması bakımından önemlidir. Bu çalışmanın amacı 1990’lı yıllarda n sonra kavramsal olarak gelişmiş günümüzde hem pazarlama hem de yönetim literatüründe sıklıkla çalışma konusu olan, işletmelerin değişken ve belirsiz çevre koşulları altındaki durumlarını inceleyen dinamik yetenekler yaklaşımına yönelik gerçekleştirilen ç alışmaların, bilimsel açıdan dönemsel ve yapısal olarak nasıl geliştiğini, evrildiğini ve özellikle sosyal bilimler alanında nasıl bir yer kapladığını analiz etmektir. Yöntem – Bu doğrultuda konu ile ilgili olarak Web of Science veri tabanında endekslenmiş çalışmalardan elde edilen verilerin Vosviewer yazılım programı aracılığıyla analizi yapılmıştır. Bulgular – Dinamik yetenekler çalışmalarının dördüncü dönemde hız kazandığı, daha çok yönetim temelli çalışmalarla uluslararası indeksli yayınların yapıldığı, rekabet avantajı, organizasyonel değişim, bilgi yönetimi, inovasyon, strateji gibi kavramlarla birlikte çalı şıldığı görülmüştür. Tartışma – Araştırma bulguları doğrultusunda analize tabi tutulan veri setindeki çalışmaların yönetim bilimleri ağırlıklı olduğu görülmüştür. Çalışmada ayrıca, dinamik yeteneklerin pazarlama içerisindeki yeri ve evrensel alandaki konumunu incelenmiş ve indeksli yayın lardaki sınırlı temsiline vurgu yapılmıştır. Dinamik yeteneklerin disiplinler arası etkilerini vurgulayarak çoklu disiplinler arası yaklaşımlarla araştırılması gerekliliği görülmüştür.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2098 BIST’de İşlem Gören Dokuma Giyim İşletmelerinin Copras Yöntemi İle Finansal Performanslarının Değerlendirilmesi 2024-03-28T14:16:03+00:00 Öznur Arslan oznurkul@cumhuriyet.edu.tr <p>Amaç – Dokuma giyim sektörü, gerek ekonomiye sağladığı katkı gerekse istihdam üzerindeki olumlu etkisi nedeniyle ülkelerin ekonomik kalkınmalarında önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle dokuma giyim şirketlerinin finansal performanslarını ölçmek yöneticiler, yatırımcılar ve sektörde yer alan diğer şirketler açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada Borsa İstanbul’a kayıtlı dokuma giyim sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin finansal performanslarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem – BIST’te işlem gören dokuma giyim şirketlerinin bilanço ve gelir tabloları verileri kullanılarak finansal performans göstergesi olarak seçilen finansal oranlar “Cari Oran, Asit-test Oranı, Nakit Oran, Finansal Kaldıraç Oranı, Aktif Karlılık Oranı, Özkaynak Karlılığı, Stok Devir Hızı ve Alacak Devir Hızı” 2020, 2021 ve 2022 yılları için ayrı ayrı hesaplanarak ve her bir yıl için şirket performanslarına göre ÇKKV yöntemlerinden COPRAS yöntemi ile analiz edilmiştir. Bulgular – 2020 yılı için yüksek performansa sahip işletme (BLCYT); 2021 yılında (ARSAN); 2022 yılında tekrar (BLCYT) olurken en düşük performansa sahip işletme 2020’de (KRTEK);2021’de (YUNSA); 2022’de (ATEKS) işletmesi olmuştur. Tartışma – Bundan sonraki çalışmalarda farklı ÇKKV yöntemleri kullanılarak karşılaştırmalı analizler yapılması konuya katkı sağlayacaktır. Ayrıca yıllar itibari ile değişen koşullar nedeniyle bu tür çalışmaların yapılması, yani sektörlerdeki şirketlerin performanslarının sistematik olarak ölçülmesi ve değerlendirilmesi, karar vericilerin önlemler alması konusunda yardımcı olacaktır.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2099 Volatility Spillover in the Turkish Financial Market: A QVAR Analysis 2024-03-28T14:19:47+00:00 Hüseyin Özdemir huseyinozdemir83@gmail.com.tr <p>Purpose – The volatility spillover is crucial matter for policy makers and portfolio managers to understand risk transmission between financial markets to understand where potential loss and risk comes from. In this research, it is aimed to investigate the tail risk spillover among the BIST-100 stock index, TR 10-year bonds, USD-TL exchange rate, gold futures, and Brent petroleum in Türkiye. Design/Methodology/Approach – The quantile vector autoregressive (QVAR) model, recommended by Ando et al., (2022), is used in this study. The QVAR model is proposed method in the literature to capture the tail risk spillovers from very low to very high volatility in financial markets. The data is weekly frequency and spans from January 28, 2010, to December 8, 2023. The weekly volatility data is obtained from a formula that utilize daily maximum and minimum prices as described in Diebold and Yilmaz (2012). Findings – The output of this study indicates that the volatility spillovers between related markets differs across different quantiles. Other results reveal that stock, bond, and currency markets are net risk spillovers during extremely low and moderately volatile periods, but gold and oil are net risk receivers. However, USD/TL is the only risk-transmitter in times of excessive volatility. Moreover, the time-varying spillover analysis shows that the total spillover index hit records during the COVID-19 outbreaks. Discussion – The output of this study confirms the findings of previous studies that find the spillover index does not remain constant over different quantiles. The output of this study provides crucial insights to finance authorities and investors on the nature of market risk and strategies for its management.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2100 Muhasebe Meslek Mensuplarının İş Tatmin Düzeylerinin, Hile Eğilim Düzeylerine Etkisi 2024-03-28T14:21:33+00:00 Ebubekir Polat polatebubekir53@gmail.com Erkin Nevzat Güdelci erkinnevzat.gudelci@batman.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmada muhasebe meslek mensuplarının iş tatmin düzeylerinin hile eğilimlerine nasıl etki yaptığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda oluşturulan model doğrultusunda söz konusu değişkenlerinin birbirleriyle ilişkisinin ortaya konulması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Yöntem – Yapılan araştırmada verilerin elde edilmesi için sosyal bilimlerde en çok kullanılan, anket yöntemi kullanılmıştır. İş tatminini ölçmek için Price (2001) tarafından geliştirilen ve 6 ifadeden oluşan tek boyutlu “İş tatmini” ölçeğinden yararlanılmıştır. Hile eğilimini ölçmek için ise 2 boyutlu ve 8 ifadeden oluşan Pehlivan ve Koç’un (2020) geliştirdikleri ölçek kullanılmıştır. Söz konusu ölçeklerin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri gerçekleştirilmiştir. İş tatmininin hile eğilimi üzerindeki etkisi yol analizi ile belirlenmiştir. Bulgular – Bulgular: Analizler neticesinde iş tatmininin genel hile eğilimi üzerinde -0,40 negatif bir etkisinin olduğu görülmektedir. İş tatmini içsel hile eğilimini -0,36, dışsal hileyi ise -0,42 negatif yönlü etkilediği tespit edilmiştir. Bu anlamda muhasebe meslek mensuplarının iş tatmini düzeyi arttıkça, hileye yönelme eğilimlerinin azaldığı tespit edilmiştir. Iş tatmininin dışsal hile eğilimini, içsel hile eğiliminden daha fazla etkilediği saptanmıştır. Tartışma – İş tatmininin muhasebe hilelerinin azaltılması noktasında önemli olduğu görülmektedir. Özellikle günümüzde işletme içinden ve dışından ihtiyaç duyulan artan güvenilir muhasebe bilgisi ihtiyacı düşünüldüğünde, işletme içerisinde iş tatminin sağlanmasının güvenilir bilgi ihtiyacı sağlamada önemli bir unsur olduğu görülmektedir. Kişilerin içgüdüsel olarak içselleştirdiği unsurlar üzerinde iş tatminin daha az etkili olduğu düşünülmektedir. Öte yandan dışsal etkiler genellikle duruma ve koşullara göre değişebilen özellikler göstermekte ve iş tatmini dışsal etkilerin azaltılması noktasında daha etkili olduğu düşünülmektedir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2101 Farklı Kişilik Tiplerinin Sürdürülebilir Tüketim Davranışı Açısından Değerlendirilmesi: A Tipi ve B Tipi Kişilik Üzerine Bir Araştırma 2024-03-28T19:33:56+00:00 Feyruz Can ela.cnn1@gmail.com Hilal Öztay Çağan hoztay@kastamonu.edu.tr <p>Amaç – Çevresel, sosyal ve ekonomik bozulmanın engellenebilmesi için sürdürülebilirlik üzerine düşünmek pek çok araştırmacının ortak amacı haline gelmiştir. Bireylerin tüketim eylemlerinde sürdürülebilir şekilde davranmasına neden olan öncüllerin belirlenmesi de pazarlama alanında çalışanlar için önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu çalışma ile tüketicilerin sürdürülebilir davranışı sergilemelerinde kişilik tiplerinin önemli bir etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. Yöntem – Niceliksel yöntem benimsenerek yürütülen çalışmayla katılımcıların A tipi ve B tipi kişilik tiplerinden hangi kategoriye girdiği tespit edilmiştir. Bu amaçla kişilik envanteri ve sürdürülebilir tüketim davranışı ölçekleri kullanılarak anket tekniği ile veri toplanmıştır. Sonrasında farklı kişilik tipleri sergileyen tüketicilerin sürdürülebilir tüketim davranışı boyutları açısından farklılaşma durumlarının değerlendirilebilmesi için SPSS program ile hipotez testleri gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Elde edilen bulgulara göre enerji tasarrufu, atık azaltma ve yakıt tasarrufu boyutlarının A ve B kişilik tiplerini sergileyen bireylerde farklı olduğu, duyarlı gıda tercihi davranışı açısından ise farklı kişilik tipine sahip olmanın anlamlı bir farklılık yaratmadığı sonuçları elde edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre A tipi bireyler çok yüksek düzeyde enerji tasarrufu, yüksek düzeyde ise atık azaltma, duyarlı gıda tercihi ve yakıt tasarrufu davranışları sergilerken, B tipi bireyler yüksek düzeyde enerji tasarrufu ve duyarlı gıda tercihi, orta düzeyde ise atık azaltma ve yakıt tasarrufu davranışı sergilemektedir Tartışma – Çalışma ile farklı şekillerde bireylerin davranışlarını, duygularını ve düşüncelerini etkileyen kişiliğin, gündelik yaşam pratiklerinin önemli bir parçası olan tüketim eylemlerinde sürdürülebilirliğe dair etkisi ortaya konularak literature katkı sağlanmıştır. Bireysel farklılıkların öneminin vurgulandığı bu çalışmada pazar bölümlendirme ve pazarlama iletişimi konularında fayda sağlayacağına dair öneriler sunulmuştur.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2102 Son ZAManlarda Tüketici Davranışları 2024-03-28T19:36:34+00:00 Alaiddin Koşar alaiddinkosar@mersin.edu.tr Avni Can Yağcı acyagci@gmail.com <p>Amaç – Tüketici davranışlarının ekonomik faktörlerden çok fazla etkilendiği düşünüldüğünde son zamanlarda çoğu ürüne gelen zamların tüketici davranışlarında da değişikliklere yol açması muhtemeldir. Bu araştırmada 2022 yılının ilk yarısında yapılan zamların tüketici davranışları üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Yöntem – Araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması çerçevesinde şekillendirilmiştir. Bu çerçevede zamların, tüketiciler üzerinde yaratmış olduğu etkiler derinlemesine incelenmiştir. Araştırma kapsamında amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Örneklem, Mersin İli’nde ikamet eden, farklı demografik özelliklere sahip 10 kişiden oluşmaktadır. Bulgular – Tüketicilerin alım güçlerinin düştüğü, farklı ürün kategorilerinde tasarrufa gittikleri, yapılan maaş ve ücret zamlarının etkisinin hissedilmediği gibi bulgulara ulaşılmıştır. Tartışma – 2022 yılının ilk yarısında mal ve hizmetlere gelen periyodik zamlar, tüketicilerin alım güçlerini düşürmüş, 2022 yılı Temmuz ayında maaş ve ücretlere yapılan zamlar alım gücünü arttırmaya çare olamamış, tüm bunların sonucunda tüketiciler kendi çabaları ile tasarruf yolları arayışına girmiştir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2103 Deneyimsel Pazarlama: Otel İşletmeleri Üzerine Bir Araştırma 2024-03-28T19:38:52+00:00 Mihrap Toprak mihrap.toprak@kapadokya.edu.tr Gonca Güzel Şahin gonca.guzel@atilim.edu.tr <p>Amaç - Rekabetin hızla yaşandığı günümüzde müşterilerin istek ve beklentilerinin değişmesi işletmeleri de farklı hizmet sunmaya yöneltmektedir. Böyle bir durumda işletmeler de rakiplerine karşı öne çıkabilmek için pazarlama faaliyetlerinde farklılaşma yolunu tercih etmişlerdir. Bu pazarlama faaliyetlerinden biri de deneyimsel pazarlamadır. Deneyimsel pazarlamanın önemini anlayan turizm işletmeleri de eşsiz benzersiz deneyim sunmaya yönelik pazarlama faaliyetleri için çabalamaktadır. Bu nedenle Ankara’da bulunan 4 ve 5 yıldızlı otel işlemelerinde müşterilere sunulan deneyim boyutlarını belirlemek, deneyim boyutlarının müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Yöntem – Bu araştırmanın evrenini Ankara’da yer alan 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde konaklayan yerli ve yabancı müşteriler oluşturmaktadır. Araştırmada 56 otel işletmesinin misafirlerine çıkış esnasında anket yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verileri değerlendirmek için BM SPSS 28 ve R programı (R Core Team, 2023) kullanılmıştır. Araştırmanın analizinde Mann-Whitney U, Shapiro-Wilk, Kruskal-Wallis H, Dunn testleri ve yol analizi tekniklerinden faydalanılmıştır. Bulgular – Araştırma sonucunda, müşteri deneyim boyutlarından estetik, eğlence, ergonomiklik, sosyal etkileşim, sosyal tatmin ve eğitim boyutlarının müşteri memnuniyeti üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Yine müşteri deneyimi boyutlarından estetik, ergonomiklik, alturistik, sosyal etkileşim, sosyal tatmin ve eğitim boyutlarının müşteri sadakati üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır. Tartışma – İşletmeler müşteri sadakati kazanmak için müşteri beklentilerine odaklanmalı ve müşteri memnuniyetini sağlamayı hedeflemelidir. İstatistiksel açıdan anlamlı bulunan estetik, eğlence, ergonomiklik, sosyal etki, sosyal tatmin ve eğitim boyutlarının yol katsayıları pozitif olduğu için; bireylerin estetik, eğlence, ergonomiklik, sosyal etki, sosyal tatmin ve eğitim düzeyleri puanları arttıkça müşteri memnuniyet düzeyinin de artacağı öngörülmektedir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2104 Firm-Level and Macroeconomic Determinants of R&D Investments in Turkey 2024-03-28T19:42:23+00:00 Pınar Okan Gökten pinar.okan@hbv.edu.tr Türker Açıkgöz turker.acikgoz1@gmail.com Soner Gökten sgokten@baskent.edu.tr <p>Purpose – The purpose of this study is to examine firm-level and macroeconomic determinants of R&amp;D investments in Turkey. Design/Methodology/Approach – This study employs two groups of variables to explain R&amp;D investments of publicly traded firms in Turkey. The first group contains firm-level financial indicators, containing liquidity, profitability, tangibility, productivity and financial leverage. The second group includes macroeconomic variables such as inflation rates, industrial production, economic growth, foreign trade and foreign direct investments. To exhibit the impact of two groups of factors, this study applies two panel data regression models. Findings – The findings indicate that macroeconomic variables do not explain firm-level R&amp;D investments. The only significant variable is inflation rates, which have an adverse effect on R&amp;D decisions. On the other hand, firm-level financial variables explain the variation in R&amp;D investments quite well. Liquidity and financial leverage significantly and positively influence innovation and research while profitability has a negative impact on them. Discussion – The results indicate that firm-level R&amp;D expenditures are mostly robust to macroeconomic conditions, while internal determinants are more significant in explaining R&amp;D behavior.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2105 Person-Supervisor Fit and Organizational Identification: The Mediating Role of Organizational DNA 2024-03-28T19:48:35+00:00 Gönül Konakay gkonakay@kocaeli.edu.tr Ayşe Çiğdem Mercanlıoğlu cmercanli@gmail.com Ezgi Dede ezgi.math@gmail.com Hande Sağlam hande.saglam@gs.bau.edu.tr İsmet Burçak Vatansever Durmaz burcak.vatansever@gss.bau.edu.tr Ahmet Uğur Kevenk ukevenk@dr.com <p>Purpose- This study has examined unique relationships between person-supervisor fit and organizational identification and the mediating effects of organizational DNA between these two variables. Design/Methodology/Approach- Survey data were obtained from a sample of 575 individuals working in different companies and departments with different job types. Findings- The results revealed that person-supervisor fit, organizational DNA, and organizational identification significantly correlated. Structural equation modeling was conducted to test the mediating effect of organizational DNA. The results indicate that an individual’s perceptions of organizational DNA profiles can mediate the relationship between person-supervisor fit and organizational identification. Discussion- The study highlights the significant impact of "person-supervisor fit" and "organizational DNA" on fostering a workforce aligned with organizational goals and objectives under managerial supervision. According to the findings, enhancing organizational DNA may offer managers a viable avenue for improving employees' organizational identification.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2106 Uçuş Öncesi ve Sonrası Hizmetlere İlişkin Memnuniyetin Uçuş Esnasındaki Memnuniyet Üzerindeki Etkisi: Yolcu Güveninin Aracılık Rolü 2024-03-28T19:55:41+00:00 Serdar Okan sermuz07@gmail.com <p>Amaç - Havayolu işletmesi için uçuşun her aşamasındaki yolcu memnuniyetinin etkisini incelemek ve bu etkinin arkasındaki yolcu güveninin aracılık rolünü belirlemektir. Yöntem - Çalışma verileri, 2022 yılı yaz aylarında Antalya Havalimanı iç hatlar terminaline gelen 430 adet yolcu tarafından doldurulan anketlerden elde edilmiş ve bu veriler IBM SPSS 21 ve Smart PLS 4 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişki ve aracı rolün belirlenmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Ayrıca, çalışma verilerine tanımlayıcı istatistik, Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), eş doğrusallık analizi ve son olarak yol analizi uygulanmıştır. Bulgular - Analiz sonuçlarına göre, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyet ile havayolu işletmesine olan güvenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca, yolcuların havayolu işletmesine olan güveni ile uçuş sırasında algılanan memnuniyetleri arasında da istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Ancak, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyet ile uçuş sırasında yolcuların algıladıkları memnuniyet arasında bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyetin uçuş sırasında yolcuların algıladıkları memnuniyete etkisinde güvenin aracı olarak bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Tartışma - Hava ulaşımında, yolcuların havayolu işletmesine duyduğu güven büyük bir öneme sahiptir. Hava ulaşımının karmaşık bir süreç olduğu düşünüldüğünde, havayolu işletmelerinin sadece yolcu memnuniyeti değil, aynı zamanda güven unsurunu da dikkate alması, yolcunun havayolu işletmesine karşı bağlılığını güçlendirebilir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2107 Kurumsal Sahiplik, Tahakkuklar ve Muhasebe Zararları Tazmininin Vergiden Kaçınma Üzerindeki Etkisi 2024-03-28T19:57:57+00:00 Uğur Bellikli ugur.bellikli@giresun.edu.tr <p>Amaç - Bu çalışmanın amacı; Borsa İstanbul (BIST) Holding ve Yatırım Şirketleri (XHOLD)’nin verilerine dayanarak ilgili şirketlerin kurumsal sahiplik yapıları, tahakkukları (muhafazakârlık) ve muhasebe zararlarını tazminlerinin vergiden kaçınma üzerindeki etkisini araştırmaktır. Yöntem - Araştırma amacı doğrultusunda ilgili endekste yer alan 50 işletmeden verilerine eksiksiz bir şekilde ulaşılan 40 işletme araştırmaya dâhil edilerek 2011-2022 yılları arasında ilgili işletme verileri Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)’nda yer alan ve bağımsız denetimden geçmiş olan güvenilir mali tablolardan elde edilmiş panel veri analizi yöntemiyle analize tabi tutulmuştur. Bulgular - Araştırma sonuçlarına göre muhasebe zararları tazmininin vergiden kaçınma üzerindeki etkisi pozitif, tahakkuklar yani muhasebe muhafazakârlığının vergiden kaçınma üzerindeki etkisi ise negatif yönlüdür. Ancak kurumsal sahipliğin vergiden kaçınma üzerinde herhangi bir etkisi tespit edilememiştir. Tartışma - Vergiden kaçınmanın yasal ve ahlaki boyutu literatürde bir tartışma konusu iken, işletmelerin vergiden kaçınma faaliyetleri yerine şeffaf ve dürüst raporlama yapmanın kamuoyu nezdinde daha olumlu, kamu otoritesinin de vergiden kaçınmaya yönelik kanun boşluklarını yeniden gözden geçirmesinin ise daha yararlı bir faaliyet olacağı ifade edilebilir.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2108 CDS Primi Tahmini: Türkiye Üzerine Bir Uygulama 2024-03-28T19:59:37+00:00 Ali Can Demirel alcndemirel@gmail.com Adalet Hazar ahazar@baskent.edu.tr Şenol Babuşçu babuscu@baskent.edu.tr <p>Amaç – Bu araştırma, günlük CDS priminin tahmin edilmesi konusunda bir model geliştirmeyi hedeflemiştir. Bu çerçevede çalışmanın amacı yatırım kararları alırken bir gösterge olan CDS priminin tahminine katkı sağlamaktır. Özellikle finansal göstergelerdeki volatilitenin yüksek olduğu Türkiye’de, ekonomik istikrarın belirlenmesinde önemli bir gösterge olan CDS primi, finansal piyasalarda risk algısını yansıtan ve yatırım kararları konusunda gösterge olan bir metrik olarak öne çıkmaktadır. Yöntem – Çalışmada, makine öğrenmesi disiplininin bir yöntemi olan yapay sinir ağları kullanılmıştır. Yapay sinir ağları ile 3 tahmin modeli oluşturulmuştur. Bulgular – Çalışma sonucunda tüm modeller düşük ortalama mutlak hata (MAE) oranına sahip başarılı tahmin performansı gösterse de Model 2 en iyi performansı göstermiştir. Ayrıca karmaşıklık matrisi ile makine ezberleme problemi test edilmiştir. Tartışma – Volatilitenin yüksek olduğu ülkelerde CDS primi tahmininde alternatif bir yöntem kullanılmıştır. Geleneksel finansal modeller genellikle bu tür piyasalarda istikrarlı tahminler sağlamakta zorlanırken, önerilen yöntem, belirsizlik ve dalgalanmanın daha doğru bir şekilde dikkate alınmasını sağlamaktadır. Bu alternatif yöntemin temelinde, volatiliteyi ve risk hareketlerini öğrenebilen algoritmanın çalışmasıdır.</p> 2024-03-28T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2109 The Intermediate Role of Revenge Intention in The Effect of Mobbing on Employee Job Performance 2024-03-28T20:03:17+00:00 Canan Baysal cananbaysal@arel.edu.tr İbrahim Yıkılmaz ibrahimyklmz@gmail.com Lütfi Sürücü lutfi.surucu@wpu.edu.tr <p>Purpose – This study aims to determine the mediating effect of revenge intention on the relationship between workplace mobbing and employee performance. Therefore, the study aims to understand the effects of negative work behaviors experienced in the work environment on employees and to determine in which situations the intention of revenge will arise in employees. Design/methodology/approach – The study was conducted using the survey method on the employees of two large shopping malls in Istanbul. The data obtained during the research process was analyzed using SPSS 27 and AMOS 22 package programs. Results – The results reveal that the job performance of the employees who are exposed to mobbing decreases and their revenge intentions increase. In addition, it has been determined that those who are exposed to mobbing are more likely to have revenge intentions, and this intention plays a mediating role by negatively affecting employee job performance. Discussion – The study contributes to the literature on newly developed concepts of revenge intention and mobbing. In addition, it is evaluated that the suggestions presented within the scope of empirical findings will increase the awareness of enterprises to provide a healthy work environment to their employees.</p> 2024-04-03T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/2110 Örgütler Arası Ağlar İle İlgili Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 2024-03-28T20:06:53+00:00 Buse Çeti buse.ceti@hbv.edu.tr Kurban Ünlüönen kurban.unluonen@hbv.edu.tr <p>Amaç – Bu araştırmada örgütler arası ağlar ile ilgili gerçekleştirilen bilimsel çalışmalara ilişkin genel bir çerçeve sunulması amaçlanmaktadır. Aynı zamanda örgütler arası ağlar ve turizm konularını birlikte ele alan çalışmaların mevcut durumunun belirlenmesi de amaçlanmaktadır. Yöntem – Araştırmada performans analizi ve bilim haritalaması teknikleri kullanılarak bibliyometrik analiz gerçekleştirilmiştir. Veriler WoSCC (Web of Science Core Collection) veri tabanından elde edilmiş ve analizler kapsamında VOSviewer yazılım aracından yararlanılmıştır. Bulgular – Araştırmada örgütler arası ağlar ile ilgili gerçekleştirilen çalışmaların sayısının yıllara göre gösterdiği değişim tespit edilmiştir. Konu hakkında en fazla çalışma gerçekleştiren yazarlar ile gerçekleştirilen çalışmalarda en sık kullanılan anahtar kelimeler belirlenmiştir. Örgütler arası ağlar ve turizm konularını birlikte ele alan çalışmalar çeşitli bibliyometrik ölçütler açısından değerlendirilmiştir. Tartışma – Örgütler arası ağlar ile ilgili çalışmaların sayısının artış eğiliminde olduğu tespit edilmiştir. Ancak konunun birçok açıdan henüz hiç ele alınmadığı veya az sayıda çalışmada ele alındığı görülmüştür. Özellikle örgütler arası ağlar ile turizm konularını birlikte inceleyen çalışmaların arttırılmasının turizm olgusuna daha fazla açıklık getireceği düşünülmektedir. Bununla birlikte konu ile ilgili uluslararası literatüre düşük düzeyde katkı sağlayan Türkiye’nin daha fazla çalışma üretmesinin faydalı olabileceği ifade edilebilir.</p> 2024-04-03T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2024