İşletme Araştırmaları Dergisi https://www.isarder.org/index.php/isarder İşletme Araştırmaları Dergisi’nin yayın kapsamında; Stratejik Yönetim ve Örgütsel Davranış, Pazarlama ve Girişimcilik, Muhasebe, Finansman, Bankacılık, Uluslararası İşletmecilik, İşletmecilikte Araştırma Yöntemleri çalışmaları yer almaktadır. Yrd. Doç. Dr. Melih Topaloğlu tr-TR İşletme Araştırmaları Dergisi 1309-0712 İşyerindeki Dışlanmanın, İşyerindeki Sapkın Davranışlar Üzerindeki Etkisi: Personelin Düzenleyici Odağının Rolü https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1553 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, çalışanların dışlanmışlıklarının onların sapkın davranışları üzerindeki etkisini ve bu etkide düzenleyici odağın aracılık rolünü belirlemektir. Yöntem – Araştırma Türkiye’de ve Kayseri ilinde 278 sağlık çalışanı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri anket yöntemiyle ve gönüllülük esasına göre toplanmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilebilmesi için istatistik paket programından yararlanılmıştır. Veriler değerlendirilirken öncelikle araştırma değişkenlerinin ortalamaları hesaplanmış, devamında değişkenler arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılması için korelasyon analizi ve aracılık etkisinin değerlendirilebilmesi için regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmada düzenleyici odak, önleme ve ödül olmak üzere iki alt boyutta ele alınmıştır. Dışlanmışlık ise arkadaşları tarafından dışlanma ve yöneticileri tarafından dışlanma olarak iki alt boyutta incelenmiştir. Bulgular – Araştırma sonuçlarına göre, dışlanmanın sapkın davranışları artırdığı, önleyici odağın sapkın davranışlar üzerinde pozitif, ödül odağın ise sapkın davranışlar üzerinde negatif etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışmada ödül odak ile önleme odak arasında negatif yönlü bir ilişki bulunduğu da tespit edilmiştir. Ayrıca, hem önleme hem de ödül odağın, dışlanmışlığın sapkın davranışlar üzerindeki pozitif etkisinde anlamlı bir aracılık rolüne sahip olduğu belirlenmiştir Tartışma – Çalışmada, örgütlerde dışlanmanın sebep olabileceği olumsuz sonuçlara dikkat çekilmiştir. Örgütlerde dışlanmanın oluşmaması için gerekli tedbirler alınırsa ortaya çıkabilecek olumsuzlukların engellenmesi sağlanabilir. Alanyazında, dışlanma, sapkın davranış ve düzenleyici odak konularını birlikte ele alan bir çalışma bulunmadığından elde edilen sonuçların alanyazına katkı sağlaması beklenmektir.</p> Mahmut Akın Mahmut Özdevecioğlu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 2916 2926 10.20491/isarder.2021.1298 Pazarlama 4.0 Açısından Doğal Reklamların İncelenmesi ve Marka Farkındalığına Etkisi Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1554 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, doğal reklamların, marka farkındalığına bir etkisinin olup olmadığının belirlenmesidir. Yöntem – Araştırmanın veri toplama yöntemi ankettir. Araştırma tanımlayıcı araştırmadır. Araştırmanın evreni, interneti kullanan ve doğal reklam ile karşılaşan kişiler olarak belirlenmiştir. Araştırma, toplamda 585 katılımcı ile 01/04/2020– 04/05/2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Veri seti için elektronik anket formu oluşturulmuştur. Analiz, IBM SPSS Statistics 25 programında gerçekleştirilmiştir. Demografik bulgular frekans analizi sonucunda belirlenmiştir. Doğal reklamları etkileyen unsurlar olan güvenilirlik, bilgilendirme, rahatsız etme ve eğlence değişkenleri ile marka farkındalığı bileşenlerinden tanıma ve hatırlama değişkenleri için faktör ve güvenilirlik analizi yapılmıştır. Güvenilirlik, bilgilendirme, rahatsız etme ve eğlence bağımsız değişkenlerine korelasyon analizi uygulanmıştır. Doğal reklamı etkileyen unsurlardan bilgilendirme, eğlence, rahatsız etme ve güvenilirliğin marka farkındalığı bileşenlerinden tanıma ve hatırlama üzerinde etkisi olup olmadığının test edilebilmesi için çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Son olarak, yaş grupları arasında marka farkındalığı sağlanmasında farklılık olup olmadığı Kruskal Wallis Varyans analizi ile ölçülmüştür. Bulgular – Araştırma sonucunda, doğal reklamları etkileyen unsurlar olan güvenilirlik, bilgilendirme, rahatsız etme ve eğlence değişkenlerinin marka farkındalığı bileşenlerinden tanıma ve hatırlama değişkenlerini %52,80 oranında açıkladığı görülmüştür. Güvenilirlik ve bilgilendirme bağımsız değişkenlerinin marka farkındalığı bileşenleri tanıma ve hatırlama değişkenini tahmin etmede kullanılabileceğine karar verilmiştir. Alt boyutlar içerisinde en açıklayıcı olan boyutun güvenilirlik boyutu olduğu sonucu elde edilmiştir. Ek olarak, katılımcıların yaş aralığına göre marka farkındalığı düzeyleri anlamlı bir farklılık göstermektedir. 36-44 yaş ile 54 yaş ve üstü olan katılımcıların 27-35 yaş aralığındaki katılımcılara göre daha fazla marka farkındalığına sahip oldukları sonucuna varılmıştır. Tartışma – Araştırma sonucu literatürü destekler niteliktedir. Markalar tüketicilerin ilgisini çekmek ve merak uyandırmak adına kullandıkları doğal reklam içeriklerini ne kadar fazla bilgilendirme ve güvenilirlik unsuru ile oluştururlarsa tüketicinin marka farkındalığı o kadar yüksek olacaktır. Analiz sonuçları bunu desteklemektedir.</p> Özlen Onurlu Saliha Uyak Çelik Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 2927 2944 10.20491/isarder.2021.1299 Destinasyon Pazarlamasında Sanal Tur Kullanımına Yönelik Davranışsal Niyeti Etkileyen Faktörlerin Teknoloji Kabul Modeliyle İncelenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1555 <p>Amaç – Çalışmada destinasyon hakkında bilgi edinme aracı olarak sanal tur kullanım kabulüne yönelik davranışsal niyeti etkileyen faktörlerin Teknoloji Kabul Modeli kapsamında ampirik olarak sınanması amaçlanmaktadır. Kullanıcıların sanal tur aracılığıyla sanal ortamda gördükleri destinasyonu fiziki olarak ziyaret etme niyeti üzerinde sanal tur kullanımına yönelik tutumun etki düzeyine bakılmaktadır. Yöntem – Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinin kullanıldığı bu çalışmada tanımlayıcı istatistikler, geçerlik ve güvenilirlik analizi, keşfedici faktör analizi ve basit doğrusal regresyon analizi için IBM SPSS Statistics 21 istatistiki paket programı kullanılmıştır. Ölçme modelinin testinde kullanılan doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal modelin testinde kullanılan yol analizi IBM AMOS 21 istatistiki paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Çalışma sonucunda, algılanan eğlence, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan fayda ve kullanıma yönelik tutum faktörlerinin sanal tur kullanımına yönelik davranışsal niyet üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Sanal tur kullanımına yönelik tutumun ziyaret etme niyeti üzerinde istatistiki açıdan anlamlı orta düzeyde ve pozitif yönde etkisinin varlığı tespit edilmiştir. Tartışma – Dijital çağda gelişen teknoloji uygulamalarının başarısı bireyler tarafından bu uygulamaların kullanım kabulüne bağlıdır. Bireyler tarafından gerçekleşen kullanım kabulü bu uygulamaların geliştirilerek destinasyon pazarlamasında kullanımının önünü açmaktadır. Buna bağlı olarak, turizm paydaşlarının destinasyon pazarlamasında kullandıkları geleneksel tanıtım araçlarının yenilikçi yaklaşımla dijital çağa ve teknoloji çıktılarına uygun olarak dönüştürmeleri destinasyon tanıtımı çabalarına katma değer yaratacaktır.</p> Güliz Aksoy Mehmet Baş Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 2945 2961 10.20491/isarder.2021.1300 Yerli ve Yabancı Yatırımcıların BIST-100 Endeksi Üzerine Etkilerinin İncelenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1556 <p>Amaç – Yabancı sermaye yatırımlarının sürü etkisi, olumlu geri bildirim işlemi ve menkul kıymet işlem yoğunluğu gibi yatırım davranışları yolu ile Türkiye Ekonomisi üzerine olası etkilerini saptamaktır. Ağustos 2018, Mayıs 2013 ve benzeri olayların yaşandığı dönemlerde Türkiye Ekonomisi üzerinde oluşturduğu düşünülen bu etkilere ilişkin ampirik sonuçlar bulmaktır. Yöntem – Bu araştırmada model olarak, yatırım davranışlarının derecelerini belirlemek için geliştirilmiş olan endeksler kullanılmıştır. Menkul kıymet işlemi yoğunluğu, momentum ölçüsü ve sürü etkisinde kullanılan hesaplama yöntemlerinin sonuçlarının sıfır ya da sıfırdan farklı olması durumları tistatistiğine göre değerlendirilmiştir. 1 Ocak 2013 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasında Borsa İstanbul'da yerli ve yabancı yatırımcılar adına işlem yapan aracı kurumlardaki gün sonu saklama takas bakiyeleri Takasbank'tan ve günlük hisse senedi fiyat verileri de Borsa İstanbul'dan elde edilmiştir. SPSS 20 programı yardımı ile sonuçlar analiz edilmiştir. Bulgular – Araştırılan dönemlerin tamamında yerli yatırımcıların yabancı yatırımcılara göre menkul kıymet alış ve satışı işlemi ile daha fazla ilgilendikleri belirlenmiştir. Yerli yatırımcılar, ilgili dönemlerin tamamında olumlu geri bildirim işlemi uğraşmalarına karşın yabancı yatırımcıların Mayıs-Haziran 2013 ve Ağustos 2018 dönemlerinde olumlu diğer tüm dönemlerde ise olumsuz geri bildirim işlemi ile uğraştıkları saptanmıştır. Ayrıca dönemlerin tamamında hem yabancı yatırımcıların ve hem de yerli yatırımcıların toplu olarak hareket ettikleri bulunmuştur. Ancak yabancıların toplu olarak hareket etme davranışları yerli yatırımcılara göre daha fazladır. Tartışma – Gezi Parkı ve Rahip Brunson Krizlerinin gerçekleştiği dönemlerde yabancı yatırımcıların daha yoğun işlem gerçekleştirmek yolu ile hem sürü etkisine neden olmaları ve hem de olumlu geri bildirim işlemi yapmalarının ardında borsada oluşan getiri kayıplarını azaltmak ve mümkün ise bu durumdan da kar elde etmek için çabaladıkları şeklinde açıklanabilir. Yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul'da uzun dönemli yatırım yapma ve hisse senedi piyasasında kalıcı olma güdüsü ile hareket ettikleri ileri sürülebilir.</p> Kartal Somuncu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 2962 2975 10.20491/isarder.2021.1301 Lojistik Faaliyetlerde Antrepoların Etkinliğinin Veri Zarflama Analizi ile Belirlenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1557 <p>Amaç - Lojistik faaliyetlerde uluslararası ticaret, ithalat ve ihracat işlemlerinin gerçekleştirilmesinde antrepolar ara noktalar olarak önemli rol üstlenmektedir. Antrepoların performanslarının değerlendirilmesinde etkinlik ve verimlilik kavramları önemlidir. Her işletme bir önceki yıldan daha farklı ve iyi hedeflere ulaşmak için sahip olduğu kaynakları en optimal bir şekilde kullanmayı talep eder. Bu çalışma öncelikle antrepoların etkinliğinin değerlendirilmesinde kullanılan nicel kriterlerin neler olduğunun belirlenmesini ve bu kriterlere göre antrepoların etkinliğinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Yöntem - Çalışmada antrepoların etkinliğinin değerlendirilmesinde literatürde yaygın olarak kullanılan ve kullanışlı bir teknik olan Veri Zarflama Analizi (VZA) kullanılmıştır. Veri zarflama analizinin yöntem olarak tercih edilmesinin nedeni ise, bu yöntem diğer çok kriterli karar verme yöntemlerinden gibi sadece alternatifleri performansa göre sıralamakla kalmaz, aynı zamanda etkin olmayan alternatifler için önerilerde bulunur. Uzman görüşleri ışığında kriter olarak antrepo alanı, çalışan sayısı, forklift sayısı, transpalet sayısı, beyanname sayısı, tır/konteyner sayısı, elleçlenen eşya miktarı ve antrepoya kabul edilen eşya miktarı ölçütleri değerlendirme kriterleri olarak kullanılmıştır. 2019 yılı verilerinin kullanıldığı çalışmada bu veriler 01 Şubat 2020 ve 01 Temmuz 2020 aralığında antrepolardan yüzyüze ve mail olarak talep edilmiştir. Bulgular - İlk olarak 2019 yılı verilerinin elde edildiği 35 antreponun etkinliği, girdi yönelimli CCR ve BCC yöntemleriyle analiz edilmiştir. Sonrasında ise homojen özelliğe sahip antrepoları tespit etmek için kümeleme analizi yönteminden hiyerarşik kümeleme tekniği kullanılmış ve 31 antreponun homojen olduğu tespit edilmiştir. Son adımda da bu 31 antrepo için girdi yönelimli VZA-CCR ve BCC yöntemleri kullanılarak etkinlikleri yeniden değerlendirilmiştir. Her iki analiz sonucunda da antrepo 7, 9, 10, 15, 17, 18, 20, 23, 24, 25, 28, 31, 32, 33, 34 ve 35’in göreli etkin antrepolar olduğu tespit edilmiştir. VZA analiz sonucunda etkin olan ve etkinsiz antrepolar tespit edilerek, etkin olmayan antrepolar için önerilerde bulunulmuştur. Tartışma – Çalışmada antrepo alanı, çalışan sayısı, forklift sayısı, transpalet sayısı, beyanname sayısı, tır/konteyner sayısı, elleçlenen eşya miktarı ve antrepoya kabul edilen eşya miktarı gibi antrepoların etkinliğinin değerlendirilmesinde kullanılan nicel kriterlerin her biri; operasyonel etkinliğinin belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.</p> Aynur Acer Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 2976 2989 10.20491/isarder.2021.1302 Institutional Logics Behind the Corporate Social Responsibilities: A Study on Turkish Airline Companies https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1558 <p>Purpose – The subject of this study is the corporate social responsibilities of airline companies. The study, it is aimed to reveal the reasons why airline companies carry out philanthropy corporate social responsibility behaviors. In the research, institutional logic and new institutional theory literature are used to achieve this goal. Design/methodology/approach – Qualitative research method is used in this research. The case study method was used as a qualitative research design. The research area is formed by 8 airline companies in Turkey. Semi-structured interviews and document analysis were used as a data collection method, and all data were analyzed by the inductive method. Findings – As a result of the analysis, two basic logic, community, and market, were found behind the philanthropy responsibilities of airline companies. Although community logic has an impact on these behaviors, market logic plays a dominant role. Discussion – Airline companies use philanthropy responsibilities for corporate and marketing communications. These behaviors, which are seen as advertising and promotional activities, are carried out with the pursuit of pragmatic legitimacy and to be preferred more by customers. According to the results of the research, the concept of "philanthropy" functions as a myth that does not reflect the truth and has a ceremonial meaning.</p> Yeşim Kurt Senem Besler Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 2990 3002 10.20491/isarder.2021.1303 Çalışan Hesap Verebilirliği Ölçeğinin Türkçeye Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1559 <p>Amaç – Araştırmada Han ve Perry (2020) tarafından geliştirilen “Çalışan Hesap Verebilirliği” ölçeğinin Türkçeye uyarlanması, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılarak Türkçe yazınına kazandırılması amaçlanmıştır. Yöntem – Araştırma amaçları doğrultusunda Kocaeli ilinde görev yapan kamu çalışanlarına anket uygulaması yapılmıştır (N= 283). Veriler AMOS-18 ve SPSS-24 yazılımları kullanılarak analiz edilmiştir. Uyarlama çalışması yapılan ölçeğin geçerliğinin tespitine yönelik olarak; dilsel geçerlik ve yapı geçerliği test edilmiştir. Güvenirliğinin tespitine yönelik olarak da Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı, test tekrar test ve madde toplam korelasyonu analizleri yapılmıştır. Bulgular – Analizler sonucunda elde edilen bulgular, uyarlama ve çeviri çalışması yapılan “Çalışan Hesap Verebilirliği” ölçeğinin, orijinal formuna uygun olarak beş faktörlü yapısının yapısal geçerliğe sahip olduğu ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir. Tartışma – Araştırmada kamu çalışanlarına yönelik olarak Han ve Perry (2020) tarafından geliştirilen Çalışan Hesap Verebilirliği ölçeğinin Türkçede geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu tespit edilmiştir. Kamu çalışanlarında çalışan hesap verebilirliğine yönelik yapılan çalışmalara kaynak teşkil edeceğini değerlendirdiğimiz çalışmanın, Türk yazınına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.</p> İbrahim Yıkılmaz Lütfi Sürücü Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3003 3015 10.20491/isarder.2021.1304 Konut Fiyatları Tüketici Güvenini Etkiler Mi? https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1560 <p>Amaç – Çalışmada konut fiyatlarında meydana gelen pozitif ve negatif şokların, tüketici güveni üzerindeki kısa ve uzun dönem asimetrik etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem – Çalışmada, konut fiyat endeksi ile tüketici güven endeksi verileri ele alınmıştır. Analiz dönemi 2010:01-2021:01 olarak belirlenmiştir. Analiz yöntemi olarak Doğrusal Olmayan Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif (Nonlinear Autoregressive Distributed Lag- NARDL) model kullanılmıştır. Bulgular – Sonuç olarak, uzun dönemde konut fiyat endeksinde meydana gelen pozitif şokların tüketici güven endeksi üzerinde negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Negatif şokların ise tüketici güven endeksi üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre uzun vadede konut fiyat endeksindeki artışların tüketici güvenini olumsuz etkilediği, azalışlarında yine tüketici güveni üzerinde olumsuz etkilerinin olduğu görülmektedir. Konut fiyat endeksi ile tüketici güven endeksi arasındaki kısa dönem katsayılarının ise pozitif ve anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tartışma – Bulgulara göre, tüketici güven endeksinin konut fiyatlarındaki değişimlere duyarlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla politika yapıcıların tüketicilerin güvenini sağlama konusunda makroekonomik değişkenlerin yanı sıra konut fiyatlarını da dikkate almaları gerektiği söylenebilir.</p> Filiz Yıldız Contuk Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3016 3025 10.20491/isarder.2021.1305 Yetiştirme ve Kariyer Algısının Çalışan Tutkunluğuna Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1561 <p>Amaç - Bu araştırmanın amacı, işyerlerindeki yetiştirme ve kariyer algılarının, çalışan adanmışlığı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu amaca yönelik olarak, araştırmanının temel denenceleri, işyerlerindeki yetiştirme ve kariyer uygulamalarının çalışan tutkunluğunu olumlu yönde etkilediği şeklinde belirlenmiştir. Yöntem - Araştırma verileri, İstanbul’da faaliyet gösteren özel ve kamu bankaları çalışanlarından İnternet üzerinden Google.forms yazılımını kullanarak kolayda anket yöntemi ile toplanmıştır. Analizler 362 katılıcının verileri ile gerçekleştirilmiştir. Yetiştirme algısını ölçmek için Bartlett (1999), kariyer uygulamaları algısını ölçmek için Yıldız (2017), çalışan tutkunluğu algısını ölçmek için Schaufeli, Bakker ve Salanova (2006) tarafından geliştirilen ölçekler kullanılmıştır. Elde edilen verilere güvenilirlik analizi, frekans analizi, normallik, faktör analizi ve çoklu regresyon analizi testleri uygulanmıştır. Bulgular – Regresyon analizleri sonucunda yetiştirme ve kariyer uygulamaları bağımsız değişkenlerinin çalışan tutkunluğunun dinçlik, adanmışlık ve yoğunlaşma alt boyutlarını istatiksel olarak anlamlı (p&lt;0,05) ve pozitif yönde etkilediği saptanmış; test edilen 18 denencenin tamamı doğrulanmıştır. Tartışma - Araştırma, Türkiye’de bankacılık sektöründe gerçekleştirilmesi nedeniyle orijinaldir. Yapılan analiz ile yetiştirme ve kariyer algılarının çalışan tutkunluğu üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca demografik değişkenlerden yaş, kıdem ve statüye göre çalışan tutkunluğu algısı değişmekte iken eğitim seviyesi bu algıyı değiştirmediği anlaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde örneklem sayısı itibariyle bankacılık sektörü için genellenebilir büyüklüktedir. Araştırma sonuçları uygulayıcılar için de yol gösterici niteliktedir.</p> Saliha Kılıç Osman Bayraktar Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3026 3043 10.20491/isarder.2021.1306 Muhasebe ve Pazarlama Departmanlarında Çalışan Personellerin Yaşadığı İş Stresinin İş Performansına Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1562 <p>Amaç – İşletmelerin hedeflerine sistematik bir şekilde ulaşabilmesi için tüm işletme fonksiyonlarının özellikle de işletmenin mali dili olan muhasebe ve dış dünyaya açılan penceresi olan pazarlama fonksiyonlarının faaliyetlerini etkin ve verimli bir biçimde yerine getirmesi gerekmektedir. Bu da söz konusu departmanlarda çalışan personellerin iş performansına bağlıdır. Günümüzde çalışanlar çok yoğun bir iş stresi ile karşı karşıyadır ve iş stresi iş performansını etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı muhasebe ve pazarlama departmanı personellerinin yaşadıkları iş stresinin iş performanslarına etkisini tüm boyutlarıyla incelemektir. Yöntem – Araştırma kapsamında Gaziantep 1. Organize Sanayi Bölgesi’ indeki işletmelerde muhasebe ve pazarlama departmanlarında çalışan 251 personele e-posta yoluyla anket uygulanmış ve 155 katılımcıdan elde edilen veriler, nicel verilerin incelenmesine olanak sağlayan “SPSS 25.0 ve AMOS 24.0” programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgular – Araştırma sonuçlarına göre algılanan stresin iş performansının bir yordayıcısı olduğu ve aynı zamanda algılanan stresin baş etme boyutu ile iş performansı arasında orta düzeyde ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülürken, algılanan stresin stres boyutu ile iş performansı arasında bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların algıladıkları stres düzeyleri ve iş performansları demografik değişkenler açısından incelendiğinde; algılanan stres düzeyi ve iş performansı ile cinsiyet, medeni durum ve çalıştığı bölüm arasında anlamlı bir farklılık görülemezken, stres düzeyi ve yaş, iş performansı ve eğitim durumu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Tartışma – İş stresinin iş performansına etkisi üzerine yapılan çalışmalar bu etkinin nötr, olumlu, olumsuz veya ∩ (ters u) şeklinde gerçekleşebileceğini göstermektedir. Bu çalışmada muhasebe ve pazarlama departmanlarında çalışanların iş stresinin iş performansına olumlu etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum iş stresinin, iş performansını her zaman olumsuz yönde değil, zaman zaman olumlu yönde de etkilediği sonucunu desteklemektedir. İşletmelerin iş stresini yok saymak yerine, strese yol açan faktörlere ve koşullara odaklanması, yaşanılan stresin yüksek performans ve verimliliğe dönüşebilmesi için başarılı bir yönetim stratejisi sergilemeleri gerekmektedir.</p> Reyhan Sarıçiçek Filiz Çopuroğlu B. Dilek Özbezek Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3044 3059 10.20491/isarder.2021.1307 Asimetrik Bilginin, Örgüte Güven, Müşteri Memnuniyeti ve Sadakati Üzerine Etkisinin Yapısal Eşitlik Modeli ile Belirlenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1563 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, sigorta hizmeti alan kişilerin aldıkları hizmet ile ilgili bilgi ihtiyaçlarının (eksikliği) örgüte güven, müşteri memnuniyeti ve sadakati üzerindeki etkisini belirlemektir. Yöntem – Yapılan çalışma, deneysel olmayan nicel bir araştırma tasarımına sahip olup yapılma metoduna göre tarama modelidir. Araştırmanın evrenini İstanbul’da hizmet veren 8 büyük sigorta acentesinden hizmet alan kişiler oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan ölçeklere yönelik açıklayıcı faktör analizi (AFA) ve ölçeklerin yapı geçerliliği için doğrulayıcı faktör analizleri uygulanmıştır. İlişkilerin belirlenmesine ve hipotezlerin test edilmesine yönelik yapısal eşitlik modeli (YEM) uygulanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmada kullanılan ölçekten elde edilen verilerin analizi SPSS ve AMOS paket programı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular – YEM Modeline göre, SB değişkeni ÖG üzerinde 0.652 br. azaltıcı yönde anlamlı ilişkiye sahiptir. Diğer yandan, ASB değişkeni MM üzerinde 0.781 br. azaltıcı yönde anlamlı ilişkilidir. Son olarak, ASB değişkeni MS üzerinde 0.794 br. azaltıcı yönde anlamlı ilişkilidir. Tartışma – Araştırma sonucunda asimetrik bilginin, örgüte güven, müşteri memnuniyeti ve sadakatini negative ve anlamlı etkilediği görülmüştür. Araştırma kapsamında bulunan bir diğer sonuç ise, asimetrik bilgi değişkeninin olumsuz etkisi en çok müşteri sadakatine, sonra müşteri memnuniyetine ve son olarak örgüte güven üzerinde görülmesidir. Elde edilen sonuçların, daha önceki çalışmalarla uyumlu olduğu görülmüştür. Geçmişte yapılan birtakım çalışmalarda, asimetrik bilginin güven, memnuniyet ve sadakat arasında bir ilişkinin olduğu ortaya konmuştur. Bu çalışma, diğer araştırmalardan farklı olarak, asimetri bilgi değişkeninin örgüte güven üzerindeki etkisini, asimetrik bilginin müşteri memnuniyeti ve sadakati değişkenlerindeki ilişkisini de içine alarak bütüncül bir modelde incelemiş ve bu yönüyle literatüre katkı sağlamıştır.</p> Kağan Altay Şule Darıcan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3060 3075 10.20491/isarder.2021.1308 Sosyal Medya Pazarlamasının Marka Değeri, Marka Güveni ve Marka Bağlılığı Üzerindeki Etkisinin Belirlenmesi: Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1564 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, tüketiciler tarafından popüler olan bir alışveriş sitesinden alışveriş veriş yapan tüketicilerin sosyal medya pazarlamasının marka değeri, marka güveni ve marka bağlılığı üzerindeki etkilerini belirlemektir. Yöntem – Bu çalışmada veriler Mayıs-Haziran 2021 arasında tüketicilere yönelik olan çevrimiçi anketle veri toplama yöntemi ile elde edilmiştir. Çalışmada 435 anket elde edilmiş ve veri çözümlemesi yapılmıştır. Çalışmada örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SmartPLS 3.0 kullanılmış ve oluşturulan model yapısal olarak test edilmiştir. Bulgu – Elde edilen bulgulara göre, sosyal medya pazarlamasının (SMP) marka güveni üzerinde, SMP’nin marka değeri üzerinde, SMP’nin marka bağlılığı üzerinde, marka güveninin marka bağlılığı üzerinde ve marka değerinin marka bağlılığı üzerinde doğrudan ve pozitif etkilerinin olduğu görülmüş ve oluşturulan yapısal model doğrulanmıştır. Tartışma – Tüketicilerin alışveriş sitesinden yaptıkları alışverişlerde sosyal medyanın, marka güveni, marka değeri ve marka bağlılığına olan etkileri incelenmiş olup elde edilen sonuçlar tartışılmıştır.</p> A. Buğra Hamşıoğlu M. Murat Nalcı Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3076 3089 10.20491/isarder.2021.1309 İşletmelerde Hizmet Kalitesi ile Müşteri Memnuniyeti ve Sadakatlerinin Karşılaştırılması: Çevreye Duyarlı Belgesi Olan/Olmayan Termal Konaklama Tesislerinde Bir İnceleme https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1565 <p>Amaç – Bu çalışmada çevreye duyarlı ve çevreye duyarlı olmayan termal konaklama tesislerinden hizmet alan müşterilerin hizmet kalitesi, memnuniyet ve sadakatleri arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Tasarım/Yöntem/Yaklaşım – Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın ana kütlesini, İzmir bölgesinde bulunan termal ve kaplıca tesislerinden hizmet alan kişiler oluşturmaktadır. Araştırmada, veriler kolayda örnekleme yöntemiyle yüz yüze anket tekniği ile 420 kişiden toplanmıştır. Verilerin analizleri SPSS 24 ve AMOS 26 paket programları kullanılarak yapılmıştır. Araştırma; doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, t-testi ve ANOVA analizleri yardımıyla yorumlanmıştır. Bulgular – Önerilen araştırma modelinin uyum indekslerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu görülmüştür. Aynı zamanda doğrulayıcı faktör analizi ile elde edilen bulgular, modelin yapı geçerliliğinin sağlandığını göstermiştir. Öte yandan yapılan t-testi ve ANOVA analizi sonuçlarına göre; katılımcıların hizmet kalitesi algısı, memnuniyet algısı ve sadakat davranışlarının cinsiyetlerine, yaş gruplarına, mesleklerine ve hizmet alınan tesislerin çevreye duyarlı termal tesis olup olmaması durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Hizmet kalitesi algısı, memnuniyet algısı ve sadakat arasında yapılan korelasyon analizine göre; hizmet kalitesi algısı ile memnuniyet algısı arasında orta düzey; hizmet kalitesi algısı ile sadakat arasında yüksek düzey ve memnuniyet algısı ile sadakat arasında ise orta düzey bir ilişkinin var olduğu görülmüştür. Tartışma – Çalışma sonucu elde edilen bulgular, termal konaklama tesislerinin çevreye duyarlı belgeye sahip olmasının önemini ortaya çıkarmış ve ileri sürülen hipotezlere ve araştırma sorularına cevaplar üreterek, literatürdeki bulgularla desteklenmiştir. Çalışma, İzmir bölgesi termal konaklara tesislerinde yürütülmüş olduğundan dar bir bölgeyi içermekte, ileri araştırmalar için daha geniş bölgeleri içeren karşılaştırmalı araştırmaların yapılmasının literatüre ve uygulamacılara önemli katkılar sağlayacağı değerlendirilmektedir.</p> Murat Bayat Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3090 3102 10.20491/isarder.2021.1310 Prediction of Investment Alternatives with Artificial Neural Network https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1566 <p>Purpose – Since investment decisions are made in an uncertain environment, it is vital to develop prediction models that enable investors to make the right decision on time. Artificial neural network (ANN) method is one of the most widely used for this purpose. Thus, in the study, USA dollar Exchange rate, BIST 100 index, gold price in ounce and TL deposit interest rate are determined as alternative investments and their future values are predicted by using ANN models. The lag values of each investment alternative with other investment alternative values are considered as influencing variables. Hence, it is aimed to develop multidimensional prediction models. Design/methodology/approach – In the study, a multilayer artificial neural network model was used. As a data set obtained from the Central Bank database, 284 weekly data for the period of January 2015 and June 2020 were included in the analysis. Of this data set, 238 were used for training and 46 for testing. In the models, the lagged values of each variable and the influencing variables are included in the model as independent variables. Model trials were carried out over the hyperbolic tangent and logistic activation functions for each variable. As the error function, the sum of the squares of the error was chosen. The fast back propagation algorithm was used as the learning algorithm. Findings – ANN models were built with the dataset and processed with algorithm specified in the method part. Prediction values for each investment alternative were obtained by choosing the model with the smallest mean squares error among constructed all the models. The fact that the chosen prediction model results in very low error rates reveals that the prediction performances of the models are quite well. In addition, obtaining over 93% R2 values indicating the explanatory power of these models implies the validity of the them. Discussion – Predicting the future value of alternative investments for investors minimizes the possible risks they may encounter. Developing models such as neural networks by identifying appropriate influencing variables provides investors to do this. This study developed multidimensional models by analyzing both the relationship between alternative investments and their own lagged values. As a result, the lagged values of investment alternatives were found to be effective. This result reflects the situation that supports the assumption that the structure shown in the past will continue in the future. In fact, this imply that the effects of causal variables have been already reflected in their past values. Hence, it can be stated that ANN models based on time series data might be more preferable than models using influencing data. However, in this case, the break points or periods specific to time series analysis should be taken into account and the autocorrelation problem should be considered. Thus, it will be ensured that the prediction performance of the models emerges with better results. In addition, the better prediction values can get in shorter time by generating models with optimal parameter values.</p> Ayşe Yıldız Doğan Yıldız Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3103 3118 10.20491/isarder.2021.1311 Diyarbakır İli İmalat Sanayinin Mevcut Durum Analizi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1567 <p>Amaç – Bu çalışma ile Diyarbakır ili sanayi sektöründe faaliyet gösteren firmaların ar-ge, inovasyon, istihdam ve ihracat potansiyellerinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Buna ek olarak, kaynakların etkin şekilde kullanılması ve üniversite sanayi işbirliğinin geliştirilmesinin yanı sıra, sektörde karşılaşılan sorunların giderilmesinde kullanılabilecek veriler sağlanarak, çözüm önerileri geliştirilmiştir. Böylece, yerel firmaların üreteceği katma değer arttırılarak sanayinin gelişmesi, dolayısıyla da, ilin ve ülkenin ekonomisine katkı sunulması amaçlanmıştır. Yöntem – Örneklem olarak Diyarbakır İlinde imalat sanayinde faaliyet gösteren, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı, aynı zamanda Diyarbakır Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünce verilen İşletme Kapasite Raporu olan işletmeler seçilerek, basit tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın yöntemi, nicel betimleyici türde bir araştırma yöntemidir. İmalat sanayinin profilini çıkarmanın yanı sıra işletmelerin beklentilerini ve ihtiyaçlarını tespit etmek amacıyla anket türü olarak veri toplama tekniği kullanılmıştır. Literatür taramalarından elde edilen bilgiler ışığında 50 soru hazırlanmıştır. Tanımlayıcı istatistik olarak sayısal değişkenler için ortalama ± standart sapma, kategorik değişkenler için ise sayı ve % değerleri verilerek sonuçlar açıklanmıştır. Kategorik değişkenler arasındaki ilişki (farklılık) testi için ki-kare test istatistiği, nitel- nicel değişken karşılaştırmasında Anova test istatistiği kullanılmıştır. Test anlamlılığı α≤0,05 ile karşılaştırılmıştır. Çalışmanın istatistiksel analizleri için SPSS Windows Version 21.0 paket programı kullanılmıştır. Bulgular – Bu çalışma neticesinde; işletmelerin sayısı, yapısı, üretimi, kapasitesi, istihdamı, ihracatı ve vizyonu ile ilgili güncel veriler elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, işletmelerin iş ve güç birliği yapmadıkları için sinerji yaratamadıkları, üretimde mevcut teknolojiyle yetinildiği ve yurtdışı pazar ağını genişletemedikleri için ihracatın düşük rakamlarda seyrettiği gözlenmiştir. Ayrıca, devletin verdiği teşvik ve desteklerden yararlanma oranının düşüklüğü ve üniversite-sanayi işbirliğinin yetersizliği, ar-ge faaliyetlerinin de yetersiz olmasıyla ve en önemlisi, inovatif fikirlerin üretilememesiyle sonuçlandığı tespitine ulaşılmıştır. Tartışma - Anketten çıkan sonuçlara göre imalat sanayinde faaliyet gösteren işletmeler, demir çelik ve madeni eşya, orman ürünleri, elektrikli teçhizat imalatı, makine ve ulaşım araçları, deri ve gıda gibi alanların uygun yatırım alanları olabileceğini belirtmişlerdir. Ancak günümüz gerçeği, asıl yatırım alanlarının bilgi yoğun teknolojiyle üretilebilecek ürünlere yönelik olması gerektiğini göstermektedir. İşletmelerin altyapı problemlerine yönelik verilen yanıtlar, tartışılmaya açık tespitler barındırmaktadır. Bu çalışma, ilin imalat sanayine yönelik yapılacak bilimsel araştırma ve projeler için içerik ve veri açısından referans kaynağı olma özelliği taşımaktadır.</p> Mustafa Bulut Aziz Mahmut Yücelen Hasan Bayındır Abdulkadir Saka Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3119 3135 10.20491/isarder.2021.1312 Açgözlülük, Materyalizm ve Tüketici Kibrinin Tüketicilerin Yaşam Tatmini Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1568 <p>Amaç – Bu çalışmada materyalizm, açgözlülük ve tüketici kibrinin tüketicilerin yaşam tatmini üzerindeki etkisi ve tüketici kibrinin materyalizm ve yaşam tatmini ilişkisindeki aracılık etkisi araştırılmıştır. Yöntem –Bu çalışma amacına göre tanımlayıcı araştırma niteliğinde olup çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Hatay ilinde kayıtlı 422 hane halkı oluşturmaktadır. Betimleyici istatistikler, geçerlilik ve güvenirlik testleri ve açımlayıcı faktör analizleri için SPSS paket programı kullanılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizleri, yol analizleri ve aracılık etkisi analizleri için de YEM (AMOS) paket programı kullanılmıştır. Bulgular – Yapılan analiz sonuçları açgözlülüğün, materyalizm ve tüketici kibrini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Bununla birlikte materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki etkisi olumsuz iken açgözlülük ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisinin olumlu olduğu bulunmuştur. Aracılık analizleri sonuçları tüketici kibrinin yaşam tatmini ile materyalizm ilişkisinde kısmi ve tutarsız aracı etkisi olduğunu göstermiştir. Materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki doğrudan etkisi negatif iken tüketici kibrinin aracılık etkisi ile bu ilişkinin pozitife döndüğü görülmüştür. Buna göre tüketici kibri yaşam tatmini arttırmakla kalmayıp materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki etkisinin artmasına neden olmaktadır. Tartışma – Çalışma, hedef pazarlarını tüketici kibri gibi kişilik özelliklerine göre bölümlendiren işletmelerin müşteri tatminini yükseltmeye yönelik pazarlama stratejileri geliştirmelerine yardımcı olarak pazarlama ve tüketici davranışları literatürüne katkı sağlamaktadır.</p> Müzeyyen Gelibolu Betül Balıkçıoğlu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3136 3151 10.20491/isarder.2021.1313 Dönüştürücü Liderlik Algısının İş Performansına Etkisinde İçsel Motivasyonun Aracı Rolü https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1569 <p>Amaç – Yapılan araştırmalar dönüştürücü liderlik algısının iş performansını artırdığını belgelemektedir. Bununla birlikte tüm araştırmalara rağmen halen araştırmacılar, dönüştürücü liderlik algısının iş performansı üzerindeki etkisinin nasıl ve neden oluştuğu konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtilmektedir. Bu çağrılara cevap vermek ve literatüre katkı sağlamak maksadıyla araştırmada dönüştürücü liderlik algısının iş performansına etkisinde içsel motivasyonun aracı rolü araştırılmıştır. Yöntem – Araştırma amaçlarına uygun olarak İstanbul’daki 362 otel çalışanından anket verisi elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS ve AMOS programları ile analiz edilmiştir. Bulgular – Yapılan analizler dönüştürücü liderlik algısının iş performansı ve içsel motivasyon üzerinde olumlu bir etkisinin olduğunu göstermektedir. İlave olarak dönüştürücü liderlik algısının iş performansına etkisinde içsel motivasyonun aracı rolü olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Tartışma – Araştırma dönüştürücü liderlik algısı ve iş performansına yönelik literatürü genişletmektedir. Ayrıca araştırmada konaklama sektöründeki yöneticilere yönelik yönetimsel önerilerde bulunarak, otel yöneticilerinde farkındalık yaratacağı değerlendirilmektedir.</p> Mehmet Naci Efe Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3152 3163 10.20491/isarder.2021.1314 A Study About The Role of Cronyism Perceptions of Tourism Employees upon Their Career Plateu https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1570 <p>Purpose – This study was conducted tries to reveal if cronyism is a problem in tourism sector just like in others, or not. For this reason, the main purpose of this study is to measure the tourism employees’ cronyism perceptions and their career plateau experience arising from cronyism. Design/methodology/approach – This study was conducted with qualitative research methods and designed with exploratory research pattern. Interviews were made with 23 employees who work in different tourism enterprises. During the interviews, eight questions were asked to the participants and the answers were analyzed by content analysis. Findings – As a result, it was revealed that tourism employees were aware of cronyism in their companies, and cronyism mostly showed itself in promotion, salary increase and workload distribution. Because of the cronyism seen in promotions, employees emphasized that they began to feel distrust and did not see a future for themselves in their companies. This result shows that the cronyism experienced in tourism enterprises also causes the employees to experience a career plateau. In addition to all these results, this research is also important in that it is the first study in the literature to establish a direct relationship between cronyism and career plateau in the tourism sector. Discussion – Regardless of the sector, employees think that when they are faced with cronyism, they cannot be promoted and plan their careers as they are just because of cronyism. All of this result with cynical behaviors and being alienated to the companies and the sector itself.</p> Nihan Yavuz Aksakal Ebru Ulucan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3164 3180 10.20491/isarder.2021.1315 Fon Karakteristiklerinin Başarılarına Etkisi: Serbest Yatırım Fonlarının Lojistik Regresyonla İncelenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1571 <p>Amaç – Bu çalışma, fon karakteristiklerinin başarılarına etkisini incelemeyi hedeflemiştir. Çalışmada, faaliyet süresi, fon toplam değeri, fonların riski, fon yönetim ücretleri, performans ücretleri ve yatırım stratejileri fonların başarısını etkiliyor mu? Olası etkiler hangi yöndedir? Sorularına yanıt aranmıştır. Yöntem – Çalışmada, risksiz getiri oranı ve fon yönetim ücreti toplamı eşik değer alınmış, fon getirilerinin bu eşik değere göre başarılı olarak nitelendirilmelerinde etkisi olabilecek değişkenlerden model oluşturulmuştur. Bu çalışmada Ocak 2016-Aralık 2020 döneminde faaliyet gösteren, 60 aylık getirileri hesaplanabilen 32 serbest yatırım fonunun verileri kullanılmıştır. Fon getirileri eşik değere göre başarılı/başarısız olarak iki değerden birini alacağından çalışmanın verileri lojistik regresyon ile analiz edilmiştir. Bulgular – Serbest yatırım fonunun başarısında çoklu yatırım stratejisi, long/short yatırım stratejisi ve performans ücretlerinin pozitif etkisinin olduğu, yönetim ücretlerinin ise negatif etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Tartışma – Türkiye’de faaliyet gösteren serbest yatırım fonu sayılarının hızlı artması, söz konusu fonların kaldıraç kullanma serbestliğine sahip olmaları, açığa satış yapmaları gibi nedenlerden dolayı endüstride sistemik etkiler yaşanmaması için düzenlemeler yapılması ve bu fonların olası sistemik etkilerinin yakından izlenmesi gerektiği düşünülmektedir.</p> Aykan Coşkun İsrafil Zor Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3181 3193 10.20491/isarder.2021.1316 Bilişim Teknolojileri - İş Uyumlamasi İçin Gerekli Örgütsel Faktörler https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1572 <p>Amaç – Bu çalışma firmalarda bilişim teknolojileri (BT) ve iş stratejileri uyumlaması için gerekli olan örgütsel faktörleri saptamayı amaçlamaktadır. Yöntem – Bir anket uygulaması aracılığıyla literatürden elde edilen on faktörün BT-İş uyumuna etkisi incelenmektedir. Ankara Ticaret Odası’na kayıtlı orta ve büyük ölçekli firmalarda görevli 166 üst düzey yöneticiden söz konusu on faktörün etkisi hakkındaki görüşleri alınmış, ayrıca firmaların bu faktörlerdeki algılanan başarısı ile firmaların bilişim teknolojileri ve iş stratejileri uyum puanları korelasyon analizine tabi tutulup bu faktörlerin etkisi test edilmiştir. Bulgular – Analizler sonucunda test edilen on faktörün toplamda iş stratejileri ve bilişim uyumu arasında yüksek poziti ilişki olduğu (r=.723) saptanmıştır. Özellikle şu dört faktörün yüksek pozitif ilişkisi olduğu kaydedilmiştir: üst yönetimin BT’ye destek olmaları/arka çıkmaları, bilişim sisteminin stratejik kullanımında kararlılık, bilişim ve iş planlamalarının bütünleşmesi, BT yöneticilerinin iş dünyasından haberdar olmaları. Tartışma – Bulgular bize BT-İş uyumunun elde edilmesi için teknik yaklaşımlardan ziyade ilişkisel ve yönetimsel boyutun önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Firma yönetimine bakan boyutuyla özellikle BT yönetiminin iş süreçlerine ve planlamalara dahil edilmesi gerektiği ve üst yönetimin bilişim sistemleri projeleri için sıkı destek vermeleri gerektiği vurgulanmıştır.</p> Said Altınışık Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3193 3205 10.20491/isarder.2021.1317 Kalkınma ve Yatırım Bankalarının CAMELS Analizi Yöntemiyle Finansal Performanslarının Değerlendirilmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1573 <p>Amaç – Kalkınma ve yatırım bankaları gelişmekte olan ülkelerde ekonominin büyümesi için yatırımcılara kaynak ve proje desteği sağlamak amacıyla kurulmaktadır. Bu bankalar yabancı sermayenin ülkeye girişini kolaylaştırmakta ve böylece ülkeye yatırım yapılması konusunda destek sağlamaktadır. Bankalar ayrıca uygulanmasına karar verilen projelere ilişkin verimlilik ve kârlılık yönünden değerlendirmelerde bulunarak teknik destek sağlamaktadır. Kalkınma bankaları ve yatırım bankaları birbirlerini tamamlayan bir özellikte olup, Türkiye’de kalkınma bankacılığı ve yatırım bankacılığı aynı banka grubu içinde değerlendirilmektedir. Türkiye’de kalkınma ve yatırım bankalarının 2020 yılı itibariyle sermaye yeterliliği oranı %25.6, ortalama özkaynak kârlılığı ise 12.5 seviyesindedir. Ekonomide önemli işlevlere sahip bankaların performanslarının ölçülmesi ve denetlenmesi gerekli görülmektedir. Böylece olumsuz finansal veriye sahip bankaların önceden belirlenmesi sağlanmaktadır Yöntem- Gelişmiş ülkelerde uzaktan gözetim konusunda uygulanan yöntemlerden birisi de CAMELS analizidir. Bu çalışmada, 2009-2019 yılları arasında faaliyette bulunan 3’ü kamusal sermayeli, 6’sı özel sermayeli olmak üzere toplamda 9 kalkınma ve yatırım bankası örneklem olarak kullanılmıştır. Araştırma kapsamındaki bankalara ait 6 bileşen kapsamında belirlenen 21 mali oran ile CAMELS analizi gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Araştırmanın sonucunda, CAMELS gösterge değerleri yönünden kalkınma ve yatırım bankalarının aldığı pozitif ve negatif değerler ile yıllar itibariyle eğilimleri tespit edilmiştir. Alınan sonuçlar banka yetkililerine hem yol göstermekte hem de gelecek yönelimli perspektiflerinde ne tür bir tutum ve davranış içinde olmaları gerektiği hususunda belirli ipuçları vermektedir. Tartışma – CAMELS derecelendirme yöntemi kullanılmak suretiyle bileşenlerde farklı finansal oranlar kullanılarak ilerleyen süreçte araştırmacılar tarafından değişik uygulamalar yapılabilir. Ayrıca Türkiye için önemli bir konuma sahip olan kalkınma ve yatırım bankalarının farklı yöntemlerle araştırılabileceği öngörülmektedir.</p> Ersan Özgür Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3206 3221 10.20491/isarder.2021.1318 Özgüven ve Kariyer Uyum Yeteneklerinin Bireysel Gelişim İnisiyatifi Üzerindeki Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1575 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, kişinin sorun ve zorlukların üstesinden gelme ve amaçlarını gerçekleştirebilme konusunda sahip olduğu güveni ifade eden özgüven değişkeni ile kariyeri ile ilgili durumlara uyum sağlama yeteneğini ifade eden kariyer uyum yeteneği değişkeninin bireyin kişisel kariyerini planlamasına yardımcı olacak şekilde kendini geliştirme istekliliğini ifade eden bireysel gelişim inisiyatifi unsuru üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Yöntem – Araştırma verileri niceliksel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeliyle, kolayda örneklem yöntemi ile seçilen 205 üniversite öğrencisi ile yüz yüze anket vasıtasıyla elde edilmiştir. Ulaşılan veriler Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli (KEKK-YEM) analiz programı SmartPLS3 ile değerlendirilmiştir. Bulgular – Araştırma bulgularına göre içsel özgüven ile kariyer uyum yeteneği alt boyutlarından olan kaygı ve merakın bireysel gelişim inisiyatifi alma üzerinde anlamlı ve olumlu etkisi bulunmuş, dışsal özgüven, kontrol ve güvenin bireysel gelişim inisiyatifi alma üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Tartışma – İçsel özgüveni, merakı ve gelecek kaygısı yüksek olan bireylerin bireysel gelişim inisiyatifi alma düzeylerinin daha yüksek olduğu anlaşılmıştır. Buna göre kişinin geleceğine ve kariyerine yönelik olarak bireysel gelişim inisiyatifini geliştirebilmek için bireylerin daha özgüvenli ve kariyerlerinin gereklerine daha uyumlu hale getirilmeleri konusunda çaba harcanmalıdır.</p> Özgür Çark Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3222 3235 10.20491/isarder.2021.1319 Yöneticilerin Yetenek Yönetimi Yetkinliklerinin İşgörenlerin İşten Ayrılma Niyeti ile İlişkisinde Duygusal Bağlılık, Çalışmaya Tutkunluk ve İş Tatmininin Aracılık Rolü: Bankacılık Sektörü İşgörenleri Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1576 <p>Amaç – Çalışmanın temel amacı, yöneticilerin sahip olduğu yetenek yönetimi yetkinliklerinin, işgörenlerin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisini ve bu ilişkide duygusal bağlılık, çalışmaya tutkunluk ve iş tatmini değişkenlerinin aracı rol üstlenip üstlenmediklerini araştırmaktır. Yöntem – Araştırmanın verileri Antalya’da faaliyet gösteren 5 farklı bankanın 376 işgöreninden anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada algılanan yönetici yetenek yönetimi yetkinliklerinin ölçülmesinde Oehley (2007) tarafından geliştirilmiş olan Yetenek Yönetimi Yetkinlikleri Ölçeği’nden yararlanılmıştır. İşgörenlerin çalışmaya tutkunluk düzeylerini belirlemek amacıyla Schaufeli vd. (2002) tarafından geliştirilen Utrecht Çalışmaya Tutkunluk Ölçeği kullanılmıştır. İşgörenlerin duygusal bağlılıklarını ölçmek için Allen ve Meyer (1990) tarafından geliştirilen ve örgütsel bağlılık ölçeğinin parçası olan duygusal bağlılık ölçeği kullanılmıştır. İşgörenlerin iş tatminini ölçmeye dönük Weiss vd. (1967) tarafından geliştirilen Minnesota İş Tatmini Ölçeği kullanılmıştır. İşgörenin işten ayrılma niyetini ölçmeye dönük Rusbult vd.’nin (1988) işten ayrılma niyeti ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın hipotezleri yapısal eşitlik modellemesinden yararlanılarak test edilmiştir. Bulgular – Araştırmada dört hipotez test edilmiştir. Yöneticilerin yetenek yönetimi yetkinliklerinin işgörenlerin işten ayrılma niyetine üzerinde doğrudan negatif etkisinin olduğunu belirten Hipotez 1 kabul edilmiştir. Yöneticilerin yetenek yönetimi yetkinlikleri ile işgörenlerin işten ayrılma niyeti arasında duygusal bağlılığın aracılık rolüne işaret eden Hipotez 2 de kabul edilmiştir. Yöneticilerin yetenek yönetimi yetkinlikleri ile işgörenlerin işten ayrılma niyeti arasında çalışmaya tutkunluğun aracılık rolüne işaret eden Hipotez 3 desteklenmemiştir. Yöneticilerin yetenek yönetimi yetkinlikleri ile işgörenlerin işten ayrılma niyeti arasında iş tatmininin aracılık rolüne işaret eden Hipotez 4 desteklenmiştir. Tartışma –Alanyazınla tutarlı biçimde, yöneticilerin yetenek yönetimi yetkinliklerinin, işgörenlerin işten ayrılma niyeti üzerinde doğrudan negatif etkisinin olduğu görülmektedir. Bunun yanında, yine alanyazınla tutarlı biçimde işgörenlerin duygusal bağlılıklarının ve iş tatminlerinin yöneticilerin yetenek yönetimi yetkinlikleri ile kendilerinin işten ayrılma niyetleri arasında aracı rol oynadığı dikkat çekmektedir. Yöneticilerinin yetenek yönetimi yetkinliklerinin yüksek olduğu algısıyla, örgüte duygusal olarak bağlılıkları ve iş tatmini düzeyleri artan yetenekli işgörenler bunun etkisiyle işletmeden ayrılma niyetinden uzaklaşmaktadır. Diğer yandan, işgörenlerin çalışmaya tutkunluğunun yöneticilerin yetenek yönetimi yetkinlikleri ile işgörenlerin işten ayrılma niyeti arasında aracılık rolünün olmadığı görülmektedir. Bu durumda, çalışmaya tutkunluğun aracılık etkisine ilişkin elde edilen sonucun alanyazınla örtüşmediği söylenebilir. Bu sonucun test edilen ana model bağlamında, çok sayıda değişkenin ilişkisinin aynı anda ele alınmasından ileri gelebileceği düşünülmektedir.</p> Hüseyin Boz Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3236 3264 10.20491/isarder.2021.1320 Ev Dışı Gıda Tüketim Sınıflarının Yapay Sinir Ağları İle Tahmin Edilmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1577 <p>Amaç – Gerçekleştirilen araştırmanın amacı, Türkiye hanehalkı ev dışı gıda tüketim sınıflarının tahmin edilmesidir. Yöntem - Çalışmada kullanılan veriler Türkiye İstatistik Kurumu tarafından derlenen Hanehalkı Bütçe Anketine aittir. 2019 yılına ait toplam 11.521 hanehalkından elde edilen veriler çalışmanın analizinde kullanılmıştır. Ev dışı gıda tüketim sınıfının belirlenmesinde Yapay Sinir Ağları yöntemi kullanılmıştır. Bulgular - Yapay Sinir Ağları yönteminde, hanelerin %70’i kullanılarak modelin eğitimi gerçekleştirilmiş, kalan %30’u ise test aşaması için ayrılmıştır. İkili sınıflandırma problemlerinin değerlendirilmesinde kullanılan karşıtlık matrisi ile bu matristen elde edilen metrikler ile kurulan modelin performansı ölçülmüştür. Model eğitim aşamasında %73.12, test aşamasında ise %73.39 doğruluk oranına sahiptir. Modelin duyarlığı eğitim aşamasında %77.28, test aşamasında ise %80.39’dir. Modelin kesinliği test aşamasında %71.22, test aşamasında ise %69.73’dür. Metrikler ve metriklere ait yorumlar bulgular kısmında detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Kurulan modelin eğitim ve test aşaması sonuçlarından hesaplanan metrikler incelendiğinde sistemin doğru ve tutarlı sonuçlar elde ettiği görülmüştür. Tartışma – Literatürde incelenen çalışmalardan elde edilen değişkenlerin haricinde modele eklenen değişkenlerin, kurulan Yapay Sinir Ağları modelinin sınıflandırma doğruluğunu arttırdığı görülmüştür. Türkiye hanehalkı ev dışı gıda tüketimi ile yapılan çalışmaların tamamına yakını ekonometrik modeller kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Eklenen yeni değişkenler ile kurulacak ekonometrik modellerin, daha önce elde edilen modellerin sonuçlarını değiştireceği düşünülmektedir. Yapay Sinir Ağları yöntemi kullanılarak Türkiye hanehalkı ev dışı gıda tüketim sınıfının tahmin edilmesine yönelik literatürde bir çalışmaya rastlanılmamış olması nedeniyle gerçekleştirilen çalışmanın literatüre katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.</p> Uğur Ercan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3265 3277 10.20491/isarder.2021.1321 Psikolojik Dayanıklılık, Çalışan Dayanıklılığı, Örgütsel Dayanıklılık İle İş Tatmini Arasındaki İlişkiler: Hizmet Sektörü Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1578 <p>Amaç – Günümüzde işletmeler yoğun bir rekabet ortamında ve baş döndüren bir gelişim hızına sahip olan teknolojik ilerlemeler ile çevrili bir şekilde faaliyet göstermektedir. Bu sürekli değişen iş atmosferinde hayatta kalabilmenin koşullarından biri de iş görenlerin ve örgütlerin dayanıklı olmasıdır. Bu çalışmada bireylerin dayanıklılığını yansıtan psikolojik ve çalışan dayanıklılığı kavramları ile örgütsel dayanıklılık arasındaki ilişkileri incelemek ve tüm bu dayanıklılık türlerinin çalışanların iş tatmini üzerindeki etkisini ortaya koymak hedeflenmiştir. Yöntem – Araştırma kapsamındaki veriler Mersin ilinde finans ve lojistik sektörlerinde çalışan 208 iş görenden anket yolu ile toplanmıştır. Verilerin analizi için öncelikle normallik analizi, güvenilirlik analizi ve tanımlayıcı analizler gerçekleştirilmiştir. Daha sonra değişkenler arasındaki ilişkilerin tespiti için ise korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular – Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre psikolojik dayanıklılığın çalışan dayanıklılığını pozitif yönde ve çalışan dayanıklılığının örgütsel dayanıklılığı pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca psikolojik dayanıklılığın ve örgütsel dayanıklılığın iş tatminini pozitif yönde etkilediği, çalışan dayanıklılığının ise iş tatmini üzerinde bir etkisi olmadığı belirlenmiştir. Tartışma – Dayanıklı çalışanlara sahip olmak isteyen işletmelerin öncelikle çalışanların psikolojik dayanıklılığını arttırmaya yönelik faaliyetlerde bulunması gerekmektedir. Bununla beraber çalışanlar arasında örgütsel dayanıklılık algısını oluşturabilmek için de bir takım eylem planlarına ihtiyaç vardır. Böylelikle çalışan iş tatmininin artışı sağlanabilir.</p> Gaye Onan Mithat Turhan İlter Helvacı Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3278 3292 10.20491/isarder.2021.1322 Social Marketing Studies on Health Interventions in Turkey: A Systematic Review and Validation on Theory and Model Use https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1579 <p>Purpose – The aim of the study is to draw the attention of researchers and practitioners to the benefits of using theory and models in social marketing studies, which theories or models are mostly used in social marketing health interventions in Turkey and how they are being used. Design/methodology/approach – The studies to be included in the research were determined by systematic review before the analyzes and then the application was made with the STROBE and SRQR guidelines (international evaluation norms) to ensure the validation of the studies. After the validation evaluation, the theory and model use in the relevant studies was examined. In order to ensure the objectivity of the evaluation process in the study, a statistician and the author of the study rated the relevant studies in accordance with the guidelines. Consistency between raters was demonstrated by the Blant-Altman (1986) method. Results – After the systematic review, 8 quantitative studies and 9 qualitative studies were evaluated with international conformity lists. In the evaluated norms, it has been observed that the studies on the subject comply with the international standards by more than 60%. In this case, it can be said deterministically that the suggestions to be given or compiled on the subject of the study meet both national and international norms and their scientific quality meets the expectations. Discussion – Although the connection between theory and model use in the development of social marketing studies and well-designed interventions has been revealed in the literature, it is seen in the literature review that a large number of social marketing studies in Turkey do not use theory and model or do not report theory and model use in detail. This result is also similar to the international literature. It has been seen that social marketers need to have knowledge of behavioural theory and models, as well as how to integrate them into health interventions. In addition, studies in the field of health interventions need to be supported and diversified with studies other than smoking and audience analysis.</p> Tolga Şentürk Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3293 3309 10.20491/isarder.2021.1323 Pay Getirilerinin Basıklık ve Çarpıklığının İflas ve Temerrüt Olasılıkları Üzerine Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1580 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı şirket pay getirilerinin ilk dört momentini (ortalama, volatilite, basıklık ve çarpıklık) kullanarak finansal rasyo kullanan iflas ve temerrüt modellerinin tahmin gücünü artırmaktır. Yöntem – Çalışmada 1980 ile 2011 arasında halka açık yaklaşık 10.000 Amerikan şirketi için istatistiksel iflas, temerrüt, ve finansal sıkıntı olasılıklarını açıklayan bir çokterimli lojistik modeli kestirilmektedir. Bulgular – Elde edilen sonuçlar, pay getirilerinin ilk dört momentinin ve bunları gecikmeli değerlerinin halka açık Amerikan şirketlerinin iflas ve temerrüt olasılıklarını efektif olarak tahmin edebildiğini göstermektedir. Tartışma – Günümüzde şirketlerin iflas ve temerrüt olasılıkları oynaklık göstermekte ve kısa süre içinde değişebilmektedir. Bu olasılıkların tahmininde kullanılan finansal rasyolar üç ayda bir güncellenirken, pay getirileri hızlı frekanslarda (örneğin dakika bazında) güncellenebilmektedir. Bu sebeple, iflas ve temerrüt modellerinde finansal rasyolara ek olarak pay getirilerinin kullanılması bu modellerin tahmin gücünü önemli ölçüde artıracaktır.</p> Emrah Ahi Levent Güntay Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3310 3325 10.20491/isarder.2021.1324 Çalışan Sesi ile İşveren Markası İlişkisi: Karmaşık Devamlılık ve Farklılık Algısının Ardışık Aracılık Etkileri https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1581 <p>Amaç – Araştırmanın temel amacı çalışan sesi, karmaşık devamlılık, işveren markası ve farklılık algısı değişkenleri arasındaki ilişkileri Ankara’da lojistik sektöründe faaliyet gösteren bir örgütün çalışanları örnekleminde ele almaktır. Yöntem – Araştırma modeli karmaşık devamlılık ve farklılık algısı değişkenlerinin çalışan sesi ile işveren markası algısı ilişkisindeki ardışık aracılık etkileri üzerine oluşturulmuştur. Araştırma 2021 Nisan-Mayıs aylarında, kolayda örnekleme tekniği ile ulaşılan lojistik sektöründe faaliyet gösteren bir örgütün 336 işgöreninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Anket yöntemi ile elde edilen veriler paralelinde, SPSS26 ve SPSS PROCESS macro 2.16.3 programları kullanılarak korelasyon ve regresyon analizleri ile hipotezler sınanmıştır. Bulgular – Analiz sonuçlarına göre, Hayes (2018)’in Model 6’sından hareketle, karmaşık devamlılık ve farklılık algısının, çalışan sesinin işveren markasına olan etkisine ardışık aracılık etkileri bulgulanmıştır. Tartışma – Çalışan sesi, karmaşık devamlılık, işveren markası ve farklılık algıları konularının etkin yönetimi örgütlere öz yeteneklerine odaklanma açısından yarar sağlamaktadır. Bu bağlamda, örgütler iyi fikirlerin hiyerarşik seviyeye bakılmaksızın her bir çalışandan gelebileceğini sürekli akılda tutmalıdır. Karmaşık devamlılık gibi durumları ortadan kaldırmanın neredeyse imkânsızlığı dikkate alındığında, çalışanların ve örgütlerin güven, adalet, iyi niyet, dürüstlük, duygu ortaklığı gibi sınır koyulamaz erdemler noktasında birbirlerine uyum göstermeleri gerekmektedir. Bir örgüt istihdam etsin ya da etmesin farklılıklara duygu ortaklığı ile yaklaşarak bireyden topluma kadar herkese fayda sağlama çabası içerisinde olmalıdır. Özetle, çalışanlar adına ve onlar için yapılan tüm “iyi” şeylerin işveren markası algısını güçlendireceği kesindir.</p> Osman Benk Alptekin Sökmen Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3326 3345 10.20491/isarder.2021.1325 Bitcoin İçin Volatilite Tahmini: Simetrik ve Asimetrik Garch Modelleri İçin Ampirik Bir Uygulama https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1582 <p>Amaç - Bu araştırmanın amacı, kripto para piyasasında en büyük kapitalizasyona ve en çok işlem hacmine sahip kripto para olan Bitcoin’in, volatilitesini en iyi açıklayan modelin incelenmesidir. Yöntem – Araştırmada; GARCH (Doğrusal Olmayan Genelleştirilmiş Otoregresif Koşullu Heteroskedastisite) sınıfı olan; GARCH, EGARCH, IGARCH, GJR, FIGARCH-BBM, FIGARCH-CHUNG, FIEGARCH, FIAPARCH-BBM, FIAPARCH-CHUNG ve HYGARCH modelleri kullanılmıştır. Araştırmada Bitcoin’in, 30.04.2013 ile 26.02.2021 dönemindeki 2860 günlük ABD Doları (USD) cinsinden günlük kapanış fiyat değerleri, veri seti olarak kullanılmıştır. Bulgular - Araştırma sonucuna göre Bitcoin için en uygun tahminler, HYGARCH modeli ile yapılmaktadır. Ayrıca örneklem dışı oynaklığı en iyi öngören ve en yüksek performansa sahip olan GARCH modeli; 1 günlük öngörü için FIAPARCH-BBM modeli, 5 ve 10 günlük öngörü için ise FIGARCH-CHUNG modelidir. Tartışma - Bitcoin fiyat oynaklığı, Bitcoin opsiyonlarını fiyatlandırma formüllerinde, portföy seçiminde ve risk ölçümünde önemli bir girdidir. Bu nedenle, Bitcoin fiyatlarındaki dalgalanmanın modellenmesi ve tahmin edilmesi, hem bireysel ve kurumsal yatırımcılar için hem de teorisyenler için büyük bir öneme sahiptir. Bu nedenle araştırma sonuçlarının, bireysel ve kurumsal yatırımcıların portföy riski tahminlerinde faydalı olacağı düşünülmektedir. Gelecekteki araştırmalarda, farklı kripto paralar için farklı volatilite tahmin modellerin performanslarının incelenmesi ile bireysel ve kurumsal yatırımcılara yeni ve faydalı bilgiler sunulabileceği de düşünülmektedir.</p> Ahmet Bülent Atasoy Gülfen Tuna Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3346 3359 10.20491/isarder.2021.1326 Adli Muhasebe Uygulamalarına Yönelik Kısıtlayıcı Faktörlerin Değerlendirilmesi: Şanlıurfa Muhasebe Meslek Mensupları Uygulaması https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1583 <p>Amaç – Bu çalışmada adli muhasebe uygulamaları ile ilgili belirlenen kısıtlayıcı faktörlere ilişkin muhasebe meslek mensuplarının bakış açılarının demografik özellikleri çerçevesinde anlamlı farklılık barındırıp barındırmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem – Araştırmanın amacı doğrultusunda adli muhasebenin uygulanmasına ilişkin kısıtlayıcı faktörlere yönelik muhasebe meslek mensuplarının bakış açıları demografik özellikleri kapsamında herhangi bir farklılığın olup olmadığını belirlemek için model önerilmiştir. Model; normallik testi, faktör, güvenilirlik, geçerlilik ve korelasyon analizleri ile test edilmiştir. Modelde bağımlı değişkenler olarak ilgili kısıtlayıcı faktörler, bağımsız değişkenler olarak muhasebe meslek mensuplarının demografik özellikleri değerlendirilmiştir. Şanlıurfa Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirleri çalışmanın evrenini kapsamaktadır. Örneklem büyüklüğünün belirlenmesinde Yazıcıoğlu ve Erdoğan’ın (2004: 50) önerdiği örneklem tablosundan faydalanılmıştır. Buna bağlı olarak çalışmada 112 katılımcıdan anket yöntemiyle veriler elde edilmiştir. Bulgular – Adli muhasebe uygulamalarına ilişkin kısıtlayıcı faktörler ile demografik özellikler arasında istatistiki anlamlılıkta bir farklılık tespit edilmemiştir. Buna karşın kısıtlayıcı faktörler arasında istatistiki anlamlılıkta bir ilişki belirlenmiştir. Buna göre muhasebe meslek mensuplarının adli muhasebe uygulamalarına yönelik belirlenen farklı boyutlara ilişkin kısıtlayıcı faktörlere yüksek düzeyde ve aynı doğrultuda katılım sağladıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte muhasebe meslek mensupları özellikle meslek örgütlerinin adli muhasebe eğitimlerindeki rollerine ilişkin ifadelerde kararsız bir tutuma sahip oldukları belirlenmiştir. Tartışma – Adli muhasebe uygulamalarına yönelik belirlenen hususların oluşturulması veya geliştirilmesinin gerekliliği muhasebe meslek mensupları tarafından ortaya konulmuştur. Buna göre adli muhasebenin; yasal bir zemine kavuşturulması, mevzuat ve standartlarının oluşturulması, eğitimlerinin akademik müfredatlar ile sağlanması ve hizmet bedellerinin bağımsızlıklarını zedelemeyecek kaynaklardan ödenmesi gerekmektedir. Bu sonuçlar literatür çalışmalarında ifade edilen adli muhasebe uygulamalarına ilişkin yasal çerçevenin oluşturulması, standartlarının, bilinirliğinin sağlanmasına ilişkin neticelerle benzerlik göstermiştir.</p> Gülden Kadooğlu Aydın Ömer Faruk Demirkol Neslihan Tancı Yıldırım Abdulrezzak İkvan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3360 3374 10.20491/isarder.2021.1327 Çevrimçi Araştır Mağazadan Satın Al Yönteminin Anlık Satın Alma Davranışına Etkisi: Türkiye`de Sigorta Brokerliğinde Çalışanların İncelenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1584 <p>Amaç – Dünyada son yıllarda popüler olan ve durumsal faktörlere dayanan omnikanal yöntemlerinden biri olan ÇAMSA (Çevrimiçi Araştır Mağazadan Satın Al) yönteminin, tüketicilerin anlık satın alma davranışlarına etkisinin incelenmesidir. Yöntem – Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden “Betimsel Yöntem” kullanılmıştır. Yapılan anketlerden toplanan veriler üzerinde betimsel istatistik analizleri yapılmış ve verilere ait frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, çarpıklık, basıklık gibi betimsel istatistik bulguları sunulmuştur. Daha sonra hipotezlere uygun istatistiksel analiz yöntemleri seçilmiş ve bağımlı değişkenlerle bağımsız değişkenler arasındaki ilişki ve farklar ortaya konulmuştur. Bulgular – Analizler sonrası ÇAMSA ölçeğinin anlık satın alma davranışı üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Ancak aracı değişken rolündeki durumsal faktörler değişkeninin anlık satın alma davranışı üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Bu bağlamda durumsal faktörler değişkeninin ÇAMSA ölçeği ve anlık satın alma davranışı üzerinde tam bir aracı rolüne sahip olduğu söylenebilir. Tartışma – Omnikanal yöntemlerinden ÇAMSA`nın anlık satın alma davranışlarına etkisi düşünülmüş ancak durumsal faktörlerin anlık satın alma davranışını ciddi bir şekilde etkilediği görülmüştür. Tüketici anlık satın alma davranışı ile ilgili çalışmalar incelendiğinde ÇAMSA`nın satın alma davranışına etkisinin ilk defa çalışıldığı görülmektedir. Bununla birlikte sanal mağaza atmosferinin veya fiziksel mağaza atmosferinin anlık satın alma davranışına etkisi çalışılmıştır. Araştırma bu çalışmaya özgü yapılan analizler doğrultusunda detaylandırılmaktadır.</p> Gonca Telli Ali Gök Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3375 3391 10.20491/isarder.2021.1328 An Investigation of Employee Performance Differences between Native and Immigrant Employees https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1585 <p>Purpose - Employee performance assessments are carried out using different techniques and tools, including subjective scales. Moreover, with the increase of immigration for work around the world, there is a question about the difference in employee performance between local and immigrant workers. The research aims to investigate the differences in employee performance between native and immigrant employees. Design/methodology/approach – This research presents data from Turkey on employee performance using a subjective scale with three dimensions. A total of 113 questionnaires were analysed from employees of NGO firms in Turkey, while the sample included native Turkish employees and immigrant employees. The analysis techniques included verification of the measurement model through confirmatory factor analysis, as well as a structural model and Pearson’s correlation for relationship testing. An ANOVA test was used for the testing of significant differences between the two ethnic groups. Findings – The CFA showed an acceptable fit of the measurement model for employee performance, while the reliability of the scale showed an overall Cronbach’s alpha of 0.951. The structural model showed strong correlations between the three dimensions of employee performance: contextual and adaptive (β = 0.864, p &lt; 0.001), task and adaptive (β = 0.878, p &lt; 0.001), and tasks and contextual (β = 0.919, p &lt; 0.001). The Pearson’s correlations confirmed similar results of the structural model. The results of the research indicated that despite the apparent difference in aggregated mean score on the indicator and dimension levels, there were no significant differences in subjective employee performance evaluation at the 0.05 level between local and immigrant employees. Discussion – The ANOVA results confirmed the hypotheses of the research that assumed no significant differences between native and immigrant workers in terms of their performance. While research in the literature assumes that immigrant workers can have negative impacts on micro and macro-economic indicators, the Turkish case study confirms that immigrant workers can achieve work requirements and productivity. There were slight differences with regards to adaptive performance, which were noticed but not statically significant for the native workers. However, these differences are expected to diminish using specific organizational strategies.</p> Emad Anver Albayatı Şule Erdem Tuzlukaya Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3392 3401 10.20491/isarder.2021.1329 The Relationship Between Marketing Planning Capability and Export Performance in International Marketing Process: Konya Case https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1586 <p>Purpose – In this study, the relationship between factors affecting export performance and marketing planning capability with export performance has been investigated. Design/methodology/approach – The study was carried out on 157 export companies operating in Konya. Statistical package programs were used to analyze the data, and descriptive statistics, correlation analysis and regression analysis were performed. Findings – As a result of the research, it has been determined that there is a close relationship between factors affecting export performance (Export experience of the firm employees, export experience of the firm, export market information, export commitment) and both marketing planning capability and export performance. In addition, it has been observed that the employees of the participating firms are in good standing in terms of information, experience and capability. On the other hand, it has been determined that the participating companies are relatively inadequate in some areas that have the potential to affect export performance. These issues are: Making and implementing comprehensive plans, recognizing competitors, focusing heavily on foreign markets, clearly revealing export targets, determining export strategies clearly and employing a sufficient number of foreign trade employees, etc. As a result, it can be said that the participant firms have sufficient awareness of exports, but their performance in the field is insufficient. Discussion – It is difficult to achieve a successful export performance in international markets. In order to ensure efficiency in business processes and achieve the determined goals, employees and firms need to improve their capabilities in knowledge, experience and skills. In addition, firms should be export oriented, prepare comprehensive plans, develop strategies according to these plans, allocate sufficient resources for exports and focus on foreign markets. It can be said that a strong marketing planning capability will contribute to the firm and increase export performance in this process.</p> Ömer Faruk Güven Murat Çakırkaya Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3402 3416 10.20491/isarder.2021.1330 Psikolojik Güçlendirmenin Yenilikçi İş Davranışı Üzerindeki Etkisinde İşle Bütünleşmenin Aracı Etkisi: Öğretmenler Üzerinde Ampirik Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1587 <p>Amaç - Bu çalışmanın amacı psikolojik güçlendirmenin yenilikçi iş davranışı üzerindeki etkisinde işle bütünleşmenin aracı etkisini incelemektir. Yöntem – Araştırmanın amacı doğrultusunda gelecek nesillerin yetişmesinde kilit rol üstelenen öğretmenlerin katılımı ile araştırma verileri toplanmıştır. İlgili araştırma değişkenlerine ait geçerliliği ve güvenilirliği kabul edilen ölçeklerle birlikte bir takım demografik değişkenleri içeren çevrimiçi anket formları hazırlanmış ve Türkiye genelinden 412 öğretmene ulaşılmıştır. Elde edilen veriler PROCESS MACRO eklentisi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular – Araştırma bulguları incelendiğinde psikolojik güçlendirmenin yenilikçi iş davranışı üzerindeki etkisinde işle bütünleşmenin aracı etkiye sahip olduğu görülmektedir. Tartışma - Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar, önemi giderek daha geniş kesim tarafından kabul edilmeye başlanan yenilikçi iş davranışının öncüllerini anlamak bakımından önemlidir. Bu kapsamda gelecekte yürütülecek araştırmalar ve iş dünyasındaki uygulamacılar için çeşitli öneriler sunulmaktadır.</p> Mustafa Canbek Mehmet Ali İpek Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3417 3427 10.20491/isarder.2021.1331 Determining the Factors Affecting Liquidity Risk in Insurance Companies: Borsa İstanbul Example https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1588 <p>Purpose - Insurance companies face two types of risks when fulfilling their obligations. The first type of risks involves structure-specific risks available in insurance business. Among the insurance risks are death risk, longevity risk, natural disaster risk, premium risk, editing risk, etc. Such risks affect the performance and profitability of insurance companies. The second type of risks involves financial risks. Insurance companies seek to invest the premiums they collected in several investment instruments available for money and capital markets such as securities. Among these instruments are common stocks, debt instrument, exchange, etc. Insurance companies are subject to financial risks due to such instruments they hold. Stock risk, interest risk, exchange rate risk, liquidity risk, etc. are among the risks insurance companies are commonly exposed to. The purpose of this study is to identify the factors affecting the liquidity risk available in insurance companies. Design/methodology/approach – Factors affecting the liquidity risk were intended to be identified using the main variables of liquidity for 5 insurance companies which are listed in Borsa Istanbul Stock Exchange (BIST) with a panel data regression analysis for a period between 2014 and 2020. Results - The results of the analysis showed that the variables of loss ratio and return on equity are negatively correlated with the liquidity risk while variables such as company size and return on assets are positively correlated with the liquidity risk. Discussion - The results of the study show the main indicators that insurance companies should pay attention to in order not to experience a liquidity-based risk. An insurance company that can manage its liquidity risk by taking these key factors into account will have an optimal size of liquidity and at the same time maximize its operating performance.</p> İsmail Yıldırım Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3428 3434 10.20491/isarder.2021.1332 The Impact of the Personality Traits of an Actor on Their Position in the Social Network: A Study on Public Employees https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1589 <p>Purpose – The aim of this research is examining whether the personality traits of the actors within a given social network have an impact on their partaking as central actors in the network and maintaining their brokerage role between the actors who do not have a connection. Design/methodology/approach – The network sample of the research consists of 73 individuals that worked in the same unit of a public institution located in Ankara. In order to make social network analysis, the answers obtained from the questions asked to the actors were transferred to the UCINET program by creating a 73*73 matrix, and betweenness, centrality and network diagram analyzes were made. Then, the values obtained from the questionnaires made in order to determine the personality traits of the actors were entered into the SPSS 20 package program. Finally, within the scope of the analysis of the study, correlation and regression analyzes were carried out to determine whether there is a relationship between the data obtained from social network and personality traits. Findings – As a result of the analyses, the actors who has a high level of Machiavellian and neurotic personality traits fill the gaps within the social network and assume the role of a bridge / a broker. It is also founded that there is a negative relationship between the actor's neurotic personality traits and their centrality positions within the network. On the other hand, the actor's with high agreeableness personality trait are observed to be positioned at the center within the network. Discassion – The absence of a study in the literature that deals with social network connections and personality traits together reveals the originality of the study.</p> Pınar Fayganoğlu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3435 3452 10.20491/isarder.2021.1333 Sağlık Kurumlarında Çalışan Hemşirelerin Tükenmişlik Algılarının İşten Ayrılma Niyetlerine Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1590 <p>Amaç – Sağlık emekçileri içinde en büyük grubu oluşturan ve hasta ile birlikte uzun süreli çalışan hemşireler, çalışma ortamındaki olumsuzluklardan en fazla etkilenen sağlık çalışanları olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, sağlık kurumlarında çalışan hemşirelerin tükenmişlik algılarının işten ayrılma niyetlerine etkisini incelemektir. Yöntem – Araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri zincir örnekleme yöntemiyle, Mersin ve Adana illerinde erişilebilen ve çevrimiçi ankete katılım gösteren 464 hemşireden elde edilmiştir. Veri toplama formu Tükenmişlik Ölçeği, İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği ve demografik sorulardan oluşmaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere SPSS ve AMOS programında regresyon ve korelasyon analizleri yapılmıştır. Bulgular – Tükenmişliğin alt boyutlarını oluşturan, duygusal tükenme ve duyarsızlaşmanın, bağımlı değişken işten ayrılma niyeti üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğu; üçüncü boyut olan kişisel başarının, bağımlı değişken işten ayrılma niyeti üzerinde anlamlı ve negatif bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca işten ayrılma niyetinde olan hemşirelerin %38’inin işini bırakmayı son 1 yıl içinde düşünmeye başlamış olmasının, Covid-19 salgını sürecinin yoğun ve yıpratıcı etkisiyle ilgili olması yüksek ihtimaldir. Tartışma – Önceki çalışmalarda önerilen duygusal emek davranışı geliştirme çabalarının çok ötesinde sistemli ve sürdürülebilir programlarla, ülke genelinde ve tüm sağlık sektörü çalışanlarını içerecek şekilde stratejiler formüle edilmeli ve uygulanmalıdır. Özellikle kişilik özellikleri başta olmak üzere çok farklı değişkenleri dikkate alarak yapılacak kapsamlı ve boylamsal çalışmalar, sağlık çalışanlarının işe alınması, çağın ihtiyacına göre eğitim ve gelişim sağlanması ve elde tutulması konusunda kilit rol oynayacaktır.</p> Özlem Köroğlu Emel Bahar Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3453 3466 10.20491/isarder.2021.1334 Bağımsız Denetim Kalitesi Üzerinde Etkili Olan Faktörler Üzerine Bir Yapısal Eşitlik Modellemesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1591 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, bağımsız denetim sürecinin kalitesini etkileyen unsurları literatürdeki çalışmalara dayanarak belirlemek ve bu unsurların bağımsız denetim kalitesi üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Yöntem – Bu araştırma kapsamında denetlenen işletme, bağımsız denetim firması, bağımsız denetçi, bilişim teknolojisi kullanımı ile yasal düzenlemeler ve kurumların bağımsız denetim kalitesi üzerindeki etkisini inceleyen araştırma modeli ele alınmıştır. Araştırma modeli parametrik olmayan bir yöntem olan kısmi en küçük kareler yöntemi (PLS-SEM) ile test edilmiştir. Araştırma verileri yapılandırılmış anket tekniği kullanılarak, uygun örnekleme ve kartopu örnekleme tekniklerinden faydalanılarak Türkiye’de bağımsız denetim faaliyetinde bulunan bağımsız denetçilerin seçilmesi ile elde edilmiştir. Veriler, 80 kişilik örneklem büyüklüğü ile yapısal eşitlik modellemesi yöntemi ve SmartPLS 3.2.4 yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular – Araştırmanın bulguları; demografik bulgular, ölçek modeline ilişkin bulgular ve yapısal model bulguları olmak üzere üç başlık altında incelenmiştir. Demografik bulgular ile araştırmaya katılan bağımsız denetçilerin cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, unvan, yetkiye sahip oldukları yıl sayısı, bir denetim firmasına ortak olma ya da bir denetim firmasında çalışma durumları ve denetim firmasındaki unvanları değerlendirilmiştir. Ölçek modeline ilişkin bulgularda ise güvenilirlik analizi sonucunda belirlenen değişkenlerin (Denetlenen İşletme, Bağımsız Denetim Firması, Bağımsız Denetçi, Bilişim Teknolojisi Kullanımı ve Yasal Düzenlemeler ve Kurumlar) ölçeklerinin güvenilirlikleri onaylanmıştır. Yapısal model bulgularına göre de oluşturulan model ile bağımsız değişkenlerin bağımsız denetim kalitesini %70 oranında açıkladığı ve ileri sürülen hipotezlerden de Hipotez 1, 3 ve 5’in kabul edilerek Denetlenen İşletme, Bağımsız Denetçi ve Yasal Düzenlemeler ve Kurumlar olmak üzere bu 3 değişkenin bağımsız denetim kalitesini etkilediği sonucuna varılmıştır. Tartışma – Araştırmanın sonucuna göre; denetlenen işletme, bağımsız denetim sürecinde rol alan bağımsız denetçi ve bağımsız denetim faaliyeti ile ilgili yasal düzenleme ve kurumların bağımsız denetim kalitesi üzerinde etkileri bulunmaktadır. Ayrıca kaliteli bir bağımsız denetimin gerçekleştirilmesinde en fazla etkili olan unsurun bağımsız denetçi olduğu söylenebilmektedir. Bu durum da her ne kadar gelişen teknolojilerin denetim süreçlerini etkilemiş olmasına rağmen bu süreçleri ve teknolojileri uygulayan kişiler olan bağımsız denetçilerin kaliteli bir denetim gerçekleştirilmesindeki rolünün yadsınamayacak derecede fazla olduğunu açıklamaktadır.</p> Şebnem Ada Mahmut Yardımcıoğlu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3467 3485 10.20491/isarder.2021.1335 Algılanan Kurumsal İmajın Örgütsel Özdeşleşmeye Etkisi Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1592 <p>Amaç – Kurumsal imaj; kurumun hedef kitle, iç ve dış paydaşlar tarafından nasıl algılandığını, kuruma ilişkin duygu, düşünce ve izlenimlerini belirtir. Örgütsel özdeşleşme ise, çalışanların örgüt ile psikolojik birlikteliğini, çalışan ve örgüt ilişkisindeki uyumu açıklar. Bu çalışmanın amacı, algılanan kurumsal imajın örgütsel özdeşleşme üzerindeki etkisinin bir kamu kurumundaki durumunun incelenmesidir. Bunun yanında katılımcıların kurumsal imaj algıları ve özdeşleşmelerinin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının araştırılmasıdır. Yöntem – Çalışmada öncelikle literatür taraması yapılarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Araştırmada veri toplamak için kullanılan anket formu; algılanan örgütsel özdeşleşme, algılanan kurumsal imaj ve demografik bilgilere yönelik ifadelerin yer aldığı toplam üç bölümden oluşmaktadır. Örgütsel özdeşleşme algısını ölçmek için Mael ve Ashforth (1992) tarafından geliştirilen ve Sökmen, Ekmekçioğlu ve Çelik (2015) tarafından yapılan çalışmada kullanılan Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği kullanılmıştır. Kurumsal imaj algısını ölçmek için ise Taner Uluçay (2012) tarafından geliştirilen Örgütsel İmaj Ölçeği kullanılmıştır. Çalışma Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde görev yapan 277 akademik ve idari personel ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Çalışma sonuçlarında bireylerin kurumsal imaj algıları ve örgütsel özdeşleşme düzeylerinin demografik değişkenlere göre farklılaştığı, algılanan kurum imajının örgütsel özdeşleşmeyi pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Tartışma – Çalışma bir kamu kurumu üzerinde inceleme yoluyla, kurumsal imaj algılamasının demografik değişkenlere göre farklılaşmakla beraber, işgörenlerin örgütsel özdeşleşme düzeyi üzerinde olumlu etkisinin olduğunu tespit ederek literatüre katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda, çalışan motivasyonunu artırmak ve örgütsel özdeşleşme düzeylerini yükseltmek isteyen kurumların tüm paydaşlarca olumlu yönde algılanan bir kurum imajı geliştirmeye yönelik çalışmalara gereken önemi vermeleri gerekmektedir.</p> Aslı Öztürk Adnan Akın Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3486 3497 10.20491/isarder.2021.1336 The Mediating Role of Green Practices in the Relationship between Effective Leadership Practices and Business Competitiveness https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1593 <p>Purpose – This research examines the mediating roles of green supply chain management practices, namely, green purchasing practices (GPP), green manufacturing practices (GMAP), green distribution/ packaging practices (GDPP), and green marketing practices (GMP) between two components of effective leadership practices: leading organizational practice (LOP) and leading staff practice (LSP) and business competitiveness (BC). Design/methodology/approach – The research applied a quantitative approach, and a survey instrument was designed to collect empirical data from the Cihan group in Iraq. The data were analyzed by using partial least squares – structural equation modeling (PLS-SEM). Findings – The results showed that LOP is significantly related to the green practices: GPP, GMAP, GDPP, and GMP. The research showed that LSP is positively associated with green supply chain practices: GPP, GMAP, GDPP, and GMP. The results also revealed the direct relationship between the same practices: GPP, GMAP, GDPP, and GMP with BC. The results showed that there was no significant correlation between LOP and BC. Meanwhile, LSP was positively and significantly related to BC. Discussion – The research’s findings revealed that all four practices of GSCM as GPP, GMAP, GDPP, and GMP, fully mediated the impact of LOP on BC since there was no significant direct relationship between LOP and BC. The research showed that green practices in the form of GPP, GMAP, GDPP, and GMP partially mediated the impact of LSP on BC, as the results showed a significant direct relationship between LSP and BC.</p> Ahmad Fathulla Ahmad Georgiana Karadas Halgurd Fathulla Ahmed Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3498 3513 10.20491/isarder.2021.1337 Yiyecek İçecek İşletmelerinde Nomofobinin İşgören Verimliliğine Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1594 <p>Amaç – Bu araştırmada nomofobinin işgören verimliliğine olan etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Yöntem – Araştırma kapsamında Eskişehir’de faaliyet gösteren yiyecek içecek işletmeleri çalışanlarından yüz yüze anket tekniği aracılığıyla veri toplanmıştır. Anket formu nomofobi ve işgören verimliliği ölçekleri ile demografik sorulardan meydana gelmektedir. Araştırma kapsamında 686 kişiden veri elde edilmiştir. Veriler üzerinde frekans dağılımı, faktör analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucu nomofobinin bilgiye ulaşamama, rahat hissedememe, iletişim kuramama ve bağlantıyı kaybetme olarak adlandırılan tüm alt boyutlarının işgören verimliliği üzerinde negatif yönlü anlamlı bir etkisinin olduğu ortaya konulmuştur. Tartışma – Elde edilen verilerden hareketle yapılan analizler nomofobi algısının işgören performansını olumsuz olarak etkilediğini göstermektedir. Bu sonuç literatürdeki birçok çalışma tarafından da desteklenmektedir. Öte taraftan bu çalışmadaki bulguların aksine nomofobinin verimliliği arttırdığı sonucuna ulaşılan bir çalışmaya da ulaşılmıştır. Mevcut nomofobi literatürünün henüz yeni olması, nomofobinin iş yaşamına etkilerini inceleyen çalışmaların sınırlı sayıda olması ve sosyal bilimlerin yapısı göz önünde bulundurulduğunda,,, araştırma sonuçlarının farklılık göstermesi normal bir durum olarak değerlendirilebilir. Bu noktada daha net bir fikir vermesi ve mevcut literatürü güçlendirmesi adına nomofobinin iş yaşamındaki etkilerine yönelik daha fazla çalışmanın yapılması gerektiği düşünülmektedir.</p> Barış Demirci Özel Kılıç Yunus Özhasar Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3514 3524 10.20491/isarder.2021.1338 Analysis of E-Complaint Management in Glamping Businesses within the Scope of a Case Study https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1595 <p>Purpose – The purpose of the study is to create a foresight about what kind of method is followed by glamping businesses in e-complaint management and to develop various recommendations along with the results obtained. Design / Methodology/ Approach – “Case study” was chosen as the qualitative research design of the study and the research data were collected with multiple data sources through document review, participant observation and unstructured interview. The data obtained by in-depth, unstructured, faceto- face interview method with the owner/manager of the glamping business on the management of complaints within the scope of the research and 115 comments for the glamping business in the Google Maps application between November 2020 and April 2021 were subjected to content analysis. The obtained data was analyzed by using the previously licensed MAXQDA© 2018 package program. Results – The data analyzed in the research were evaluated under two categories: “e-complaint” and “e-complaint management”. There are 5 themes under the e-complaint category and 11 themes under the e-complaint management category. The research results have shown that the business responded to positive posts more than negative posts. The business often stated in their responses to the complaints that they were trying to improve themselves, they thanked the guests for their constructive feedback and sharing their experiences and they were sorry for the bad experience. Some complaints were responded only with general statements without any explanatory information, while other complaints were explained not to be true. Discussion – In line with the results of this research, recommendations were made to the glamping business and future academic studies on this subject.</p> F. Kübra Aylan Güney Çetin Gürkan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3525 3543 10.20491/isarder.2021.1339 The Effect of Corporate Governance Mechanisms on Banks Performance Using GLS: The Case From Kenya https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1596 <p>Purpose - This study examines the effect of corporate governance mechanisms on bank performance of Kenya commercial banks. Design/Methodology/Approach - For examining the aim of this research the empirical research was conducted on Kenya Commercial Banks. The data of this study was collected from the annual reports of each bank. The sample used in the analysis was sixteen commercial banks covering the period 2010- 2019. Corporate governance variables are represented by board size, NEDs, number of committees, number of board meetings, and the size of audit committees, while performance was measured using ROA and ROE. The collected data was analyzed using STATAMP13 to test the suggested hypotheses. The three least square 3SLS and generalized least square were used to analyze the obtained data. Findings - The result revealed that NEDs, NBM, and leverage has a negative and significant impact on banks performance, while NC and total asset has a positive significant impact. On the other hand board, size and SAC have a negative and insignificant impact on bank performance. Discussion - Most of the previous studies evaluated the relationships between two or three variables with conflicting and inconsistent results and acknowledgment of its importance in companies, the subject has not received much attention in Kenya and has not been actively debated and that, Kenya have experienced the lack of effective corporate governance practices. This study investigate the corporate governance mechanisms on banking performance from the new perspective measurement.</p> Nahifa Said Soud Nevzat Aypek Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3544 3558 10.20491/isarder.2021.1340 Roles of the Jumps in Foreign Exchange Markets: A comparative Analysis of Non-Parametric Jump Tests https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1597 <p>Purpose – The purpose of this study was to examine the effects of macroeconomic releases on jumps in foreign exchange markets using Barndorff-Nielsen and Shephard (2006), and AitSahalia and Jacod (2009) non-parametric jump detection tests and excel based event study methods are used to explore this effect. As part of this aim, the following questions were asked: "What are the differences between jump detection methods?". "Do jumps have long-term memory?". "Which type of event has more effect on foreign exchange markets?. Do US-based news have more effects on any market?". "Do co-jumps provide valuable information for the market practitioner?" and "Do co-jumps provide the significant signals?". Design/methodology/data – The U.S, the U.K, Switzerland, Germany, Japan, France, Italy and Spain are represented as developed markets, while Turkey is represented as a developing country in Eastern Europe. I conduct our analysis on the foreign exchange market. The research data begins on January 1, 2010, and ends on December 31, 2016, with seven years of available high-frequency data. The highfrequency exchange rate data, extracted from www.histdata.com and Bloomberg data vendors. Each quote is time-stamped to seconds with two decimals in Greenwich Mean Time to Eastern Standart Time (GMT), starting from 00.00 Eastern Time (ET) to 23:59 GMT. Therefore, there are 1440 1-Minute, 288 5- minute, 96 15-minute, 48 30-minute, and 24 60-minute intervals during the 24-hour foreign exchange market. Findings – This study shows that scheduled news related to employment, real economic activities, trade balance, GDP, and FOMC rate decisions significantly affect jumps and co-jumps. The detected jumps are related to economic fundamentals, but jumps are only a small proportion of the sample news data. Jump doesn't have a long-term memory. The effect is latent and disappears very quickly (mean reversion in the long term). There are also speeches and unscheduled news, but scheduled news is more influential because it is announced more frequently. Discussion – This research focused on the event time in this paper. However, the post-event time also has an important effect on matching the jumps. The results of this study can be used by finance practitioners and researchers, especially for behavioral finance cases. I established the importance of jumps and their relations with the macroeconomic news announcements. Apart from this research, we can extend this study to wavelet base new non-parametric tests by decomposing data into different time cycles and detect the arrival time of the jumps.</p> Serkan Yeşilyurt Ümit Erol Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3559 3572 10.20491/isarder.2021.1341 Tüketicilerin Fiziksel Mağaza Alışverişlerinde Artırılmış Gerçeklik Uygulaması Olarak Akıllı Ayna Kullanmasının Davranışsal Niyete Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1598 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin fiziksel mağaza alışverişlerinde artırılmış gerçeklik uygulaması olarak akıllı aynayı kullanmaya yönelik davranışsal niyetlerini incelemektir. Yöntem – Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deney ve anket tekniği kullanılarak veriler elde edilmiştir. Araştırmanın örneklem büyüklüğünü 387 katılımcı oluşturmaktadır. Hipotezleri test etmek için tek örneklem t-testi, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular – Tek örneklem t-testi sonucuna göre; akıllı ayna uygulaması, tüketicilerin artırılmış gerçeklik uygulamasını alışverişte kullanma davranışsal niyetleri üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkiye sahiptir. Bağımsız gruplar t-testi sonucuna göre; erkek ve kadınlar arasında ve tek yönlü varyans analizi sonucuna göre; X, Y ve Z jenerasyonları arasında tüketicilerin akıllı aynayı alışverişte kullanmaya yönelik davranışsal niyetlerinde anlamlı bir farklılık yoktur. Basit lineer resgresyon analizi sonuçlarına göre; akıllı aynanın algılanan faydası, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan bilgilendirmesi, algılanan mekânsal gerçekliği ve algılanan eğlencesi, akıllı aynayı alışverişte kullanmaya yönelik davranışsal niyet üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkiye sahiptir. Ayrıca, akıllı aynanın algılanan kullanım kolaylığı, algılanan bilgilendirmesi, algılanan mekânsal gerçekliği ve algılanan eğlencesi, akıllı aynanın algılanan faydası üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkiye sahiptir. Tartışma – Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar literatürdeki çok sayıda çalışma ile benzerlik göstermektedir. Akıllı ayna uygulamasına yönelik olumlu bakış açısının olması, uygulama açısından birçok fırsatı beraberinde getirmektedir.</p> Zübeyir Çelik İbrahim Aydın Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3573 3585 10.20491/isarder.2021.1342 Covid-19 Pandemi Sürecinde Genişletilmiş Benlik Teorisi Perspektifinden Bireylerin Sahiplik Kayıpları https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1599 <p>Amaç – Çalışmada, genişletilmiş benlik teorisi bağlamında Covid-19 Pandemi sürecinde hastalığı geçiren bireylerin maddi ve manevi olarak ne tür kayıplar yaşadıklarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Yöntem – Bu çalışmada nitel araştırma tekniği kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formuyla Covid-19 geçiren 11 kişi ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada görüşülen kişilerin belirlenmesinde kartopu ve maksimum çeşitlilikten yararlanılmıştır. Görüşmeler etik kurallar çerçevesinde görüşmecilerin izni ile kayıt altına alınmıştır. Bu yolla toplanan veriler geleneksel içerik analizi ile çözümlenmiştir. Ayrıca NVivo 12 programı kullanılarak kelime bulutu analizi yapılmıştır. Bulgular – Yapılan analize göre psikolojik süreçler, korku, bedensel sorunlar, ekonomik kayıplar, tedavi süreci, pandemi yönetimi ve aşıya karşı bakış açısı olmak üzere yedi tema ve bu temalara ait 38 kategori elde edilmiştir. Kelime bulutu analizine göre en çok kullanılan kelimelerin hastalık, Covid, ilaç, etki ve aşı olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda görüşmecilerin pandemi döneminde daha önce sahip olmadıkları korkulara sahip oldukları, özellikle hijyen konusunda takıntı geliştirdikleri, tat ve koku kaybı ile ilgili endişe düzeylerinin arttığı belirlenmiştir. Aynı zamanda bazı görüşmecilerin bu süreçte ekonomik kayıplardan da etkilendiği görülmüştür. Bireylerin pandemi sürecinde Covid-19 aşısına yönelik olumlu tutumlar sergiledikleri tespit edilmiştir. Tartışma – Araştırmanın sonuçları ilgili alan yazını incelendiğinde diğer çalışmalar ile benzerlik göstermektedir. Pandemi sürecinde sahiplik kaybı korkusunun yüksek olduğu, bu durumun bireylerin benliklerine zarar verdiği ve zincirleme olarak toplum sağlığının da olumsuz etkilendiği belirlenmiştir.</p> Sezer Korkmaz Gamze Arıkan Ece Doğuç Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3586 3606 10.20491/isarder.2021.1343 Üniversite Öğrencilerinin Girişimcilik Eğilimleri Üzerine Boylamsal Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1600 <p>Amaç – Bu çalışmada, işletme bölümü lisans öğrencilerinin girişimcilik eğilimlerinin birinci ve dördüncü sınıfta farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek amaçlanmıştır. Yöntem – Çalışma, nicel ve boylamsal bir çalışmadır. Bu kapsamda öğrencilerin girişimcilik eğilimlerini ölçmek için 2015 yılı Ekim ayında ve 2019 yılı Mayıs ayında anket tekniği ile veri toplanmıştır. Girişimcilik eğilimlerini ölçmek için Koh (1996) tarafından geliştirilen, İşcan ve Kaygın (2011) tarafından Türkçe diline geçerlenen ölçek kullanılmıştır. Ölçek, kendine güven, yenilikçilik, başarma ihtiyacı, içsel kontrol odağı, risk alma eğilimi ve belirsizliğe tolerans boyutlarından oluşmaktadır. Bulgular – Çalışmanın sonunda, öğrencilerin birinci ve dördüncü sınıftaki girişimcilik eğilimlerinin anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin belirsizliğe karşı tolerans düzeylerinin olukça düşük olduğu belirlenmiştir. Tartışma – Öğrencilerin girişimcilik eğilimleri ekonomik koşullardan etkilenebilmektedir. Çalışmada aynı öğrenci grubundan farklı periyotlarda (2015 yılında ve 2019 yılında) veri toplanmıştır. Öğrencinin girişimcilik eğilimi veri toplanan dönemlerdeki ulusal veya uluslararası ekonomik koşullardan etkilenmiş olabilir. Ayrıca, araştırma verilerinin tek bir devlet üniversitesinin öğrencilerinden toplanması sonuçlar üzerinde etkili olabilir.</p> Şeyma Gün Eroğlu Umut Avcı Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3607 3621 10.20491/isarder.2021.1344 Corporate Social Responsibilities (CSR) and Empirical Insight into CSR Practises of Companies Listed on the BIST 100 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1601 <p>Purpose – The main aim of this study is to evaluate the role, importance, advantages and disadvantages of CSR and to understand to what extent the theory of CSR has been converted into the practice in companies listed on the BIST 100. Design/methodology/approach – This study is based on combination of qualitative and quantitative approaches. Fundamentally, it can be divided into two parts. The first part provides a theoretical framework for the main issues of CSR. In this respect, the first part of the study uses library-based information, such as books, articles and web-sources. The second part analyses the practicability of these theories by making an empirical research about CSR practises of companies listed on the BIST 100. The sample size of this study consists of randomly selected 30 companies that are carried out their commercial activities within the different sectors. All information used throughout this study is primary and indicates the 2020/2021 data of these companies on their annual reports or webpages. The BIST 100 is accepted as the main indicator used to measure the market and volume performance of the top 100 shares traded in the BIST. It is an index that is carefully examined by all major investors. The fluctuation expectations of the stock market are made by taking into account the BIST 100 Index. Briefly, the shares of these 100 corporations reflect the overall performance of the BIST. Hence, in order to get more realistic results about the success of corporations on disclosing level of CSR, the BIST 100 Index has been applied in this research. Findings – The finding of this study showed that the CSR helps to increase the number of long-term investors in financial markets, to improve the quality of products and services in corporations, and to reduce social, environmental, ethical problems in society. Due to these advantages of the CSR, the empirical research also proved that the application process of the CSR projects seems to reach a satisfactory level for listed companies on the BIST 100 on a voluntary basis. However, the points to take into consideration are the availability of human rights and anti-corruption issues because this type of the CSR projects seems to be problematic for the selected corporations. Additionally, it can be useful to create a competent authority, which will be responsible for monitoring and supervising all the CSR projects. Discussion – When CSR is examined in the first place; it can be seen as a new burden that increases the costs for corporations. Additionally, defenders of the traditional economics theory accept CSR as violating obligation to shareholders and covering the wrongdoings of corporations. Yet, it also provides many advantages in terms of companies, financial markets and societies. The most important benefits of CSR can be listed as follows; it may increase the number of both national and international investors; thus, it makes positive contributions to the long-term profitability of a company; it may improve the quality of products, the brand value and competitive power of corporations by having a positive impact on the performance of employees; it also helps to protect environment, to care humanrights issues and to establish good relations with non-governmental organizations.</p> Melih Sönmez Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3622 3634 10.20491/isarder.2021.1345 The Impact of Corporate Strategies on Financial Leverage: Evidence From Turkish- Listed Firms https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1602 <p>Purpose – The study aims to carry out empirical testing to analyze the impact of corporate strategies (internationalization, diversification) on financial decisions for non-financial Turkish listed firms. Method – The fixed effects panel data model is utilized in the analysis to examine the effect of internationalization and diversification strategies on leverage ratio of Turkish firms. Data is collected from hundred fifty-three non-financial organizations that are listed on the Borsa Istanbul Stock Exchange (ISE) between 2003–2018. Finding – The outcomes of this study provide empirical evidence that internationalization and diversification have significant positive impacts on debt level of Turkish organizations. Moreover, liquidity, non-debt tax shield, tangibility, and profitability have significant negative effect on debt ratio of non-financial Turkish firms. The findings of this paper also suggest that size, growth opportunity, and ownership concentration have positive and significant effect on debt ratio of Turkish firms. Discussing – Considering a wide range of the financial literature that recognized capital structure as a crucial subject, most of the literature addressed the relations between firm-specific characteristics and financial leverage, a few studies focused on the relation between corporate strategy and a firm’s leverage in developed and emerging countries’ economics. Unfortunately, Turkey has been neglected in this field. To do so, this study considered the effect of two corporate strategies – internationalization and diversification strategies – and seven more factors potentially influencing the capital structure of Turkish firms.</p> Ahmed Ibrahim Abdelhadi Hour Burcu Dinçergök Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3635 3651 10.20491/isarder.2021.1346 Liderlik Tarzlarının Çalışanların Örgütsel Vatandaşlık Davranışına Etkisinde Bilgi Paylaşımının Rolü: Akademisyenler Örneği https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1603 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, İstanbul’daki vakıf ve devlet üniversitelerinde eğitim veren 755 akademisyene yönelik olarak, liderlik tarzlarının çalışanların örgütsel vatandaşlıklarına etkisinde bilgi paylaşımının aracılık rolünün yapısal eşitlik modeli yardımıyla belirlenmesidir. Yöntem – Bu çalışmada, bağımlı değişken olarak örgütsel vatandaşlık, bağımsız değişken olarak liderlik tarzları ve aracı değişken olarak bilgi paylaşımı ele alınmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelidir. Anakütle İstanbul’daki vakıf ve devlet üniversitesinde görev yapan akademisyenler, örneklem ise araştırmaya gönüllü katılan 755 akademisyendir. Kullanılan ölçekler beşli likert yapısında, Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan örgütsel vatandaşlık davranışı, liderlik tarzları ve bilgi paylaşımı ölçekleridir. İlk aşamada, Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) sonucunda, faktörler başarılı bir şekilde indirgenmiştir. Diğer aşamada, yapı geçerliliği için Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) kullanılarak, uyum iyiliği sonuçları uygunluk göstererek son aşamada belirlenen modele yönelik ilişkilerin belirlenmesi amaçlı Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) tahmin edilmiştir. Bulgular – YEM sonucunda, liderlik tarzları bilgi paylaşımı üzerinde artırıcı yönde etkili ve bilgi paylaşımı ise, örgütsel vatandaşlık üzerinde artırıcı yönde anlamlı etkili çıkmıştır. Bilgi paylaşımının liderlik tarzı ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki aracılık görevinin anlamlılığını incelemek amacıyla, bootstrap analizinden yararlanılmıştır. Bootstrap standardize edilmiş değer aralıklarının sıfır olmadığı ve anlamlı olduğu görülmüştür. Bu durum, bilgi paylaşımının liderlik tarzı ile örgütsel vatandaşlık davranışı ilişkisinde aracılık rolünün olduğunu göstermiştir. Tartışma – Liderler, çalışanlarının davranış ve tutumlarına yön verme hususunda ciddi bir etkiye sahiptir. Liderlerin çalışanlara ait olan bilgilerin akışı ve paylaşımını gerçekleştirebilecek bir örgüt kültürü oluşturulması ve söz konusu bilgilerin örgütsel karar verme süreçleriyle bütünleşmesi sayesinde, bu döngü içinde örgütsel vatandaşlık davranışlarının gelişimi noktasında da önemli bir görevi bulunmaktadır. Bu çalışmada, liderlik tarzları örgütsel vatandaşlık davranışını ve bilgi paylaşımını pozitif yönde etkilemektedir ve bilgi paylaşımı aracı role sahiptir. Alanyazında bu değişkenlere yönelik aracılık etkisi araştıran kısıtlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Farklı sektörler ve farklı örneklem için çalışma genişletilebilir.</p> Pouya Taheri Necmiye Tülin İrge Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3652 3667 10.20491/isarder.2021.1347 Öz-Yeterliliğin İş Stresine Olan Etkisinde Algılanan Örgütsel Desteğin Aracılık Rolünün İncelenmesine Yönelik Model Önerileri https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1604 <p>Amaç – İş süreçlerini etkileyen, öz-yeterlilik, iş stresi algısı ve algılanan örgütsel destek gibi bireysel değişkenler arasındaki ilişkiyi belirleyerek bir model önerisi geliştirmektir. Yöntem – Araştırma modelinin sınanması için rastgele örnekleme yöntemiyle 456 çalışana ulaşılmıştır. Demografik veriler incelendiğinde cevaplayanların %53’ü erkek, %66’sı evli, %67’si özel sektörde çalışmakta ve %90’ı lisans ve lisansüstü eğitim düzeyine sahiptir. Veri toplama aracı olarak yapılandırılmış soru formu kullanılmıştır. Soru formunun birinci bölümünde demografik bilgilere yönelik sorular ve ikinci bölümünde araştırma değişkenlerini test etmek için daha önce geliştirilmiş ve Türkçe geçerlilik ve güvenilirlikleri yapılmış olan ölçekler yer almaktadır. Elde edilen veriler ilgili paket program kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular – Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda, öz-yeterliliğin iş stresi üzerindeki etkisinin negatif ve anlamlı olduğu, öz-yeterliliğin iş stresi üzerindeki etkisinde algılanan örgütsel desteğin tam aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Tartışma – Araştırmada öz-yeterlilik, iş stresi ve algılanan örgütsel destek değişkenlerine yönelik bir model önerisi ortaya konmuştur. İlgili yazında öz-yeterlilik inancını çalışma ortamında olumlu ve olumsuz etkilediği iki değişken ile ele alan bu çalışmanın hem yazın hem de uygulayıcılar açısından önemli olduğu değerlendirilmektedir.</p> Aysun Doğan Hakkı Okan Yeloğlu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3668 3680 10.20491/isarder.2021.1348 Örgütsel Sessizliğin İş Yerinde Mutluluk Üzerindeki Etkisi: Bir Psiko-Sosyal Bireysel Kaynak Yokluğu Olarak Umutsuzluğun Rolü https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1605 <p>Amaç – Bu çalışmada, örgütsel sessizliğin çalışanların iş yerindeki mutlulukları üzerindeki etkisinde bir psiko-sosyal kaynak yokluğu olarak umutsuzluk duygusunun aracı (mediatör) rolü incelenmektedir. Yapılan literatür araştırması sonucunda, örgütsel düzeyde meydana gelen sessizliğin, çalışanların iş yerindeki mutluluklarını ve umutsuzluk duygularını etkileyebileceği düşünülmektedir. Ayrıca, örgütsel sessizliğin iş yerinde mutluluk üzerinde etkisinde umutsuzluğun aracı değişken olarak rolünün olabileceği varsayılmaktadır. Yöntem – Araştırma, İstanbul ilinde, hizmet sektörlerinde (eğitim, sağlık, pazarlama ve bankacılık) çalışan 402 beyaz yakalı birey üzerinde gerçekleştirilmiştir. Kolayda örnekleme yönteminin kullanıldığı araştırmada hipotezleri test etmek için basit doğrusal regresyon ve Hayes Process makro uzantısı kullanılmış ve Sosyal Bilimler için Geliştirilmiş olan İstatistik Paketi (SPSS versiyon 22) ile veriler test edilmiştir. Bulgular – Bulgular (N=402), örgütsel sessizlik ile çalışanların iş yerindeki mutlulukları ve umutsuzluk duyguları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu göstermektedir (β =-,406; LLCI=-.4905 ve ULCI= -.3205; β = .304; LLCI= -.3812 ve ULCI= -.2282, sırasıyla). Bununla beraber örgütsel düzeyde meydana gelen sessizlik ile umutsuzluk duygusu arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiş ve söz konusu ilişkide aracı role sahip olan umutsuzluğun, örgütsel sessizlik ve iş yerinde mutluluk arasındaki ilişkiyi doğrudan etkilediği görülmüştür (β =-,223; LLCI = -,2873; ULCI = -,1600). Tartışma – Günün en az üçte birini işyerlerinde geçiren çalışanlar için işte kaldıkları süre boyunca kendilerini mutlu hissetmelerinin öneminden yola çıkarak sessiz kalma mecburiyetinin mutlu olmanın önünde önemli bir engel olabileceği ve umutsuzluk aracılığıyla da mutluluğu etkileyebileceği bu araştırmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Çalışmada örgütsel sessizliğin bireysel sonuçlarına odaklanılsa da literatürdeki araştırmalar ile değerlendirildiğinde sessizliğin örgütsel açıdan da birçok olumsuz durumu beraberinde getirdiği görülmektedir. Dolayısıyla sessizliğin neden olduğu olumsuz etkileri en aza indirmek adına örgüt içerisinde iletişime dayalı bir ortam kurulması önem taşımaktadır.</p> Burcu Küçük Gülnur Yağıcı Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3681 3700 10.20491/isarder.2021.1349 Yolsuzluk Muhasebesi: GRI 205 Standardı Özelinde Normatif Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1606 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, yolsuzluk eylemleri ve yolsuzlukla mücadele olgusunun günümüzde neden muhasebenin öncelikli konuları arasında yer aldığını açıklamaktır. Ayrıca yolsuzluk muhasebesi kapsamındaki zorunlu açıklamaların yeterliliği tartışılmış ve normatif öneriler getirilmiştir. Yöntem – Çalışmada normatif araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Yaklaşım çerçevesinde yolsuzluk muhasebesiyle ilişkili normlar ve standartlar incelenmiştir. Araştırma kapsamını Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Global Raporlama İnisiyatifi (GRI) tarafından yayınlanan 205 numaralı Yolsuzlukla Mücadele Standardı oluşturmaktadır. Bulgular – Gerek Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi gerekse de Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi, yolsuzlukla mücadele olgusunun sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında ele alınması gereken bileşenlerden biri olduğunu teyit etmektedir. GRI 205 göstergelerinin yolsuzlukla mücadele hususunda paydaşlara faydalı finansal olmayan bilgiler sunulabilmesinin temin edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Tartışma – GRI 205 göstergelerinin, raporlama uygulaması açısından kuruluşlara esneklik tanıdığı değerlendirilmektedir. Kuruluşlar bu göstergelere göre çok detaylı bilgi verebilecekleri gibi, bilgi düzeyini düşük de tutabilirler. Ayrıca, büyük hacimli yolsuzluk eylemlerinde bir taraf kamu iken diğer tarafın özel sektör aktörü olma durumu sıklıkla karşılaşılan bir vakadır. Dolayısıyla GRI 205 uhdesine kamu ile yapılan anlaşmalarda yolsuzlukla mücadele politikaları ve prosedürleri başlıklı bir göstergenin eklenmesinin gerekli olduğu düşünülmektedir.</p> Soner Gökten Pınar Okan Gökten Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3701 3711 10.20491/isarder.2021.1350 Muhasebe Meslek Mensuplarının Adli Muhasebeciliğe İlişkin Farkındalık ve Algı Düzeyleri Farklılıkları https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1607 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı; muhasebe meslek mensuplarının adli muhasebe konusu ile ilgili görüşlerini değerlendirmek ve adli muhasebecilik mesleği ile ilgili farkındalıklarının ve algı düzeylerinin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Yöntem – Araştırmanın evrenini Kayseri SMMMO’ya kayıtlı bulunan muhasebe meslek mensupları oluşturmaktadır. Bu doğrultuda meslek mensuplarına anket uygulanmıştır. Çalışma tarihi itibariyle KSMMMO’ya kayıtlı 1520 üye bulunmaktadır. Yapılan anket çalışmasında 37 kişiye e-mail yolu ile, 173 kişiye yüz yüze görüşme yolu ile ulaşılmış olup toplamda 210 kişiye anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS programında güvenirlik analizi, normallik ve frekans dağılımı, ANOVA gibi istatistiki yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular – Muhasebe meslek mensuplarının adli muhasebecilik mesleği ile ilgili farkındalıklarının ve algı düzeylerinin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek amacıyla yapılan çalışmada yaş grupları ve deneyim açısından anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştırmaya katılan muhasebe meslek mensuplarının farkındalık ve algı ortalamaları 31-45 yaş aralığındakilerde ve 11-25 yıl deneyime sahip olanlarda diğer gruplara göre daha yüksektir. Unvan açısından farkındalık ortalamaları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilirken algı ortalamaları arasında anlamlı farklılıklar tespit edilememiştir. Denetmen unvanına sahip muhasebe meslek mensuplarının diğer unvanlara sahip olanlara göre ortalamaları daha yüksektir. Tartışma – Bu çalışma sonucunda; ülkemizde adli muhasebeciliğin uygulanabilmesi için alt yapının yetersiz olduğu, eğitim ve seminerlerle adli muhasebecilik mesleğine farkındalık yaratılabileceği, ayrıca bu mesleğin kurumsal kimlik kazanabilmesi için yasalarla desteklenmesi gerektiği söylenebilir.</p> Ceyhan Özer Azize Esmeray Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3712 3727 10.20491/isarder.2021.1351 Fault Detection in Manufacturing Companies with Ensemble Machine Learning Method https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1608 <p>Purpose – Multivariate control charts cannot be indicative of which variable is the cause of the out-ofcontrol signal. To keep the process under control, the cause of the out-of-control signal must be determined correctly. The study, it is aimed to predict the variable that causes the out-of-control with the highest accuracy when there is 2 sigma and 3 sigma shift from the mean. Design/methodology/approach – The method used in the study is machine learning-based detection analysis. The data set was taken from a company that produces furniture connecting part. Sample values were collected from the enterprise. Then the under-control samples were detected from these. According to these samples' mean and standard deviation values, data was produced in such a way that 2 sigma and 3 sigma shifts occur from the mean for training the machine learning algorithms. To predict the out-of-control samples three individual machine learning algorithms and three ensemble methods (Bagging, Boosting and Stacking) were used. In addition, 3 stacking models were developed using combinations of the individual algorithms. Findings – When the results are examined, higher accuracy has been reached by using a model developed with the stacking method than individual algorithms. The highest accuracy rates have been achieved as 69.00% for 2 sigma and 85.75% for 3 sigma shift with the stacking 3 models developed based on the stacking method. Discussion – The issue of detecting out-of-control signals in the quality processes in manufacturing companies with the least error was examined and the results were discussed.</p> Deniz Demircioğlu Diren Semra Boran Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3728 3741 10.20491/isarder.2021.1352 Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleriyle Otogar Lokasyon Seçimi: İstanbul İli Örneği https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1609 <p>Amaç – Karayolu taşımacılığı, ülke içi yolcu ve yük taşımacılığında kullanılan en yaygın taşımacılık modudur. Otogarlar ise karayolu taşımacılığının bel kemiği olarak görülebilmektedir. Otogarların lokasyonu, otogarların kullanılabilirliği açısından çok önemli bir yere sahiptir. Bu çalışma ile İstanbul ili dinamikleri çerçevesinde en uygun otogar yeri lokasyon seçimi çalışması yapılmıştır. Yöntem – Bu çalışmada, çok kriterli karar verme yöntemlerinden analitik hiyerarşi süreci ve TOPSIS kullanılarak iki aşamalı hibrid bir model önerilmiştir. Modelin uygulanışını göstermek adına İstanbul ili için üç farklı alternatif; (i) Başakşehir ilçesine yapılacak yeni otogar, (ii) Sultangazi ilçesine yapılacak yeni otogar ve (iii) Alibeyköy Cep Otogarı’nın genişletilmesi, olarak belirlenmiştir. Yine bu alternatiflerin değerlendirilmesi aşamasında üç ana kriter ve on üç alt kriter belirlenmiştir. İlk aşamada uzman görüşü yöntemiyle kriterlerin ve alt kriterlerin ağırlıkları analitik hiyerarşi süreci yöntemiyle belirlenmiştir. İkinci aşamada ise TOPSIS yöntemiyle belirlenen kriter ağırlıklarına bağlı olarak alternatifler değerlendirilmiş ve sıralanmıştır. Bulgular – Önerilen model ile yapılan hesaplamalara göre, Alibeyköy Cep Otogarı’nın Genişletilmesi alternatifi en uygun alternatif olarak belirlenmiştir. Sultangazi İlçesine Yapılacak Yeni Otogar ikinci en iyi alternatif olurken, Başakşehir İlçesine Yapılacak Yeni Otogar alternatifi en kötü alternatif olarak belirlenmiştir. Tartışma – Bu çalışmada, İstanbul ilinin ihtiyaç duyduğu otogar ihtiyacı alternatif olarak getirilen üç olasılık üzerinden çok kriterli karar verme yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Alternatiflerden hangisinin daha uygun ve efektif olacağı araştırılmıştır. Gelecekteki çalışmalarda, modelin daha iyi çalışabilmesi için daha fazla uzman ile görüşerek kriter ağırlıkları belirlenebilir. Modelin geliştirilmesi için farklı yöntemler ve kriterler modele eklenebilir.</p> Hazar Dördüncü Barış Erkan Yazıcı Uğur Orhan Karaköprü Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3741 3754 10.20491/isarder.2021.1353 Tepe Yöneticilerin Kişisel Güç Kaynakları ve Kullandıkları Sert Etkileme Taktiklerinin Algılanan Örgütsel Politika Üzerine Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1610 <p>Amaç – Bu çalışmada, tepe yöneticilerin kişisel güç kaynakları ile sert etkileme taktiklerine başvurma sıklıklarının algılanan örgütsel politika üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, tepe yöneticilerin sert etkileme taktiklerine başvurma sıklıklarının algılanan örgütsel politika üzerindeki etkisinde tepe yöneticilerin kişisel güç kaynaklarının düzenleyici bir rol oynayıp oynamadığının test edilmesi de araştırmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır. Yöntem – Saha araştırması, TR62 Çukurova Bölgesi (Adana-Mersin) imalat sektöründe faaliyet gösteren orta ve büyük ölçekli işletmelerde çalışan orta düzey yöneticiler üzerinde yürütülmüştür. Temmuz 2014 – Aralık 2014 tarih aralığında 315 katılımcıdan araştırma verileri toplanmıştır. Elde edilen veriler, güvenilirlik, faktör, korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizleri yapılarak incelenmiştir. Bulgular – Araştırma sonuçları, tepe yöneticilerin kişisel güç kaynaklarının algılanan örgütsel politikayı negatif; sert etkileme taktiklerine başvurma sıklıklarının ise pozitif yönde etkilediğini göstermiştir. Elde edilen bir diğer sonuç ise, tepe yöneticilerin sert etkileme taktiklerine başvurma sıklıkları-algılanan örgütsel politika ilişkisinde, yöneticilerin kişisel güç kaynaklarının düzenleyici bir rol oynadığı yönündedir. Yapılan basit eğim test sonuçlarına göre, düşük düzeyde kişisel güç kaynaklarına sahip tepe yöneticilerin sert etkileme taktiklerine başvurma sıklıkları arttıkça çalışanlarda algılanan örgütsel politika da artmaktadır. Tepe yöneticilerin kişisel güç kaynaklarının yüksek olması halinde ise sert etkileme taktiklerine başvurma sıklıklarının algılanan örgütsel politika üzerindeki etkisi negatiftir. Tartışma – Tepe yöneticilerin kişisel güç kaynakları ile kullandıkları sert etkileme taktiklerinin çalışanların örgüte yönelik politik algılamalarını ne yönde etkilediğini anlamak açısından araştırma bulgularının ilgili yazına katkı sağlayabileceği ve gelecekte yapılacak çalışmalara ışık tutabileceği düşünülebilir. Konuya ilişkin ileride yapılacak çalışmalarda, boylamsal araştırmalarla değişkenler arasındaki neden-sonuç ilişkilerinin tespit edilmesi, farklı meslek grubu çalışanları üzerinde konunun incelenmesi, örgütsel politika algısı üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu düşünülen yıkıcı liderlik, güç zehirlenmesi ile otoriter liderliğin çalışanların bireysel güç mesafesi yönelimleri ile birlikte ele alınarak araştırma modeline dahil edilmesi önerilebilir.</p> Şeyda Nur Seçkin Mehmet Tikici Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3755 3769 10.20491/isarder.2021.1354 Covid-19 Pandemisinin BIST Sektör Endeksleri İle İlişkisi: Bayer – Hanck (2013) Eşbütünleşme Analizi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1611 <p>Amaç – Dünya ülkelerini beklenmedik bir şekilde etkileyen Covid-19 pandemisi, ölüm ve hastalıkların yanı sıra ciddi ekonomik kayıplara da yol açmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde, Covid-19 pandemisinin her sektörü eşit seviyede etkilemediği, birtakım sektörlerin söz konusu olumsuzluğu fırsata çevirirken birtakım sektörlerin ise iflas noktasına geldiği görülmektedir. Bu araştırmanın temel hedefi, BİST sektörel endeksleriyle Covid-19 vaka sayıları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Böylece incelenen dönem için hangi sektörlerin daha fazla olumsuz etkiye sahip olduğu ortaya konacaktır. Yöntem – 13.03.2020 - 07.05.2021 tarihleri arasında haftanın 5 gününü içeren günlük veriler için covid vaka sayısı ve BİST sektör endeksleri arasındaki ilişkiler uzun ve kısa dönem olarak ele alınmıştır. Araştırmada verilerin durağanlığını test etmek amacıyla Augmented Dickey-Fuller (ADF) ve Phillips-Perron (PP) testleri kullanılmıştır. Denklem sistemindeki değişkenlerin ortak gecikme uzunluklarını belirlemek için Son Tahmin Hatası (FPE), Hannan-Quinn (HQ), Schwarz (SW), Olabilirlik Oranı (LR) ve Akaike Bilgi Kriterleri (AIC) kullanılmıştır. Uzun dönemli ilişkileri belirlemek için Bayer-Hanck (2013) Eşbütünleşme Analizi ve kısa dönemli ilişkileri belirlemek için ise hata düzeltme modeli kullanılmıştır. Bulgular – Analiz sonucunda, mali endeks haricinde diğer sektör endeksleri ve covid vaka sayıları arasında uzun dönemli anlamlı ilişki belirlenmiştir. Ayrıca, Covid vaka sayılarının diğer endekslere göre en çok sanayi endeksini olumsuz etkilediği görülmüştür. Tartışma – Sonuçlar BİST sektör endekslerinin pandemi sürecinde düşüş yaşadığını göstermiştir. Pandemiden kaynaklı belirsizlik artışları, aynı zaman oynaklık artışını da berbarinde getirerek yatırımcıların riskten kaçınma düzeylerinin artmasına sebep olmauştur. Bununla birlikte, beklenmedik bir dış etki olarak pandemi küresel çapta finansal piyasaların gerilemesine sebebiyet vermiştir. Salgının boyutu ve uzun vadeli mali etkileri düşünüldüğünde, gelir transferleri, borç ertelemeleri, vergi/kredi kolaylıkları, doğrudan fonlama ve garantili borç şeklinde tedbirlerin artırılması gerektiği açıktır.</p> Ayşegül Ertuğrul Ayrancı Gizem Arı Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3770 3785 10.20491/isarder.2021.1355 İşgörenlerin Motivasyon Düzeylerinin Örgütsel Bağlılık ve İş Performansı Üzerine Etkileri: Konaklama İşletmelerinde Bir İnceleme https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1612 <p>Amaç – Teknolojik gelişmeler ve küreselleşme süreci ile birlikte emek yoğun bir sektör olan turizm sektöründe, işgören performansı rekabet koşullarını doğrudan etkilemektedir. İşletmelerin sunduğu hizmet kalitesi, rekabette üstünlük sağlayan müşteri memnuniyetini etkileyen en önemli unsurdur. Emek faktörünün yoğun olduğu konaklama işletmelerinde çalışanların davranışlarını olumlu yönde geliştirmek ve bunu devamlı kılmada motivasyon kavramı önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı işgörenlerin motivasyon düzeyinin örgütsel bağlılık ve iş performansı üzerine etkilerini ortaya koymaktır. Yöntem – Araştırmanın uygulanmasında nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. işgörenlerin motivasyonu, örgütsel bağlılıklarını ve iş performanslarını ölçmek için kullanılan ölçek, Ankara ilinde faaliyet gösteren konaklama işletmelerinde çalışan ve basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen 401 işgörene uygulanmıştır. Anket formu, demografik özellikler, örgütsel bağlılık ölçeği, iş performansı ölçeği ve motivasyon ölçeği olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Verilerin analizi için SPSS (The Statistical Package for Social Science) programı kullanılmış ve analiz sırasında Pearson Korelasyonu, t-testi ve one way ANOVA testi yapılmıştır. Bulgular – Araştırmanın sonucunda işgören motivasyonu ile örgütsel bağlılık arasında ve işgören motivasyonu ile iş performansı arasında pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Tartışma – İşgörenlerin motivasyon düzeylerinin artması, hem örgütsel bağlılıkları üzerinde doğrudan bir etkiye sahip hem de iş performanslarını artırdığı söylenebilir. Dolayısıyla araştırma sonuçları alan yazındaki diğer araştırmaları destekleyici bir niteliktedir.</p> Selda Kargün Hakan Koç Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3786 3800 10.20491/isarder.2021.1356 İşletmelerde COSO İç Kontrol Modeli ve Muhasebe Bilgi Sistemine Yönelik Uygulamaların Değerlendirilmesi Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1613 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, işletme yetkililerinin bakış açılarıyla, işletmedeki iç kontrol sistemine yönelik uygulamaların COSO iç kontrol modeli bileşenlerine uyum düzeyinin tespit edilmesi ve muhasebe bilgi sistemiyle ilgili uygulamaların değerlendirilmesidir. Yöntem – Çalışmanın amaçlarına ulaşmak için anket yöntemi kullanılmıştır. Anket formu, 5’li Likert tipine göre (5 Tam Katılırım … 1 Hiç Katılmam) hazırlanmış ve 2018 yılı Mayıs ayı itibariyle Van, Muş ve Bitlis illerinde faaliyette bulunan, çalışan sayısı 10 ve üstü olan işletmelerin çeşitli kademelerinde görev yapan 197 yetkiliye uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 22,0 for Windows istatistiksel paket programı kullanılarak analiz edilmiş; cevaplara ait frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerlerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın iki amacına yönelik olarak hazırlanan ölçek maddelerinin Cronbach’s Alpha güvenirlik katsayıları sırayla 0,825 ve 0,694 olarak bulunmuştur. Bulgular – COSO iç kontrol modelinde 5 bileşen vardır. Analiz sonucunda, Kontrol çevresi, Risk değerlendirme, Kontrol faaliyetleri, Bilgi-iletişim ve İzleme bileşenlerindeki ifadelere ait genel katılımın “Çok katılırım” düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Her bir bileşende yer alan ifadelere ait katılımın “Tam Katılırım, Çok Katılırım ve Orta Derecede Katılırım” düzeylerinde seyrettiği görülmüştür. Muhasebe bilgi sistemine yönelik uygulamaların değerlendirilmesi amacıyla oluşturulan ifadelere ait genel katılım, birinci amaçta olduğu gibi “Çok katılırım” düzeyinde olmuştur. Yine her bir bileşende bulunan ifadelere ait katılımın “Tam Katılırım, Çok Katılırım ve Orta Derecede Katılırım” düzeylerinde seyrettiği görülmüştür. Tartışma – İç kontrol sistemi ile; işletme varlıklarına ve finansal/finansal olmayan işlemlere yönelik bir iyileştirme, etkinleştirme ve değerlendirme çerçevesi oluşturulmaktadır. Muhasebe bilgi sisteminde ise özellikle finansal işlemler kanun, yönetmelik, ilke, kural vb. çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu çalışmada katılımcıların, hem COSO iç kontrol modeline hem de muhasebe bilgi sisteminin etkinliğine yönelik ifadelerin hiç birisine olumsuz bir yaklaşım sergilemedikleri tespit edilmiştir. Bu tespit, anlamlı ve önemli görülmektedir. Zira elde edilen bulgularla, araştırma kapsamındaki işletmelerde, her iki sistemden beklenen faydalara ulaşıldığı söylenebilir.</p> Hatice Çiçekay Mehmet Demir Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3801 3820 10.20491/isarder.2021.1357 Investigation of Factors Affecting Consumer Behaviors Before Purchase: A Research on Instagram Shoppers https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1614 <p>Purpose – The rapid development of technology and the widespread use of digital platforms have led to an increase in online shopping. This study aims to investigate the factors affecting the pre-purchase consumer behavior of individuals who shop on Instagram. Design/methodology/approach – A questionnaire was distributed to individuals who shopped on Instagram to test the determined hypotheses. The questionnaire was created through Google Forms and the survey link was delivered to the participants via different electronic communication channels. The purpose of the study and by whom it was carried out was stated in the questionnaire. The questionnaire started with demographic questions. And it included scales of pleasure, suitability for lifestyle, informativeness, safety, and pre-purchase consumer behavior. The R program was used to reveal the demographic information and conduct confirmatory factor analysis and structural equation model analysis. SPSS 22 program was used to create the correlation matrix of the scales and to perform the reliability analysis. Findings – The structural equation model analysis revealed the standard error, z-value, p-value, Standardized β values. As a result of the analysis, all hypotheses were supported. In addition, the β coefficients and R2 values among the variables were also examined and it was concluded that prepurchase consumer behavior was explained by pleasure, suitability for lifestyle, informativeness, and safety by 85.5% (R2 = 0.855), and by other variables by 14.5%. Discussion – It was observed that most of the data obtained as a result of the analyzes supported the relevant literature. However, some findings specific to this study were also obtained. In line with the results of the analysis made in the research, various suggestions have been developed.</p> Kamil Çelik Ahmet Taş Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3821 3834 10.20491/isarder.2021.1358 Etkili Farklılık Yönetiminin Çalışanların Verimliliğine Etkileri https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1615 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, etkili farklılık yönetiminin çalışanların verimliliğine etkilerinin incelenmesidir. Yöntem – Bu çalışmada, sebep ve sonuç ilişkilerinin analizi için “ilişkisel tarama” yöntemi esas alınmıştır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak belirlenen anketin; ilk bölümde demografik bilgilerle ilgili sorular, ikinci bölümünde “Farklılıkların Yönetimi Ölçeği” ve üçüncü bölümde ise “Çalışan Verimliliği Ölçeği” yer almıştır. Daha önce güvenilirliği kanıtlanmış olan ölçekler aracılığı ile elde edilen verilerden yararlanılarak SPSS istatistik programı ile, güvenilirlik, frekans, farklılık, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Çalışmanın evreni; Ankara’nın Kızılcahamam ve Haymana İlçelerinde faaliyetlerini sürdüren 5 ve 4 yıldızlı termal otel işletmelerinde çalışmakta olan toplam 452 çalışan oluşturmuştur. Bulgular – Regresyon analizleri sonucunda; bireysel düzeyde farklılık yönetimi uygulamalarının, çalışan verimliliği üzerinde negatif bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir anlatımla, bireysel düzeydeki farklılık yönetimi uygulamalarında meydana gelecek 1 birimlik artış sonucunda; çalışan verimliliği 0,121 birim azalmaktadır. Yani bireysel düzeydeki uygulamaların, çalışan verimliliği üzerinde negatif yönlü %12,1 oranında etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tartışma – Farklılıkların yönetiminin amacı; bütün çalışanların tüm yeteneklerinin işletmelerin amaçlarına katkı sağlayabilecek biçimde, en üst seviyeye çıkarılması ve sahip oldukları potansiyellerine ulaşabilmelerini sağlamaktır (Keil vd., 2007: 6). Dolayısıyla, çalışan bireyler arasında sinerji yaratılması, maliyet düzeylerinin minimum seviyeye indirilmesi, hizmet ve ürün kalitelerinde artış sağlanması, çalışanların verimliliğinin sağlanması, işletmelerin rekabette üstünlük sağlaması gibi avantajların elde edilebilmesi için farklılıkların en etkin şekilde yönetilebilmesi hayati bir öneme sahip olup, bu alanda uygulamalı bilimsel araştırmaların yapılmasının işletmelere önemli faydalar sağlayabileceği düşünülmüştür.</p> Münevver Bayar Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3835 3857 10.20491/isarder.2021.1359 Relationship Between Social Media Performance and Brand Image in Digital Branding Proces: Netflix Turkey https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1616 <p>Purpose – This study aimed to interpret the differences arising from the effect of demographic variability by analyzing the relationship between perceived social media performance and brand image. Design/methodology/approach – To obtain the study data, a survey application was conducted with 385 users who followed Netflix Turkey social media accounts and had different demographics. Findings – According to the results of the analysis, social media performance positively affects the brand image. In addition, it was determined that social media performance and brand image were perceived differently according to demographic variables. Discussion – Social media performance and the resulting brand image are very important for businesses. In this context, the analysis revealed that there is a positive relationship between perceived social media performance and brand image. While social media performance and brand image perception differ according to age group and income status, it has been concluded that social media performance and brand image do not differ according to gender and education level. In addition, due to the limited number of studies examining social media performance and brand image together in the digital branding process in the literature and the results of the analysis, it is thought that the study will contribute to both the literature and the sectoral field.</p> Şeyda Ok Mehmet Baş Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3858 3872 10.20491/isarder.2021.1360 Kariyer Uyum Yeteneği Ölçeğinin Kültürlerarası Uyarlaması: Antalya’daki Beş Yıldızlı Otellerin Çalışanları Üzerinde Bir Uygulama https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1617 <p>Amaç – Çalışmanın temel amacını, Savickas ve Porfelli tarafından geliştirilmiş özgün kariyer uyum yeteneği ölçeğinin konaklama sektörü çalışanları üzerinde uygulanabilir bir versiyonunun Türkçeye ve Türkiye kültürüne uyarlanması oluşturmaktadır. Yöntem – Çalışma kapsamında ölçeğin kültürlerarası eşdeğerliğinin sağlanması amacıyla, yapı eşdeğerliği, kültürel ve dilsel eşdeğerlik ve ölçüm eşdeğerliği üzerinde durulmuştur. Bu amaçla ölçek yapısı irdelenmiş ve aynen korunması kararlaştırılmıştır. Kültürel ve dilsel eşdeğerliğin sağlanması amacıyla paralel kör çevirileri takiben, uzman paneline başvurulmuştur. Ölçüm eşdeğerliğinin sağlanması amacıyla Antalya’da faaliyet gösteren otellerin çalışanları arasından belirlenen 339 kişilik bir örnekleme ait veriler açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizlerine tabi tutulmuştur. Bulgular – Ölçek yapısının özgün versiyonuna uygun olarak korunmasının, yapı eşdeğerliği noktasında uygun olacağına karar verilmiştir. Bununla birlikte kültürel ve dilsel eşdeğerlik noktasında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda ölçeğin kültürel ve dilsel açıdan Türkçeye ve Türkiye kültürüne uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Ölçüm eşdeğerliği noktasında açıklayıcı faktör analizi (KMO=0,953; p&lt;0,001) ve doğrulayıcı faktör analizi (χ2/sd=1,985; RMSEA=0,054; GFI=0,90; CFI=0,956; NFI=0,916) sonuçlarının kabul edilebilir olduğu sonucuna varılmıştır. Tartışma – Çalışma kapsamında Türkçeye ve Türkiye kültürüne uyarlanan kariyer uyum yeteneği ölçeğinin, konaklama işletmeleri çalışanları üzerinde uygulanabilir geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu sonucuna varılmıştır.</p> Engin Bayraktaroğlu Oktay Emir Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-29 2021-12-29 13 4 3873 3888 10.20491/isarder.2021.1361 Bulanık AHS Yöntemi İle Konteyner Terminalleri İçin RFID Sistemi Seçimi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1619 <p><strong>Amaç</strong> –&nbsp; Sürekli gelişim içinde olan bilgi teknolojileri, tüm sektörlerde olduğu gibi konteyner limancılık sektöründe de rekabet edebilirliğin ve yüksek kalitede hizmet sunmanın en önemli araçlarından birisidir. Liman/terminal operasyonlarında verimlilik düzeylerini, yüklerin ve liman tesislerinin güvenliklerini arttırmada bilgi teknolojilerinden sıklıkla yararlanılmaktadır.&nbsp; Bu noktada RFID (Radyo Frekansı ile Tanımlama)&nbsp; teknolojisi en fazla öne çıkan teknolojilerden birisi olarak görülmektedir. Sağladığı avantajlar çok çeşitli olsa da bu teknolojinin konteyner terminallerindeki adaptasyonu ve entegrasyonu yüksek maliyet ve karmaşıklıklar içermektedir. Bu bağlamda RFID&nbsp; teknolojisine yatırım yapmayı planlayan konteyner terminallerinin optimal RFID uygulamasını seçme kararı stratejik önem taşımaktadır. Bu teknolojinin konteyner taşımacılığı ve terminallerinde kullanımı konusundaki çalışmalar oldukça kısıtlı sayıdadır. Bu çalışmada konteyner terminallerine adapte edilecek RFID sisteminin seçiminde göz önünde bulundurulması gereken kriterler belirlenerek özgün bir modelin oluşturulması ve bu model ile&nbsp; farklı RFID sistemlerinin değerlendirilerek ülkemizdeki konteyner terminallerine en uygun sistemin belirlenmesi amaçlanmıştır.</p> <p><strong>Yöntem</strong> –&nbsp; Belirtilen amaçlar doğrultusunda akademik yazın incelenmiş , konunun uzmanları ile görüşülmüş ve ilgili modele yönelik olarak beş ana ve bunlara bağlı yirmi beş alt kriter belirlenerek BAHS (Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci) yöntemi ile analiz edilmiştir. Analizde kullanılan veriler, bu teknolojiyi incelemiş, bilen ve kullanan Türkiye’deki 3 büyük konteyner terminalinde çalışan uzmanlara uygulanan anketler ile elde edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular</strong> – Ülkemizdeki konteyner terminalleri için en uygun sistem alternatifinin; taşıyıcı araçların ve sürücülerinin RFID etiketleri ile kimliklendirilmesi ve liman kapılarına konacak okuyuculardan sağlanacak verilerden faydalanılması olduğu saptanmıştır.</p> <p><strong>Tartışma</strong> –&nbsp; Bu çalışmada konteyner terminallerinde RFID sistem seçimine yönelik olarak kapsamlı bir model ortaya konulmuş ve oluşturulan model çerçevesinde konteyner terminallerimize en uygun RFID sistem alternatifi belirlenmiştir. Her çalışmada olduğu gibi bu çalışma kapsamında oluşturulan model de şartlar değiştikçe revize edilmelidir. Araştırmanın yapıldığı dönemde ülkemize yönelik olarak ve bu kapsamda bir çalışma bulunmaması nedeni ile yazarlar literatüre mütevazi bir katkı yapmayı ummaktadır.</p> Serkan Alnıpak Gülen Bilen Alkan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 2021-12-31 2021-12-31 13 4 3889 3909