İşletme Araştırmaları Dergisi https://www.isarder.org/index.php/isarder İşletme Araştırmaları Dergisi’nin yayın kapsamında; Stratejik Yönetim ve Örgütsel Davranış, Pazarlama ve Girişimcilik, Muhasebe, Finansman, Bankacılık, Uluslararası İşletmecilik, İşletmecilikte Araştırma Yöntemleri çalışmaları yer almaktadır. tr-TR editor@isarder.org (Yrd. Doç. Dr. Melih Topaloğlu) info@orsamedya.com (ORSA Medya) Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 OJS 3.3.0.6 http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss 60 Time Varying Spillovers of COVID-19 on the Financial Markets https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1734 <p>Purpose – The COVID-19 pandemic has generated exceptional response of the financial markets and exceptional increase in the volatility of asset classes. The aim of this study is to establish influence of daily ambiguity surrounding infectious disease. In particular, the purpose is to test as to how the impacts of the COVID-19 pandemic have generated volatility spillovers both onto and within traditional financial market assets. Design/methodology/approach – In this study, the methodological approach is developed upon a time-varying robust Granger-causality methodology, which is further designed to incorporate macroeconomic variables using sentiment indices and policy uncertainty indices as additional control variables. Findings – The analysis reveals that EMVID index has a vital role in driving both price and volatility of the asset classes being investigated. It also has a considerably varying effect on these financial assets. It is also shown that there are major differences of international response across the markets for equities, oil, gold and cryptocurrency. Furthermore, the transmission of volatility spillovers in the early Asian occurrence of the COVID-19 epidemic show that the financial markets that did not adequately identify the threat in the earlier phase of the pandemic. Discussion – The results help both investors and policymakers in their decision-making process as it is shown that although oil and bond markets presented some early signs for the volatility transmission, it was mainly currency and in particular cryptocurrency markets with more immediate and influential effects. Furthermore, the results provide support for the increasing maturity of the cryptocurrency ecosystem. On the other hand, they also present some important outcomes for regulatory authorities and policymakers. For instance, while the currency markets demand for cash as a catalyst of volatility and oil prices and demand adapt due to worldwide economic recession, cryptocurrency market would not be expected to respond in the same way. This result has the implication that cryptocurrencies were employed as a safe-haven vehicle during the onset of this incredible event.</p> Erdinç Akyıldırım Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1734 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Innovation Resistance Barriers to Online Purchase Intention: The Mediating Role of Perceived Price and Perceived Enjoyment https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1735 <p>Purpose – The goal of capturing their ideal selves affects every step that individuals will take throughout their lives. This aim has made cosmetic product usage a necessity for modern people. For this reason, cosmetic products have a crucial role in transforming consumers into the person they want to be. The research provides data that supports this role of individuals in the process of reaching the ideal self. Today, the cosmetic product industry has reached gigantic dimensions, and it shows that it will continue to progress day by day. It is vital to understand the behavior of the target audience of the sector, which displays such dynamic growth. The purpose of this study is to determine the barriers experienced by individuals who have the intention to purchase cosmetic products online. Design/methodology/approach – This study aims to determine the barriers experienced by individuals who have the intention to purchase cosmetic products online. The main body of the research consists of individuals who want to buy cosmetic products online. Data were collected through an online questionnaire shared on social media using the convenience sampling method. A total of 466 questionnaires obtained in this way were evaluated. During the analysis process, path analysis was performed to test the research hypotheses. Findings – When the research results are examined, with the effect of perceived enjoyment and perceived price, the tradition barrier, one of the factors of resistance to innovation, emerges as the main factor affecting the intention to purchase cosmetic products. Discussion – The image barrier does not directly affect the purchase intention. However, a meaningful causality relationship occurs between the image barrier and the purchase intention when the mediating effect of the perceived price comes into play. At the same time, the mediating effect of perceived price also causes a causal relationship between the value barrier and purchase intention. The tradition barrier factor influences purchase intention directly and with the mediating effect of perceived enjoyment. The mediating effect of perceived enjoyment in product presentation causes an increase in consumers' purchase intention. The research results provide recommendations for academics and professionals in the cosmetic industry.</p> Selçuk Yasin Yıldız- Didem Demir Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1735 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Pozitif Psikolojik Sermaye ile Duygusal Zekâ Arasındaki İlişki Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1736 <p>Amaç – Bu araştırmada pozitif psikolojik sermaye ile duygusal zekâ arasındaki ilişki incelenmektedir. Araştırmanın amacı, pozitif psikolojik sermaye ve alt boyutları ile duygusal zekâ ve alt boyutları arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Yöntem – Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden Bağıntısal (İlişkisel) Model çerçevesinde tasarlanmıştır. Araştırma amacı doğrultusunda araştırmanın evrenini Karabük ili Merkez ilçesinde bulunan devlet liselerinde görev yapmakta olan 538 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemi ise, kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 217 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplamak için anket yönetimi seçilmiş olup 24 ifadeden oluşan pozitif psikolojik sermaye ölçeği ile 37 ifadeden oluşan duygusal zekâ ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada kullanılacak olan verilerin toplanması için Karabük ili merkezinde görev yapmakta olan 250 öğretmene anket dağıtılmış olup kullanılabilir toplam 218 anket elde edilmiştir. Araştırma amacı kapsamında oluşturulan hipotezler Bağımsız Örneklem T-Testi, Tek Yönlü ANOVA ve Pearson Korelasyon analizleriyle test edilmiştir. Bulgular – Araştırma sonucunda pozitif psikolojik sermayenin boyutlarının duygusal zekânın duygulardan faydalanma boyutu dışında tüm boyutlarıyla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra pozitif psikolojik sermayenin eğitim durumu ve mesleki çalışma süresi, duygusal zekânın ise cinsiyet ve haftalık verilen ek ders saati demografik değişkenlerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Tartışma – Yeteneklerinin ve kapasitesinin farkında olan bir bireyin kendisinin ve başkalarının duygularını anlamada, yönetmede ve değiştirmede becerikli olduğu söylenebilir. Benzer şekilde kendisinin ve başkalarının duygularının farkında olan ve yönetebilen kişilerin de iyimser ve psikolojik olarak daha dayanıklı oldukları ifade edilebilir. Bunun yanında duygularından faydalanamayan ve duygularını yönetemeyen bireylerin gelecekle alakalı umutlu ve iyimser beklentiler içinde olamayacağı söylenebilir.</p> Merve Şener- Canan Yıldıran- Yahya Fidan Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1736 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 İşin Anlamının İş Performansına Etkisi: Eğitim Yöneticileri Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1737 <p>Amaç – İşe yüklenen anlam ve performans ilişkisi küresel salgın gibi olağanüstü dönemlerde daha da önemli hale gelmiştir. Bu çalışmada işin anlamının iş performansı üzerindeki etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Yöntem – Araştırmanın amacına uygun olarak hazırlanmış modelde bağımsız değişken olan işin anlamının 3 adet alt boyutu (işin pozitif anlamı, işten anlam yaratma, çoğunluğun iyiliği) ve bağımlı değişken olan iş performansının 2 adet alt boyutu (görev performansı ve bağlamsal ve performans) ele alınmıştır. Araştırmaya Isparta ilinde yer alan ilk ve orta dereceli kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okullarda görev yapan 211 eğitim yöneticisi katılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olan anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin yapı geçerliliği AMOS 22.0 paket programı sonucu yapılan analizlerden elde edilmiştir. Bulgular – Değişkenlere ait boyutlar arasında gerçekleştirilen korelasyon analizinde değişkenler ve alt boyutların tümü arasında orta düzeyde, pozitif yönlü ilişkiler olduğu görülmüştür. İşin anlamı ve boyutlarının iş performansı boyutları üzerindeki en büyük etkisi bağlamsal performans üzerinde gerçekleşmiştir. İşin anlamının bağlamsal performans üzerinde pozitif yönlü ve yüksek düzeyde etkilemesinin temelde öğretmenlerin ve eğitim yöneticilerinin yaptıkları işe profesyonel bir açıdan ziyade daha derin anlamlar yükledikleri manası da çıkarılabilir. Tartışma – Araştırma sonuçları, çalışanlar açısından işe yüklenen anlamın işgörenle iş arasında anlamlı bir çalışma ilişkisi kurulmasını mümkün hale getirdiğini göstermektedir. Dolayısıyla çalışanlar açısından işin doğru anlamlandırılması önemli hale gelmektedir. İnsan kaynakları birimlerinin de iş ile işgören arasında anlamlı ilişkiler kurulması bağlamında doğru stratejiler kurgu uygulaması gerekmektedir.</p> Ahmet Yıldırım- Nesrin Kaplan Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1737 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Getiri-Risk Oranına Göre Karınca Koloni Optimizasyonu Tabanlı Portföy Seçimi : Bist-30 Örneği https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1738 <p>Amaç – Çalışmanın temel amacı, borsada işlem gören BİST-30 şirketlerinin Eylül 2019-Ağustos 2021 yılları arasındaki satışları incelenerek belirlenen kriterlere göre en iyi portföyün seçilmesidir. Yöntem – Bist-30 şirketlerinden elde edilen veriler MATLAP platformuna aktarılarak geliştirilen Karınca Koloni Algoritması ile analiz edilmiş ve optimum portföy hesaplanmaya çalışılmıştır. Şirketlerin verileri Borsa İstanbul adresinden alınmış ve şirketler 1’den 30’a kadar numaralandırılmıştır. Kullanıcıların belirlediği risk değerlerine göre sistem çalıştırılmış ve optimum portföyler belirlenmiştir. Bulgular – Araştırmada alınan risk katsayısı Ϭ (Sigma) ile gösterilmiştir. Çalışma sonucunda Ϭ=0.20 olduğu durumlarda seçilen portföyün 14 adet olması beklenmektedir. Alınan risk katsayısı yükseldikçe seçilmesi gereken portföy seçiminin arttığı görülmektedir. Bu durum aslında risk katsayısı arttıkça geliştirilen algoritmasının performansının düştüğünü göstermektedir. Bu sonuçlara göre karınca koloni algoritması ile portföy seçimi için büyük ölçüde değişimler yaşanmış ve bu değişimlere bağlı olarak risk ve getiri eğrisinde değişimler gözlemlenmiştir. Tartışma – Çalışma kapsamında gerçekleştirilen Karınca Koloni Algoritması tabanlı portföy seçiminde elde edilen sonuçlara bakıldığında özellikle Ϭ=0.20 olduğu durumlarda oldukça verimli sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir. Ayrıca kullanıcılara bırakılmış olan risk ve getiri değerlerinin seçimi için 6 farklı katsayıda bu algoritmanın performansı değerlendirilmiştir.</p> Salih Serkan Kaleli Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1738 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 X ve Y Kuşaklarının Katılım Bankacılığına Yönelik Algıları https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1739 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de X ve Y kuşağında yer alan tüketicilerin katılım bankacılığı konusunda algılarını incelemektir. Yöntem – Araştırmada, X ve Y kuşağına mensup tüketicilerin katılım bankacılığına yönelik algıları ile farkındalık, bilgi ve dini motivasyonları arasındaki ilişkiyi ölçmek için regresyon modeli kullanılmıştır. Araştırma örneklemi yaş kuşakları arasında yer alan X ve Y kuşaklarına mensup Bolu ilinde yaşan bireylerden oluşmaktadır. 408 kişinin katıldığı anket formları kolayda örnekleme yöntemi ile elde edilmiştir. Bulgular – Araştırmaya katılan bireylerin, katılım bankalarına yönelik algı düzeylerinde, demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, X kuşağında yer alan bireylerim Y kuşağında yer alan bireylere göre algı, bilgi, farkındalık ve dini motivasyon düzeylerinin daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kuşakların tüketici algısı yönündeki etkilerine bakıldığında ise, Y kuşağına mensup bireylerin dini motivasyonlarının daha yüksek olduğu, X kuşağında bulunan bireylerin ise güncel bilgiye daha açık olduğu görülmüştür. Tartışma – Katılım bankalarının, bankacılık sektöründeki pazar paylarını istenilen seviyeye ulaştırabilmesi için hedef kitlesinde yer alan X ve Y kuşağına mensup tüketicilerin algı farklılıklarını tam olarak bilmesi önem arz etmektedir. İşletmelerin, tüketicileri ve piyasayı tanıması, müşteri odaklı kampanyalar düzenleyebilmesine ve farklı yatırım ürünleri ile finansman paketleri geliştirebilmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca X ve Y kuşaklara yönelik farklılıkların bulunması, katılım bankalarının müşteri memnuniyetini ve banka performansını artıracak ortamın geliştirmesine fırsat yaratacaktır. Katılım bankacılığına yönelik tüketici algısı, mevcut müşterilerin tercih etme nedenleri ve memnuniyet düzeylerinin ölçümüne yönelik çalışmaların ağırlıkta olduğu görülmektedir. Fakat katılım banka faaliyetlerine yönelik X ve Y kuşağına mensup tüketicilerin algısına göre farklılık gösterip göstermediğini araştıran çalışmaların sınırlı olduğu görülmüştür. Dolayısıyla bu araştırmanın literatüre ve sektöre katkı yapacağı beklenmektedir.</p> Murat Er- Hülya Er- Remzi Altunışık Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1739 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Entegre Rapor Yayınlayan Bankaların Finansal Etkinliklerinin Veri Zarflama Analizi ile Ölçülmesi: Türkiye Örneği https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1740 <p>Amaç – İşletmeler finansal raporlarının yanı sıra birçok farklı rapor yayınlamaktadır. İşletmelerin farklı raporlar yayınlaması yatırımcıların işletmeler hakkında bilgi toplamasını zorlaşmaktadır. Rapor sayılarındaki çeşitlilik yatırımcılar için istenmeyen bir durumdur. Bu nedenle entegre rapor işletmeler ve yatırımcılar için önem arz etmektedir. Çalışmada Türkiye’de entegre rapor yayınlayan bankaların 2015-2020 yılları arasındaki finansal etkinliklerini ölçmek amaçlanmıştır. Yöntem – İlk olarak bankaların bilanço ve gelir tablolarından elde edilen veriler ile araştırma modeli oluşturulmuştur. Daha sonra elde edilen bu veriler literatürde en çok kullanılan finansal performans göstergelerinden olan finansal oran analizleri ile analiz edilmiş ve sonrasında bankaların finansal etkinlikleri Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden olan girdi odaklı veri zarflama analizi (CCR Modeli) ile ölçülmüştür. Bu doğrultuda finansal kaldıraç oranı, toplam borç/toplam öz sermaye oranı ve faiz giderleri girdi değişkeni olarak kullanılırken, aktif karlılık oranı, hisse başına kar oranı ve faiz gelirleri de çıktı değişkeni olarak kullanılmıştır. Bulgular – Çalışmada incelenen yıllar ve bankalar itibariyle entegre raporun bankaların finansal performansı üzerinde doğrudan ve düzenli bir etkisinin olmadığı görülmektedir. Çünkü entegre rapora geçişten önce finansal olarak etkin bulunan bazı bankalar entegre rapor yayınladıktan sonra etkin bulunmamıştır. Ayrıca bazı bankalar entegre rapor yayınlamaya başladıktan sonra finansal etkinliği yakalarken, entegre rapor yayınlamaya devam ettiği diğer yıllarda finansal etkinliği yakalayamamıştır. Tartışma – Entegre raporun bankaların finansal performansı üzerinde doğrudan ve düzenli bir etkisinin bulunmaması farklı ekonomik ve sosyal sebeplere dayanabilir. Çünkü finansal etkinlik mikro ve makro düzeyde birçok farklı faktörden etkilenmektedir. Ayrıca bu durum üzerinde entegre raporun yeni bir raporlama sistemi olmasının da etkisinin olduğu söylenebilir.</p> Kadir Özdemir Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1740 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Psikolojik Sermaye İle İş Tatmini Arasındaki İlişkide İşe Gönülden Adanmanın Aracılık Rolü https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1741 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı psikolojik sermaye ve işe gönülden adanmanın iş tatminine olan etkisinin incelenmesidir. Ayrıca işe gönülden adanmanın psikolojik sermaye ve iş tatmini arasında aracılık etkisini ortaya koymak hedeflenmektedir. Yöntem – Araştırmada veri toplama aracı olarak yüz yüze anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri ABC Maden İşletme Müdürlüğü’ne bağlı bulunan fabrikada çalışmakta olan 265 kişiden toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Psikolojik Sermaye Ölçeği, İşe Gönülden Adanma Ölçeği ve Minnesota İş Tatmini Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilere, IBM SPSS 22.0 programı aracılığıyla; faktör, korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizi uygulanmıştır ve sonuçlar detaylı olarak yorumlanmıştır. Bulgular – Araştırmada psikolojik sermayenin işe gönülden adanma ve iş tatmini üzerinde doğrudan ve pozitif etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte işe gönülden adanmanın psikolojik sermaye ile iş tatmini arasında aracılık etkisi olduğu tespit edilmiştir. Tartışma – Araştırma bulguları psikolojik sermaye, işe gönülden adanma ve iş tatmini arasında pozitif yönde ilişkiler olduğunu göstermektedir. Ayrıca araştırmanın işe gönülden adanmanın psikolojik sermaye ile iş tatmini arasında aracılık etkisini ortaya koyan sınırlı sayıda çalışma olması nedeniyle literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</p> Hale Arlı- İlknur Uncuoğlu Yolcu Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1741 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Bilge Liderlik Ölçeği’ni Türkçeye Uyarlama Çalışması https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1742 <p>Amaç – Bu çalışmanın amaçlarından biri, Ding vd. (2019) tarafından geliştirilen bilge liderlik ölçeğini Türkçeye uyarlamaktır. Diğer amacı da, ölçeğe ait psikometrik özelliklerin ortaya konularak ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğunu kanıtlamaktır. Yöntem – Veri toplama aracı olarak anket formu tercih edilmiştir. Ana kütleyi Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’ndeki kimya sektöründe faaliyet gösteren işletmeler oluşturmaktadır. Örneklem 199 kişiden oluşmaktadır. Analizler için SPSS ve AMOS programı kullanılmıştır. Bulgular – Ölçek faktör yapısının uygunluğu için açımlayıcı (AFA), doğrulayıcı (DFA) faktör ve iç tutarlılık analizleri uygulanmıştır. Ölçeğin açıkladığı toplam varyans oranı %71.549’dur. AFA’ya göre madde faktör yük aralığı .80-.87’dir. DFA bulguları uyum iyiliği değerleri, χ2/df=1.76; RMSEA=.06; SRMR=.02; CFI=.99; IFI=.99; GFI=.97 olup, iç tutarlılık katsayıları ise α=.92; CR&gt;.93; AVE&gt;.65 şeklindedir. Belirtilen değerler kabul edilebilir düzeydedir. Tartışma – Yapılan analizler sonucunda, “Bilge Liderlik Ölçeği’’nin Türk kültürüyle olan uyumu psikometrik özellikleriyle kanıtlanmıştır.</p> Burcu Üzüm- Osman Seray Özkan- Yasemin Gülbahar Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1742 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Küresel Risk Göstergeleri Açısından Ülkelerin Değerlendirilmesi: Bir Kümeleme Analizi Uygulaması https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1743 <p>Amaç – Bu çalışmada; 191 ülke için Küresel Risk Endeksleri dikkate alınmış ve toplumların maruz kaldıkları olumsuz şartlar değerlendirilerek kümeleme analizi ile ilgili bir veri madenciliği çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı ülkelerin kümeleme analizi ile gruplandırılmasını sağlamak, ortaya çıkan kümelerin risk açısından derecelendirilmesi ve ülkelerin katlandıkları risk açısından hangi kümede yer aldıklarını belirlemektir. Yöntem – Çalışmada, Beklenti Maksimizasyonu Algoritması ile kümeleme analizi yapılmış daha sonra Kolmogorov-Smirnov Normallik Testi, Levene Statistic Varyansların Homojenliği Testi ve Kruskal-Wallis Anlamlılık Testinin Uygulanması ile değişkenler bazında anlamlı farklılığın olup olmadığı incelenmiştir. Ülkeler katlandıkları risk açısından 10 kümeye ayrılmış ve kümeler risk açısından değerlendirilmiştir. Bulgular – Beklenti Maksimizasyon Algoritmasının kümeleme analizinde anlamlı sonuçlar ortaya koyduğu görülmüş olup, sonuçların incelenmesi neticesinde küresel risk göstergeleri açısından riskli ve risksiz olan ülkeler belirlenmiştir. Tartışma – Ülkelerin kendi değerlendirmelerini yaparak risk konusunda gerekli önlemleri almalarına yardımcı olunabileceği düşünülmektedir. Günümüzde yaşanan ve dünyada etkisi hala devam etmekte olan Covid-19 da küresel bir risktir. Bu tip risklere tüm dünyadaki ülkelerin ne kadar hazırlıksız olduğu görülmüştür.</p> Damla Yalçıner Çal- Meltem Karaatlı- Nuri Ömürbek Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1743 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 The Role of Human Resources Management Practices in Employee Job Satisfaction in Salaam Bank: The Moderating Role of Organizational Justice https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1744 <p>Purpose – Despite the obvious significance of human resources in an organization, their wellbeing over time has largely been taken for granted by some organizations. The purpose of this study is to analyze the role of human resource management (HRM) practices in employee job satisfaction. Design/methodology/approach – A case study approach and primary data collection method were used to gathered quantitative data for the study through structured, self-administered questionnaires with five-point Likert scale. A stratified random sampling technique was used to obtain sample population, including 692 full-time employees in Salaam Bank Mogadishu-Somalia. The collected data was coded to Statistical Package for the Social Sciences (SPSS). Findings – According to the results, planning and recruitment, training programs, employee compensation, and performance appraisal have all significant impact on employees’ satisfaction. Moreover, coefficient analyses of three independent variables, namely planning and recruitment, employee compensation, and performance appraisal crossed with organizational justice imply existence of a moderating effect between each of these three independent variables and organizational justice; while no moderating effect was found between training programs and organizational justice. Discussion – The outcome of the research provides a basis for bank managers to recognize the HRM practices that leads to higher employee job satisfaction. Accordingly, bank managers should adopt an efficient planning and recruitment, training, compensation, and appraisal system to achieve further job satisfaction. Since this research’s focus is on private sector, future research is required to be extended to other districts and consider public institution as well.</p> Aisha Addow- Maziar Haghani- Mehmet Yeşiltaş Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1744 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Scopus Veri Tabanı Üzerinden Etkinlik Pazarlaması Alanına İlişkin Panoramik Bir Bakış https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1747 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, Scopus veri tabanı üzerinden etkinlik pazarlaması alanının bilimsel gelişimini panoramik açıdan incelemektir. Yöntem – Araştırmanın amacı doğrultusunda, Scopus veri tabanında 1990-2020 yılları arasında etkinlik pazarlaması ile ilgili yayınlanan 140 makale, araştırma örneklemi olarak seçilmiştir. Elde edilen veriler, R-Studio bibliyometrik analiz programı (faktör, iş birliği, birlikte oluşum ağları ve betimsel veri analizleri) ile çözümlenmiştir. Bulgular – Araştırma sonucuna göre konuyla ilgili en fazla makalenin yayınlandığı yıl 2016'dır. Event Management dergisi, bu alanda en çok makale yayınlayan dergi olurken, Tourism Management en fazla atıf yapılan dergi olmuştur. Yayın sayısı açısından Angeline G. Close’nin ve Russell Lacey’in bu alana önemli katkı sağlayan yazarlar olduğu; makalelerdeki kelimelerin farklı boyutlarda birlikte kullanıldığı (başlıklarda 3, özetlerde 3 ve anahtar kelimelerinde 7), konuyla ilgili Amerika Birleşik Devletleri’nin, Çin’in ve Avustralya’nın çok sayıda yayın çıkaran ülkeler olduğu ve makalelerde ağırlıklı olarak marka, davranışsal niyetler, sosyal medya, iletişim ve sponsorluk konularının ele alındığı saptanmıştır. Tartışma – Scopus veri tabanında etkinlik pazarlaması ile ilgili makaleler incelendiğinde, özellikle belirli konular (marka vb.) ve etkilikler (spor ve festival) üzerinde durulduğu görülmektedir. Dolayısıyla diğer konuların oldukça kısıtlı olduğu ortaya çıkmaktadır (seyahat, konaklama, eğlence, eğitim, bilimsel, gastronomi, kültürel miras ve inanç vb.). Bu bağlamda araştırma sonuçları dikkate alınarak bazı çıkarımlara ve geleceğe yönelik önerilere yer verilmiştir.</p> Fatmanur Kübra Aylan- Alaattin Başoda Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1747 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Covid-19 Salgınına Bağlı Değişen Tüketici Satın Alma Davranışı: Panik Satın Alma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1748 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı Covid-19 salgınının elektronik alışverişte tüketici satın alma davranışlarına ve panik satın alma davranışına etkisinin incelenmesidir. Yöntem – Araştırmada veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan online anket formu kullanılmıştır. Anket formunun ilk bölümünde tüketicileri tanıtıcı genel bilgilere, ikinci bölümünde tüketicilerin Covid 19 salgını süresince internet üzerinde alışveriş yapma durumları belirlemeye yönelik sorulara, son bölümünde de Lins ve Aquino (2020) tarafından geliştirilen yedi ifadeden oluşan ‘Panik Satın Alma Ölçeği’ne yer verilmiştir. Araştırmada kar topu örnekleme yönteminden yararlanarak , Google formlar aracılığı ile oluşturulan çevrim içi hazırlanan anket formu gönüllük esasına dayalı olarak 882 kişiye uygulanmış, 16 adet anket hatalı/eksik doldurulması sebebi ile araştırılmaya dahil edilmemiştir. Elde edilen veriler SPSS 26 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgular – Yapılan analiz sonucuna göre bireylerin panik satın alma davranışının eğitim durumuna göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca salgın sürecinde katılımcıların çoğunluğunun satın almanın kolay olması ve zaman tasarrufu sağlaması nedeniyle internetten alışverişi tercih ettiği, en çok tercih edilen e-ticaret sitelerinin Trendyol olduğu, en çok talep gören ürünlerin sırasıyla giyim, kişisel bakım, elektronik ürünler ve gıda ürünleri olduğu, ödemelerinde kredi kartı (şifre girerek) kullandığı, en çok kullanılan kargo şirketinin Yurtiçi kargo olduğu, bu süreçte birçok katılımcının e-ticaret sitelerinden yaptıkları alışverişlerde herhangi bir sorun ile karşılaşmadığı belirlemiştir. Tartışma – Yapılan çalışmalar incelendiğinde tüketicilerin internet üzerinden yaptıkları alışverişte satın alma davranışlarına ilişkin çok sayıda araştırma olduğu ancak pandemi döneminde bireylerin panik satın alma davranışlarını inceleyen çok az çalışma bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle, bu araştırmanın ilgili alandaki literatüre önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</p> Ateş Bayazıt- Neslihan Saygılı Akkaya Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1748 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Mevduat Bankalarının Hisse Senedi Getirilerine Etki Eden Finansal Faktörler https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1749 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı Borsa İstanbul’da işlem gören mevduat bankalarının hisse senetlerine etki eden banka finansal faktörlerine ait verileri analiz etmektir. Yöntem – Bu araştırmada, 2012-2021 yılları arasında Türkiye’de faaliyet gösteren mevduat bankalarından, belli büyüklükte ve ortaklık yapısına göre seçilen altı mevduat bankasının hisse senetlerine etki eden banka finansal faktörlerine (Banka Kısa Vadeli Borçlarındaki Değişim, Faiz Gelirlerindeki Değişim, Faaliyet Karındaki Değişim ve Varlıklardaki Değişim) ait verileri Dinamik Panel Veri yöntemi ile analiz edilmiştir. Bulgular – Banka kısa vadeli borçlarındaki değişim bir önceki döneme göre hisse senedi getirileri üstünde ters yönlü ve anlamlı, varlık hacmindeki ve faaliyet karındaki değişim ise aynı yönlü ve anlamlı bir etki gösterdiği ortaya konmuştur. Sonuç olarak, bankacılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların hisse senedi getirilerine kısa vadeli borçlardaki artışın olumsuz, varlıklardaki ve faaliyet karındaki artışın ise olumlu etki gösterdiği tespit edilmiştir. Tartışma – Türkiye'de ki mevduat bankalarının hisse senedi getirilerinin, banka içi faktörler olarak adlandırılabilecek finansal faktörlerin kısa vadeli borçlardaki değişime, varlıklar ve faaliyet karındaki değişime karşı duyarlı olduğu ortaya konmuştur.</p> Cemil Şenel Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1749 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Turizm Sektöründe Devlet Teşviklerinin TMS-20, BOBI FRS ve MSUGT Açısından Değerlendirilmesi Muhasebeleştirilmesi ve Karşılaştırılması https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1750 <p>Amaç – Ülkenin kalkınması, ekonomik olarak düzen ve istikrarın sağlanması, uluslararası alanda rekabet edebilme gücüne sahip olabilmesi için devletin yardım ve desteğine ihtiyaç duyulur. Bu desteğe ihtiyaç duyulan sektörlerden birisi olan turizm sektörünün, yatırım maliyeti yüksek bir sektör olduğunu göz önünde bulundurursak devlet teşviklerine duyulan ihtiyaçta artmaktadır. Ayrıca turizm sektörü hizmet odaklı bir sektör olduğundan diğer sektörlere göre daha maliyetlidir. Bu nedenle turizm odaklı olarak devlet birçok teşvik vermektedir. Çalışma içerisinde yer alan enerji ile ilgili teşviklerin BOBİ FRS, TMS-20, MSUGT raporlama sistemlerine göre nasıl muhasebeleştirildiği ve aralarındaki farklılıkların neler olduğunun gösterilmesi amaçlanmıştır. Yöntem – Çalışma da Mersin ilinde bulunan otelin kullanmış olduğu raporlama sistemlerine göre muhasebeleştirdikleri teşvikleri örneklendirerek açıklamak ve karşılaştırmak amaçlanmıştır. Devletin turizm sektörüne vermekte olduğu teşvikleri ve bu teşvikler hakkında bilgilendirme yaparak BOBİ FRS, TMS-20, MSUGT raporlama sistemlerinin karşılaştırmalı olarak nasıl muhasebeleştirildiği hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmada kullanılan otel işletmesinde enerji teşviki ile ilgili yapılan giderler, raporlama sistemlerine göre ayrı ayrı muhasebeleştirilerek kayıtlar ile örneklendirilip karşılaştırılmıştır. İşletmeden alınan muhasebe kayıtları BOBİ FRS, TMS-20, MSUGT’e göre ayrı ayrı raporlanarak aralarındaki benzerlik ve farklılıklara değinilmektedir. Bulgular – Kullanılan muhasebe hesapları, raporlama sistemlerine göre değişkenlik göstermiştir. Yevmiye kayıtlarında da net bir şekilde bu değişkenlikler görülmektedir. Turizm teşviklerinin gelirde kayıt edildiği raporlama sistemlerinin çoğunlukta olduğu dikkat çekmektedir. Sermaye yaklaşımının benimsendiği raporlama sistemlerinde fonlar ve öz kaynaklar gibi sermayeye yönelik hesaplar daha ağırlıklı kullanılmaktadır. Teşviklerin doğru ve anlaşılır kayıt edilmesi ve raporları inceleyecek yetkili kişilere şeffaf bilgi vermesi, her bir raporlama sistemine göre inceleme yapıp önerilerde bulunulması amaçlanmıştır. Verilen işletme örneğinde finansal raporlama çerçevesinde bulunan benzer ve farklı raporlama yöntemleri ele alınmış, bu raporlama yöntemleri hakkında yorumlar yapılmıştır. Tartışma – İşletmeler açısından doğru ve şeffaf bilgiler ile devlet teşviklerinin muhasebeleştirilmesi çok önemlidir. Teşvikler turizm firmalarında gelir olarak muhasebeleştirildiğinde kar gibi görünür. Bu sebeple firmanın raporlamalarını takip eden yetkili kişilere kar olduğundan fazla görünecektir. Satışlardan elde edilen brüt kar finansal tablolara yansıyacaktır. Bu durumda devletten alınan teşvikin öz kaynaklarda takip edilmesi ya da duran varlığın maliyetinden düşülmesi önerilebilir. TMS-20’de gelir yaklaşımı ve sermaye yaklaşımı olarak iki ayrı raporlama yöntemi vardır. TMS-20’ de yer alan sermaye yaklaşımına göre özel fonlara aktarılması daha sağlıklı bilgi verilmesini sağlayacaktır.</p> Bengü Açık Ateş- Seval Elden Ürgüp Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1750 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Bireysel Değerler ve Örgütsel Bağlılık İlişkisi: Otel İşletmeleri Üzerine Bir Çalışma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1751 <p>Amaç – Bu araştırma, otel işletmelerinde çalışanların bireysel değerleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin tespit edilmesine odaklanmaktadır. Yöntem – Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel araştırma türündedir. Araştırmanın evrenini, Türkiye’de 1995 yılından beri faaliyet gösteren ve 9 adet işletmesi bulunan bir zincir otel işletmesinde çalışan yerli işgörenler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi ise bu zincir otel işletmesinde çalışan 215 yerli işgörenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, frekans, korelasyon ve kanonik korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Bulgular – Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre bireysel değerler ile örgütsel bağlılık arasında anlamlı ancak düşük bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca bireysel değerler setinde örgütsel bağlılığı en fazla etkileyen değişkenin muhafazacı boyut olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel bağlılık setinde ise devam bağlılığı bireysel değerleri en fazla etkileyen değişken olarak öne çıkmaktadır. Tartışma – Bu araştırma otel işletmeleri yöneticilerine, çalışanların bireysel değerlerini ve örgütsel bağlılığı öngören değerleri anlamaları açısından katkı sağlamaktadır. Ayrıca bireysel değerler ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi incelemesi açısından alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</p> Elif Tuba Tamer- Ömer Zafer Güven- Fulya Mısırdalı Yangil Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1751 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 İletişim İklimi ile Psikolojik Sermaye Arasındaki İlişkinin İncelenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1752 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı zorlu rekabet ortamında örgütler için vazgeçilmez bir unsur olan iletişimin ve örgüt çalışanlarının iletişimin kalitesine ve niteliğine yönelik algılarından oluşan iletişim ikliminin, bireylerin öznel iyi oluş hali olan psikolojik sermaye düzeyleri ile olan ilişkisine vurgu yapmaktır. Yöntem – Yordayıcı ilişkisel tarama deseni kullanılarak yapılan bu çalışmada veri toplamak için anket tekniğinden faydalanılmıştır. Elde edilen verilere normallik analizi yapılmış ve verilerin normal dağıldığı belirlenmiştir. Normal dağılan veri üzerinden katılımcıların demografik bilgilerini yorumlamak amacıyla frekans analizi, katılımcıların iletişim iklimi algıları ve psikolojik sermaye düzeylerini belirlemek amacıyla aritmetik ortalama dağılımı, değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi ve değişkenler arasındaki yordayıcılık rolünü belirlemek için ise; standart çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular – Araştırmada yapılan standart çoklu regresyon analizi sonucunda iletişim ikliminin alt boyutları olan savunmacı ve destekleyici iletişim ikliminin birlikte psikolojik sermayenin alt boyutlarını ayrı ayrı anlamlı bir şekilde yordadığı tespit edilmiştir. Tartışma – Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar neticesinde Atatürk Üniversitesi’nde görev yapmakta olan akademik personelin iletişim iklimi algıları ile psikolojik sermaye düzeyleri arasında anlamla bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda bireylerin genel iyi oluş halini ifade eden psikolojik sermaye düzeyinin geliştirilmesinde ve yükseltilebilmesinde örgütte oluşturulan destekleyici iletişim ikliminin önemi ortaya çıkmaktadır.</p> Ahmet Ziya Başçı- Fatma Geçikli Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1752 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Marka Değerinin Hirose Yöntemiyle Tespiti ve Finansal Performans Analizi: Borsa İstanbul’da İşlem Gören Aracı Kurumlar Üzerine Bir Uygulama https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1753 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul’da hisseleri işlem gören sermaye piyasası aracı kurumlarının, marka değerinin ve finansal performanslarının ölçülmesi ve karşılaştırılmasıdır. Yöntem – Çalışmada kullanılan verilere, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (www.tspb.org.tr) ve Kamuyu Aydınlatma Platformu (www.kap.org.tr) üzerinden erişilmiştir. Aracı Kurumların marka değerlerinin hesaplanmasında, literatürde şirketlerin marka değerlerinin hesaplanmasında sıklıkla tercih edilen Hirose yöntemi, finansal performanslarının ölçülmesinde ise çok kriterli karar verme yöntemlerinden Gri İlişkisel Analiz (GİA) yöntemi kullanılmıştır. Aracı kurumların finansal oranlarının Hirose yöntemiyle hesaplanan marka değerleri üzerindeki etkisi, regresyon analiziyle tespit edilmiştir. Hirose yöntemiyle hesaplanan marka değerleri ile GİA finansal performans sıralama sonuçları arasındaki ilişkiler, mukayeseli olarak analiz edilmiştir. Bulgular – Çalışmada, borçlanma oranı ile marka değeri arasında negatif ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Net çalışma sermayesi oranı arttıkça marka değeri düşmektedir. Bu yönüyle, net çalışma sermayesi ile marka değeri arasında negatif bir korelasyonun varlığı söz konusudur. Likidite oranları ile marka değeri arasında negatif yönlü ilişki bulunduğu görülmüştür. 2016-2020 dönem verileri çerçevesinde, marka değerinin %29,5'lik kısmının piyasa değeri ile açıklanabildiği belirlenmiştir. GİA finansal performans sıralama sonuçları ile marka değerleri arasında anlamlı ilişki (negatif yönlü) sadece 2016 verileri bağlamında tespit edilmiştir. GLBMD’nin üç yıl üst üste en iyi performansı sergileyen aracı kurum olduğu tespit edilmiştir. 2016 GİA performans sıralama sonuçlarında en iyi performansı sergileyen aracı kurum GEDİK, en düşük performansa sahip olan aracı kurum ise INFO olarak tespit edilmiştir. Tartışma – Sermaye piyasalarında aracılık hizmeti sunan ve hisseleri Borsa İstanbul’da işlem gören aracı kurumların marka değerlerine ve finansal performanslarına yönelik çalışmaların sayısı sınırlıdır. Yapılan analizlerde, 2016 yılı hariç olmak üzere, finansal performans sıralamaları ile marka değerleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Ayrıca marka değerleri ile piyasa değerleri arasında da anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Çalışma ile elde edilen sonuçlar, hisseleri Borsa İstanbul’da işlem gören aracı kurumların marka değerlerinin, finansal perfomans ve piyasa değerlerini açıklamakta yetersiz kaldığı sonucunu ortaya çıkarmıştır. Çalışma sonuçlarının, ilgili kurum hisselerine yatırım yapmayı düşünen yatırımcıların yatırım kararlarında yol gösterici nitelikte olduğu değerlendirilmektedir.</p> Abdullah Kılıçarslan- Mustafa Çağrı Sucu Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1753 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Structural Framework of Brand Loyalty Affected By Feature Connotations Through Attitude Towards Shopping in Merchandising https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1754 <p>Purpose - In merchandising subjected to a rapid consumption cycle and many warning bombardments that trigger sudden purchasing, ensuring that consumers remain loyal to the store has been important. This study's purpose is to shed light on the structural framework of which brand loyalty is affected by feature connotations through attitude towards shopping in merchandising. Design/methodology/approach - 373 responses are interviewed face-to-face for a well-known clothing brand in Istanbul. How brand loyalty is affected by feature connotations through attitude towards shopping is structurally analyzed by the extent of the positivity, strength, and uniqueness of the connotations. The extent of brand loyalty refers to being more willing to pay, defensive about the store in opposing views, and inclined to recommend it to others. Some store features are highlighted including ease of access, acclimatization conditions, shelf layout, price image, and perception towards sales personnel. Findings - Thanks to strong, unique, and positive features associated with the store, consumers become more loyal to the store brand. All features except for shelf layout develop positive attitudes toward shopping, thereby increasing brand loyalty. The highest indirect effect on brand loyalty belongs to the price image, followed by, respectively, acclimatization conditions, perception towards sales personnel, and ease of access. Acclimatization condition has a positive direct effect whereas ease of access has a direct but negative effect on brand loyalty. Discussion – The relatively superior effect of price perception on shopping attitude shows that it is the focus of brand loyalty development activities. This can be supported by acclimatization conditions, perception towards sales personnel, and ease of access. To gain the loyalty of store customers, alternative ways exist if the acclimatization conditions feature is improved. In the case of other store features, shelf layout is not our priority criteria in developing brand loyalty because it is ineffective.</p> Sermin Sarı- Gülden Turhan Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1754 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 İşveren Markasının Dünü Bugünü: R Programı ile Bibliyometrik Analiz https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1755 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı işveren markası kavramına dair yapılmış çalışmaların bibliyometrik özelliklerinin belirlenmesi ile kavramın literatürdeki gelişimini değerlendirmektir. İşveren markası kavramının bibliyometrik analizini içeren bu çalışmada, kavramın literatürdeki yeri, gelişim süreçleri ve kavramdaki boşlukları belirlenerek gelecek çalışmalara yol göstermesi amaçlanmaktadır. Yöntem – İşveren markası kavramına ilişkin çalışmalar Scopus veri tabanında taranmış ve R programlama dili R Studio editörüne entegre Biblioshiny ara yüzü ile analiz edilmiştir. Scopus veri tabanında işveren markası ile ilişkili kavramlar tarandıktan sonra elde edilen veriler İngilizce, Sosyal Bilimler alanında yazılmış olan makaleler gibi kısıtlar ile yeniden sınırlandırılmıştır. Bu kısıtlar sonrasında kavrama dair ilk makalenin 2004 yılında yayınlandığı ve 2004-2021 yılları arasında 160 dergi de yayınlanmış 256 makale olduğu tespit edilmiştir. Bu makalelere ilişkin BibTex dosyası ile elde edilen veriler yazar, kaynak, atıf ve ortak kelime bağlamında bibliyometrik haritalama analizleri ile görselleştirilmiş ve bu haritalar yorumlanmıştır. Bulgular – Yapılan analizler sonucunda işveren markası kavramına ilişkin en fazla yayın yapan derginin Sustainability (Switzerland) iken, en fazla atıf alan dergi ise “Career Development International” olarak tespit edilmiştir. İşveren markasına dair en fazla yayın yapan yazar Gordhan Kumar Saini iken, en çok atıf alan yazar 149 atıf ile Filip Lievens’dir. Tartışma – Kavram yoğun olarak gelecek, yönetim, insan kaynakları gibi kavramlarla eşleştirilmiştir. İşveren markası, bu üst başlıklar altında daha özelleştirildiğinde özellikle marka değeri, çalışan mutluluğu ve kurum kimliği gibi kavramlarla ilişkisinin de incelenmesi yerinde olacaktır. Bu çalışmada kavramın Scopus veri tabanında makale bazında incelenmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda, farklı veri tabanlarında özellikle de Türkçe yazındaki yerine dair bir bibliyometrik çalışmanın yapılması kavramın literatürdeki yerini anlamak ve farklı çalışmalara yön vermek için önerilmektedir.</p> Oğuzhan Kodalak- Emine Nihan Cici Karaboğa Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1755 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Yenilenebilir Enerji Tüketiminin İşsizlik Üzerindeki Etkisi: OECD Ülkeleri İçin Örnek Bir Çalışma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1757 <p>Amaç – Yenilenebilir enerjinin ekonomik büyüme, milli gelir ve gelir dağılımı gibi makroekonomik değişkenler üzerindeki etkisi daha önce yapılan birçok çalışmada incelenmiş olmakla beraber yenilenebilir enerjinin istihdam üzerindeki etkisini inceleyen çok az sayıda ampirik çalışma bulunmaktadır. Bunun dışında, yenilenebilir enerjinin işsizlik üzerindeki net etkisi konusunda literatürde fikir birliğine varılmamıştır ve hala tartışmalı bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısı ile bu çalışmanın amacı yenilenebilir enerjinin işsizlik üzerindeki etkisini 37 tane OECD ülkesi için 2002-2014 yıllarında analiz etmektir. Yöntem – Panel veri modellerinden sabit ekileri modelden çıkarmak için kullanılan Sabit Etkiler ve sabit etkilerin modelde bağımsız değişkenlerle korelasyonlu olmadığını varsayan Rassal Etkiler modelleri kullanılarak, yenilenebilir enerjinin işsizlik üzerindeki etkisi ölçülmüştür. Ana bağımsız değişkenimiz yenilenebilir enerji tüketimi dışında regresyona kontrol değişkenleri de eklenmiştir, bunlar sırası ile şöyledir: Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYH), Ekonomik Büyüme, Enflasyon, Beşeri Sermaye, Fiziki Yatırımlar, Dışa açıklık, Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları (DYY) ve Döviz Kuru. Yenilenebilir enerji tüketimini göreceli olarak düşük bir standart sapmaya sahip olması bu ülke gurubunda yeşil enerjiye yapılan yatırım seviyelerinin birbirine yakın olduğu anlamına gelmektedir. Bulgular – Çalışma sonucunda, yenilenebilir enerjinin işsizlik oranlarını azaltıcı etkisi ampirik olarak ispatlanmıştır. Bunun dışında, kontrol değişkenlerinden GSYH, Fiziki Yatırımlar, Dışa Açıklık ve DYY ile işsizlik oranı arasında negatif yönlü bir ilişki olduğuna dair bir bulguya ulaşılırken, Beşeri Sermaye ve Döviz Kuru değişkenleri ile işsizlik arasında pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Tartışma – Yenilenebilir enerji masraflı yatırımların olmanın dışında teknolojik alt yapıyı da gereksindirmektedir. Dolayısı ile çalışmada konu olan OECD ülkelerinde yenilebilir enerji yatırımlarını artırmanın önemli yollarından bir tanesi AR-GE çalışmalarına önem verilmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarının devlet tarafından teşvik verilerek desteklenmesidir.</p> Burçak Polat- Ömür Kızılkan Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1757 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Yöneticilerin E-Liderlik Tutumlarının Çalışanların Örgütsel İletişim Algılarına Etkisi Üzerine Ampirik Bir Uygulama https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1759 <p>Amaç - Dijital teknolojinin gelişimi ile birlikte, kurumlarda teknolojik gelişime uygun olarak yeni bir liderlik tarzı olan e-liderlik uygulanmaya başlanmıştır. Özellikle son yıllarda küresel bir salgın haline gelen Covid-19 ile bu liderlik tarzı daha yaygın hale gelmiştir. Çalışma kapsamında Covid-19 sürecinde yöneticilerin sergiledikleri e-liderlik tutumlarının çalışanların örgütsel iletişim algılarına etkisi ve e-liderlik-örgütsel iletişim arasındaki ilişki için cinsiyet ve çalışılmakta olan sektörün moderatör rolleri analiz edilmiştir. Yöntem - İstanbul’da özel ve kamu sektöründeki 397 beyaz yakalı çalışana anket yapılarak veriler toplanmış ve hiyerarşik regresyon analizi kullanılarak toplanan verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Anketlerden edinilen veriler AMOS 24 ve SPSS 22 programları ile analiz edilmiştir. Bulgular - Sonuçlar; seçili özellikler ve becerilerin, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanma niyetinin, kolaylaştırıcı koşulların ve bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanmanın örgütsel iletişimi pozitif etkilediği; cinsiyetin seçili özellikler ve beceriler-örgütsel iletişim ile kolaylaştırıcı koşullar-örgütsel iletişim; çalışılmakta olan sektörün ise seçili özellikler ve beceriler-örgütsel iletişim ile bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanma-örgütsel iletişim arasındaki ilişkilerde moderatör rol oynadığını göstermektedir. Tartışma - E-liderlik tutumunun örgütsel iletişime etkisinin incelendiği bu çalışmada, iletişim teknolojilerini kullanmanın örgütsel iletişimi pozitif etkilediği görülmüştür. Literatür incelendiğinde bu iki kavramın birbirleri ile ilişkisine yönelik araştırmanın az olduğu görülmüştür. Bu açıdan söz konusu iki kavramının araştırılmasının faydalı sonuçlar getireceği ve bu konuda yapılacak araştırmalara yol gösterebileceği düşünülmektedir.</p> Zeynep Çolak- Mustafa Alper Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1759 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Örgütsel Etik İklimin Psikolojik Sahiplenmeye Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1760 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı örgütsel etik iklimin çalışanların psikolojik sahiplenme duygusuna olan etkisini incelemektir. Yöntem – Nicel araştırma desenlerinden ilişkisel ve nedensel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada veriler 301 akademisyenden oluşan bir örneklem grubundan elde edilmiştir. Anket tekniği ile elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Bulgular – Araştırma bulguları; örgütsel etik iklimin, akademisyenlerin psikolojik sahiplenme düzeylerini pozitif ve olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Tartışma – 21. yüzyıl iş dünyasının rekabet koşulları altında örgütler için bir takım etik değerlerin benimsenmesi ve uygulanması oldukça önem kazanmıştır. Örgütler, değerleri ile bütünleşen faaliyetleri ile rakiplerinden farklılaşmaktadır. Bu değerlerin toplum tarafından da kabul görmesi örgütlerin itibarlarına olumlu katkılar yapmaktadır. Örgütsel etik kavramı toplumsal güven oluşturan her türlü olumlu değeri bir araya toplamaktadır. Bu değerlerin çalışanlar tarafından algılanması ve benimsenmesi onların çalıştıkları örgütü psikolojik olarak sahiplenmeleri ile yakından ilişkilidir. Psikolojik olarak sahiplenilen bir örgütte çalışanların motivasyonları artacak ve verimlilik sağlanacaktır.</p> Aysel Arslan- Hasan Gül Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1760 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Dönüşümcü Liderlik Uygulamalarının, Çalışanların Performansına Etkilerine Yönelik Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1761 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, dönüşümcü liderlik uygulamalarının, çalışanların performansına etkilerinin analizidir. Yöntem – Bu araştırmanın kuramsal kısmında tümden gelim ve uygulama kısmında nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemi izlenmiştir. Çalışmanın verileri anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Anketin ilk kısmında araştırmacı tarafından hazırlanan demografik sorulara, ikinci kısımda “Dönüşümcü Liderlik Ölçeği” ve 3. kısımda ise “Çalışan Performansı Ölçeği”ne yer verilmiştir. Araştırmanın evreni, Ankara Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi’nde (OSTİM) faaliyetlerini sürdüren kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı yapan işletmelerde çalışan toplam 396 kişiye anket uygulaması yapılmıştır. Araştırma kapsamında kullanılan Anketlerden elde edilen verilerle; güvenilirlik analizi, doğrulayıcı faktör analizi, veri analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizi ile analizleri yapılmıştır. Bulgular – Bu çalışma için yapılan analizler sonucunda; entelektüel uyarımın, dürüstlük üzerinde ve davranış modeli oluşturmanın, özgecilik üzerinde pozitif yönlü bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Buna karşılık, vizyon belirlemenin, özgecilik üzerinde; grup amaçlarının kabulünün, güçlendirme - özgecilik üzerinde ve yüksek performans beklentisine sahip olmanın, özgecilik üzerinde negatif bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Tartışma – Dönüşümcü liderlik; çalışanların yeniliğe teşvik edilmesini, görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirmeleri, işletme amaçlarının tüm çalışanlar tarafından paylaşılması, güven ortamının oluşturulması, çalışanların değerli olduğunun yansıtılması ve çalışanların desteğinin sağlanmasına yönelik tutumlarını içermektedir. Diğer taraftan, çalışanlarını hem de hızla değişen ortama uyum sağlayabilen işletmeler, müşteri memnuniyetini artırabilmekte, çalışan performansını sürekli geliştirebilmekte, ürün-hizmet kalitesini yükseltebilmekte, verimliliği artırabilmekte, rekabette başarılı olabilmekte ve varlığını sürdürebilmektedir. Dolayısıyla bu türden üniversite-sanayi işbirliğini geliştirmeye yönelik bilimsel çalışmalarla; işletmelerin verimliliğini artırması, çalışanların performansında iyileşmeler sağlanması, işletmelerin rekabet ortamında sürekliliklerini sağlamaları, mal ve hizmetlerin kalitesinin artması, işletmelerin rekabet gücünün arttırılması ve ülke kalkınmasına önemli faydalar sağlanmasına olumlu katkılar sunulabileceği düşüncesiyle bu araştırmanın yapılması planlanmıştır.</p> Nuran Varışlı Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1761 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Muhasebe Meslek Mensuplarının Bireysel Özeliklerinin Entegre Raporlama ile İlgili Farkındalık Düzeylerine Etkileri Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1762 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı; muhasebe meslek mensuplarının bireysel özeliklerinin entegre raporlama (ER) ile ilgili farkındalık düzeylerine etkilerini araştırmaktır. Yöntem – Bu çalışmada niceliksel yöntemle, neden sonuç ilişkisini ortaya koyacak olan anket uygulaması ile araştırmanın verileri elde edilmiş, SPSS istatistik programı aracılığıyla; güvenilirlik analizi, Anova ve Regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırmanın evreni, İstanbul genelinde faaliyet gösteren toplam 40.538 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olup, örneklem istatistiksel örneklem hesaplama formülü ile 494 kişi olarak hesaplanmıştır. Veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anketin ilk kısmı demografik özellikleri belirlemeye yönelik olup, ikinci kısmında yer alan ölçek ise muhasebe meslek mensuplarının entegre raporlama ile ilgili farkındalık düzeylerini ölçmeye yöneliktir. Bulgular – Muhasebe meslek mensuplarının entegre raporlama ile ilgili farkındalık düzeylerinin, cinsiyet, hizmet süresi ve eğitim durumuna göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Tartışma – Entegre raporlar, bir işletmeye ait finansal ve finansal olmayan verilerin veya bilgilerin anlamlı bir şekilde bir arada yer aldığı raporlar olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle bu raporların hazırlanmasında görev alacak personelin, muhasebe teorisi ve uygulamaları konusunda yeterli eğitimi almış ve deneyime de sahip olması büyük önem arz etmektedir. Ayrıca muhasebe meslek mensuplarının, entegre raporlama ile ilgili yeterli bilgi düzeyine sahip olmasının; işletmelerin sürdürülebilirliği, verimliliği, hizmetlerin kalitesi, müşteri memnuniyeti ve ülke ekonomisine önemli faydalar sağlayabileceği düşüncesiyle bu çalışmanın yapılması planlanmıştır.</p> Adnan Dede Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1762 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Stratejik Maliyet Yönetimi İle İlgili Ulusal Alanda Yayınlanmış Lisansüstü Tez Çalışmaları Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1763 <p>Amaç – Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye’de Stratejik Maliyet Yönetimi anahtar kelimesinin kullanıldığı doktora ve yüksek lisans tez çalışmalarının incelemesini yapmaktır. Bu kapsamda, yapılan çalışmaların araştırma konuları, veri toplama yöntemleri, işletme türleri ve elde edilen bulguların incelenmesiyle bu alanda ihtiyaç duyulan boşlukların belirlenerek gelecekte yapılacak araştırmalara yön vermesi açısından literatüre katkı sağlaması çalışmanın diğer amacıdır. Yöntem – Çalışmada veri toplama tekniği olarak literatür taraması kullanılmıştır. Elde edilen bulgular daha sonra içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Yapılan taramada yıl kısıtlaması yapılmamakla birlikte araştırmanın tarih aralığı Ocak 2000-Aralık 2021 dönemlerini kapsamaktadır. Araştırmada, Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi veri tabanında yer alan Stratejik Maliyet Yönetimi anahtar kelimesinin kullanıldığı 12 doktora tezi ve 22 yüksek lisans tezi olmak üzere toplam 34 lisansüstü tez tespit edilmiş ve tamamı analize dahil edilmiştir. Literatür taramasından elde edilen bulgular, içerik analizi yapılarak çalışma konuları, veri toplama yöntemleri, işletme türleri, üniversiteler, yayınladığı yıllar, ana bilim dalları gibi farklı kriterlere göre sınıflandırılarak incelenmiştir. Bulgular – Yapılan literatür incelemesi ve analizler sonucunda, lisansüstü tezlerde genellikle veri toplama yöntemi olarak örnek olay yönteminin tercih edildiği, doktora tezlerinde üretim sektöründe yapılan çalışmaların ağırlıkta olduğu, yüksek lisans tezlerinde ise hem üretim hem de hizmet sektöründe birbirine yakın düzeyde çalışma yapıldığı, tek bir yaklaşımın incelendiği doktora tezlerinde Faaliyet Tabanlı Maliyetleme yaklaşımının, yüksek lisans tezlerinde ise, Hedef Maliyetleme yaklaşımının tercih edildiği tespit edilmiştir. Tartışma – Stratejik Maliyet Yönetimi anahtar kelimesinin kullanıldığı lisansüstü tezler araştırma çerçevesi ve sonuçları bakımından incelenmiş ve bu alana katkı yapan üniversiteler, çalışmaların yoğunlaştığı yıllar, tercih edilen çalışma sektörleri ve alanları ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca çalışmada, lisansüstü tezlerdeki çalışma konuları, veri toplama yöntemleri ve işletme türleri belirlenmiştir. Yapılan içerik analizinin izleyen yıllarda bu alanda hazırlanacak akademik çalışmalar için katkı sunacağı değerlendirilmektedir.</p> Dilek Şahin Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1763 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Borsalarda Finansal Türev Ürün Endeksi Geliştirilmesi: EDAS Yöntemi Uygulaması https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1764 <p>Amaç - Bu çalışmanın amacı; dünya borsalarının finansal türev ürün kullanım düzeyini tespit etmektir. Bu tespiti gerçekleştirmek için 2015-2019 yılları arasını içeren 5 yıllık veriler yardımıyla türev ürün endeksi oluşturulmuştur. Yöntem - Endeks oluşumunda bileşik yöntemler kullanılmıştır. Bu yöntemlerden biri olan Evaluation Method Based on the Distance from the Average Solution (EDAS) yöntemi tercih edilmiş ve EDAS yöntemiyle borsaların türev ürün kullanım düzeyi kıyaslanmıştır. Türev ürün göstergesi olarak futures ve opsiyon türleri kullanılmıştır. Bulgular - Swaplar ve forwardlar özellikleri itibariyle organize borsalarda işlem görmemektedir. Araştırmanın sonucunda; Amerika kıtasında yer alan Chicago Mercantile Exchange Chicago Board of Trade, New York Mercantile Exchange ve The Commodity Exchange olarak adlandırılan CME Group türev ürün kullanımın en yüksek olduğu borsalar olarak saptanmıştır. Tartışma - Çalışmada finansal türevlerin kullanım düzeyi, geliştirilen bir endeks aracılığıyla araştırılmıştır. Geliştirilen endeks ile borsalarda türev ürün kullanım düzeyleri belirlenmiştir ve borsaların yeterlilikleri analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, konuyla ilgili çalışmalar yapan araştırmacılar ve yatırımcılar için faydalı olacak bulgular sağlamıştır.</p> Haşim Bağcı- Rahmi Baki Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1764 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Kurumsal Kaynak Planlama (KKP) Sistemi Kritik Başarı Faktörlerinin İşletme Esnekliği Bağlamında Tedarik Zinciri Performansına Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1765 <p>Amaç – Sürdürülebilir yaşam sürdürülebilir tedarik zincirleri ile mümkündür. 2019 yılı Aralık ayında ortaya çıkan ve Dünya’nın tamamına yayılarak ekonomik ve sosyal açıdan önemli olumsuzluklara yol açan Covid 19 (Koronavirüs) pandemisi tedarik zincirlerinin öneminin bir kez daha anlaşılmasına yol açmıştır. Bu çalışmanın amacı kaynakların ve süreçlerin planlanması, organizasyonu, izlenebilirliği ve iyileştirilmesi için işletmelere önemli avantajlar sağlayan Kurumsal Kaynak Planlama (KKP) sistemi kritik başarı faktörlerinin işletme esnekliği bağlamında tedarik zinciri performansına etkisinin ölçülmesidir. Yöntem – Araştırmada pilot bölge olarak Konya Organize Sanayi Bölgesi belirlenmiştir. Literatür incelemesi sonucunda derlenen 7 adet kritik başarı faktörü tanımlanmış ve 8 adet hipotez ile model oluşturulmuştur. Pilot uygulama sonrasında verileri toplamak için belirlenen ana kütleye tek tek ulaşılarak 46 ifadeden oluşan anket yöneltilmiş ve %47 oranında geri dönüş sağlanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular – Gerçekleştirilen analizler doğrultusunda eğitim kalitesi, proje yönetimi becerisi, proje ekibi, süreç iyileştirme ve bilgi teknolojilerine uyum faktörleri ile tedarik zinciri performansı arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Üst yönetimin desteği, örgütsel direnç ve işletme esnekliği ile tedarik zinciri performansı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Tartışma – İşletme performansı üzerinde önemli bir etkiye sahip olan KKP sistemlerinin kritik başarı faktörlerinden eğitim kalitesi, proje yönetimi becerisi, proje ekibi, süreç iyileştirme ve bilgi teknolojilerine uyum faktörleri tedarik zinciri performansı üzerinde de olumlu etkiye sahiptir. İşletme yöneticileri tedarik zinciri performansı için de önemli olan bu kriterleri doğru anlamalı ve gerekli ön hazırlıkları yaparak KKP sistemlerine geçiş sağlamalıdır.</p> Saliha Çapa- Güzide Karakuş Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1765 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Havayolu Çalışanlarının Örgütsel Adalet Algılarının Örgütsel Vatandaşlık Davranışları Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1766 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı havacılık sektöründe çalışanların örgütsel adalet algısının örgütsel vatandaşlık davranışına etkisini incelemektir. Araştırmada, Örgütsel adalet algısı; formal, dağıtım ve etkileşim adaleti olmak üzere üç alt faktör olarak kullanılmaktadır. Örgütsel vatandaşlık davranışı; yardımseverlik, sivil erdem ve sportmenlik olmak üzere üç alt faktörde incelenmektedir. Yöntem – Araştırmada nicel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye’de havacılık sektöründe faaliyet gösteren havayolu işletmelerinde çalışanlar oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşılması maliyet, zaman ve imkan açısından mümkün görünmediği içim örneklem alma yolu tercih edilmiştir. Araştırma verileri basit tesadüfi örneklem yöntemiyle 278 çalışandan Nisan 2021-Şubat 2022 tarihleri arasında anket formları kullanılarak yüz yüze toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sürecinde basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular – Araştırma sonuçlarına göre formal, dağıtım ve etkileşim adaletinin yardımseverlik davranışına pozitif yönde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. En yüksek etkinin ise etkileşimsel adalette olduğu görülmektedir. Tartışma – Formal ve etkileşim adaletinin sivil erdem davranışı üzerinde pozitif yönde anlamlı etkisi olduğu, ancak dağıtım adaletinin anlamlı bir etkisi olmadığı belirlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda Etki düzeyinde etkileşim adaletinin formal adaletten daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Son olarak dağıtım ve etkileşim adaletinin sportmenlik davranışı üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan formal adaletin anlamlı bir etkisi olmadığı da tespit edilmiştir. Sportmenlik davranışına en yüksek etkiye sahip olan örgütsel adalet alt faktörünün diğerlerinde olduğu gibi etkileşim adaleti olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları havayolu çalışanlarının davranışları hakkında fikir edinilmesi bakımından önem arz ettiği söylenebilir.</p> Nil Konyalılar Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1766 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Otel İşletmelerinde Gerilla Pazarlama: Ankara’da Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1767 <p>Amaç – Gelişen teknoloji pazarlama alanında ortaya çıkan değişimlerle birlikte ile yeni dünya düzeninde markalar, ürün ve hizmetlerinin tüketimini arttırmak için geleneksel pazarlama faaliyetleri dışında yeni alternatif pazarlama yollarını kullanmaya başlamışlardır. Bu alternatif pazarlama yaklaşımlarından biri de gerilla pazarlama yaklaşımıdır. Gerilla pazarlama; rakibin taklit edemeyeceği, yaratıcı yöntemlerin kullanıldığı tüketiciyi ilginç taktiklerle etkileyebildiği pazarlama felsefesidir. Gerilla pazarlama uygulamaları daha önce benzeri görülmeyen ve taklit edilmesi mümkün olmayan mesajlarla tüketiciler üzerinde kalıcı bir etki bırakan yaratıcılık ve hayal gücü gibi etkenlere dayanmaktadır. Bu araştırmanın amacı; otel işletmelerinde gerilla pazarlama stratejilerinin yerini ve uygulama alanlarını ortaya koymaktır. Yöntem – Araştırmanın evreni Ankara’daki dört ve beş yıldızlı otel işletmeleridir. Araştırmada dört yıldızlı 55 ve beş yıldızlı 22 olmak üzere, Ankara’da 75 otel işletmesiyle birebir görüşülerek anket uygulanmıştır. Araştırmada anket yoluyla toplanan verileri değerlendirmek amacıyla SPSS 22.0 (Statistical Program for Social Sciencies) programı kullanılmıştır. Analizlerde frekans, yüzde T testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Bulgular – Bulgulara göre otel işletmelerinin gerilla pazarlama taktiklerini etkin bir şekilde kullandığı söylenemez. En etkin kullandıkları gerilla pazarlama taktiği; otel işletmelerinin web siteleri üzerinden tüketicilerle kurdukları iletişim faaliyetleridir. Tartışma – Otel işletmelerinin gerilla pazarlama taktiklerinin hepsini etkin bir şekilde uygulamamalarının en büyük nedeni pazarlama faaliyetlerine bütçelerinin yetersiz olmasıdır. Ankara’da otel işletmelerinin çoğunluğunun pazarlama bütçeleri genelde genel bütçenin %20’ni oluşturmaktadır. Otel işletmelerinin pazarlama bütçeleri arttıkça daha etkin gerilla pazarlama stratejileri oluşturacaklardır.</p> Murat Çelikkaya- Gonca Güzel Şahin Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1767 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 İşletmelerde Örgüt Kültürünün Sürdürülebilir Rekabet Üstünlüğüne Etkisinde Rekabet Stratejilerinin Aracı Rolü https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1768 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, İstanbul’da yerleşik en büyük 300 gümrük müşavirliği ve lojistik işletmelerine yönelik olarak, örgüt kültürünün sürdürülebilir rekabet üstünlüğüne etkisinde rekabet stratejilerinin aracı rolünün yapısal eşitlik modeli yardımıyla belirlenmesidir. Yöntem- Bu çalışmada, bağımlı değişken olarak sürdürülebilir rekabet üstünlüğü, bağımsız değişken olarak örgüt kültürü ve aracı değişken olarak rekabet stratejileri ele alınmıştır. Örneklem İstanbul’da yerleşik en büyük 300 gümrük müşavirliği ve lojistik işletmesidir. Kullanılan ölçekler beşli likert yapısında ve Türkçe, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan örgüt kültürü, rekabet stratejileri ve rekabet üstünlüğü ölçekleridir. İlk aşamada, Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) sonucunda faktörler başarılı bir şekilde indirgenmiştir. Daha sonra, Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) kullanılarak uyum iyiliği sonuçları uygunluk göstererek son aşamada belirlenen modele yönelik ilişkilerin belirlenmesi amacıyla Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) analizi yapılmıştır. Bulgular- Yapısal Eşitlik Modeli analizi sonucunda, işletmelerde örgüt kültürünün sürdürülebilir rekabet üstünlüğüne etkisinde, kullanılan rekabet stratejilerinin aracı rolü etkisinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, işletmelerde örgüt kültürünün rekabet stratejileri ve rekabet üstünlüğünü, rekabet stratejilerinin de rekabet üstünlüğünü arttırıcı yönde etkilediği görülmüştür. Tartışma- Araştırma sonuçları, işletmelerde örgüt kültürünün ve kullanılan rekabet stratejilerinin sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlanmasına önemli bir etkiye sahip olduğunu ve bu etkide rekabet stratejilerinin aracı rolünün bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle, işletmelerin örgüt kültürlerini geliştirmeleri ve rekabet stratejilerine sahip olmaları rekabet üstünlüğü sağlayabilmeleri için önem arz etmektedir. Araştırma kullanılan değişkenler ve aralarındaki ilişkiler açısından özgün bir araştırmadır. Farklı sektörler ve farklı örneklem için çalışma genişletilebilir.</p> Zeki Tüyen- Akın Marşap Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1768 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Akıllı Telefon Bağımlılığının Öz Düzenleme ve Yaratıcı Performans Üzerine Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1769 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, akıllı telefon bağımlılığının öz düzenleme ve yaratıcı performans üzerindeki etkisi ile öz düzenlemenin akıllı telefon bağımlılığı ve yaratıcı performans ilişkisine aracılık ilişkisini araştırmaktır. Yöntem – Bu bağlamda İstanbul’da ikamet eden 632 lisans öğrencisine anketler gönderilmiş ve 434 geri dönüşüm sağlanmış ve 423’ü araştırmaya dâhil edilmiştir. Oluşturulan anket formunda demografik sorular yanında akıllı telefon bağımlılığı ölçeği, öz düzenleme ölçeği ve yaratıcı performans ölçeği olmak üzere üç ayrı ölçek uygulanmıştır. Araştırma verileri anket yoluyla elde edilmiş olup, toplanan veriler yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Bulgular – Yapılan analizler neticesinde tüm hipotezler kabul edilmiş olup; akıllı telefon bağımlılığının yaratıcı performansı olumsuz etkilediği, akıllı telefon bağımlılığının öz düzenlemeyi olumsuz etkilediği, öz düzenlemenin yaratıcı performansı olumlu yönde etkilediği ve öz düzenlemenin akıllı telefon bağımlılığı ve yaratıcı performans ilişkisine aracılık ettiği bulgulanmıştır. Tartışma – Araştırma, akıllı telefon bağımlılığının öz düzenleme ve yaratıcı performansa olan etkisinin bir desende incelendiği ilk çalışma olması sebebiyle, literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca, bireysel başarıyı etkileyici unsurlar olan öz düzenleme ve yaratıcı performans ile aksi yönde etkileri olduğu pek çok araştırma ile bulgulanmış olan akıllı telefon bağımlılığının, geliştirilebilir ya da ikame edilebilir özelliklerinin olması sebebiyle, zararlı yönleri observe edebilecek, faydalı yönlerin de geliştirebilecek adımların karar vericiler tarafından atılması önemlidir. Bu bağlamda araştırma karar vericiler için yol gösterir niteliktedir.</p> Sibel Bilkay- Berat Çiçek Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1769 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Sosyal Medya Araçlarının Kullanımının Tüketicinin Satın Alma Davranışları Üzerine Etkisi: Türkiye-Lübnan Karşılaştırması https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1770 <p>Amaç – Teknolojinin gelişmesi ile birlikte internet ve sosyal medya günlük hayatın her alanında dönüşüm yaşanmasına yol açmıştır. Bu olgudan hareketle, çalışmanın amacı, farklı ekonomik, kültürel ve demografik özelliklere sahip iki ülkenin tüketicilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıkları arasındaki farkı tespit etmek ve satın alma öncesi ve sonrası davranışlarını nasıl etkilediğini belirlemeye çalışmaktır. Yöntem – Çalışmada, somut verilere ulaşmak için nicel araştırma yöntemi; sebeb-sonuç ilişkisini tanımlamak için tanımlayıcı ve nedensel araştırma yöntemi uygulanmıştır. İşlek (2012) tarafından oluşturulan satın alma karar ölçeği kullanılmıştır. İki ülke tüketicilerinin satın alma öncesi ve sonrası sosyal medya kullanımları arasındaki farkı belirlemek için anket tekniği kullanılmıştır. 418 kişi Lübnan’dan, 436 kişi ise Türkiye’den olmak üzere toplam 854 kişi ile elektronik ortamda anket yapılmıştır. Çalışmada geçerlilik, güvenilirlik, faktör analizi, t-testi ve ki-kare testleri kullanılmıştır. Bulgular – Araştırma sonucunda, Lübnan’lı tüketicilerin sosyal medyayı daha aktif kullandığı, her iki ülkede de insanların bir ürün satın almadan önce sosyal medyadan araştırma yaptığı, tüketici ve tanıdık yorumlarına güvendiği görülmüştür. Diğer taraftan, Lübnan’lı tüketicilerin satın alma sonrasında, satın aldıkları ürünle ilgili duygu ve düşüncelerini daha fazla paylaştıkları, Türk tüketicilerinin ise; üründen memnuniyetsizlik duymaları halinde, satıcının bu durumu farkedip kendileri ile iletişim kurmasını bekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Tartışma – Türk ve Lübnan’lı tüketicilerin sosyal medya araçlarını kullanımı, sosyal medya araçlarının satın alma üzerindeki etkisi, sosyal medya kullanım sıklığı, sosyal medyada satın alma öncesi tüketici davranışları ve satın alma sonrası davranışları farklılaşmaktadır. Bu sonuçlar önceki çalışmalar ile benzerlik göstermektedir. İnanç, kültür ve toplumsal yapının sosyal medya kullanım alışkanlıkarını etkilediği değerlendirilmektedir.</p> Mikayil Kılıç- Cihat Kartal Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1770 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 What are the Drivers of Using Chatbots in Online Shopping? A Cross-Country Analysis https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1771 <p>Purpose – Technological evolutions have made the products &amp; services almost identical, and experience becomes the key differentiation tool for competition. Especially the service companies design customer journey to create memorable, amusing, and recommendable experiences. AI chatbots help enrich the customer experience and save cost and time with its automated structure. With this study, it’s aimed to discover the determinants of young consumers’ intention to use chatbots in e-shopping comparatively in Turkey and Azerbaijan. Design/methodology/approach – The research model was based on Technology Acceptance Model and U&amp;G Theory. The data gathered via an online questionnaire; 300 responses were analyzed using SEM. Findings: The findings showed that the perceived ease of use didn’t positively affect the perceived usefulness of chatbots in Turkish sample; however, the communication competence positively affects perceived usefulness, and the entertainment positively affects the attitude towards chatbots. For Azerbaijani sample, the research model was wholly confirmed with the causal relationships among all variables. Discussion – This article clarifies underlying motives for usage intention during online shopping of university students living in different countries and provides practical implications about the consumers’ expectancies regarding chatbots during e-shopping. As a gratification factor, entertainment is an important determinant to experience and create a positive attitude towards chatbot. Designing an easy-to-use chatbot is not adequate to encourage the consumers to use chatbot but the chatbot should have the ability to solve not only standard problems but also particular problems faced by the consumers. In online shopping via chatbots consumers’ fears and reservations about privacy concern can be eliminated by offering safer payment options like cash/credit card at the door.</p> Asiye Ayben Çelik- Tahire Hüseyinli- Melih Can Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1771 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Kurumsal İmaj Pazarlaması: Ankara Devlet Opera ve Balesi Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1772 <p>Amaç – Günümüz hızla dünümüze dönüşürken teknoloji baş döndürücü hızını yeniliklerle desteklemektedir. Bu hız kurumların rekabet güçlerini sınarken rekabet sırasında olumlu ya da olumsuz oluşturdukları imajlarına da etki etmektedir. İmajlarını oluşturmada ilk adımları ise kurumsal kimlik öğeleri ile başlamaktadır. Seyircinin kurumla ilk etkileşim noktaları özellikle önem kazanmaktadır. Bu bağlamda çalışma amacı Ankara Devlet Opera ve Balesi kurumsal imaj ve kurumsal kimlik unsurlarının demografik özelliklerdeki farklılıklar göz önüne alınmak suretiyle seyirciler tarafından nasıl algılandığını tespit etmektir. Yöntem – Kurumsal imaj ve kurumsal kimlik öğelerinin nasıl algılandığını ölçmek amacıyla Ankara Devlet Opera ve Balesi hakkında fikre sahip olan veya temsil izlemiş kişiler arasından kolayda örneklem yöntemi kullanılarak veri toplanmıştır. Çevrimiçi platformda hazırlanan anket toplamda 630 kişi tarafından cevaplanmış ancak 403 kişi tarafından eksiksiz tamamlanmıştır. Anket 22.02.2020 ile 31.05.2021 tarihleri arasında yürütülmüştür. Veriler SPSS 26.0 programı ve SPSS Process 3.5 kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular – Analiz sonucu Ankara Devlet Opera ve Bale seyircisinin kurumsal kimlik öğeleri ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Algılanan kurum imajı ile cinsiyet arasında da anlamlı bir fark gözlenmiştir. Kurumsal kimlik unsurları olan kurumsal görünüm, kurumsal iletişim ve kurumsal davranış ile algılanan kurum imajı arasında pozitif bir ilişki saptanmıştır. Kurumsal kimlik unsurları ile algılanan kurum imajı arasındaki ilişkide temsil izleme durumunun sadece kurumsal iletişim yönünden moderatör etkisi bulunduğu ortaya çıkmaktadır. Tartışma – Kurumsal imaj bir işletmeyi birçok yönden etkileyen bir unsurdur. Bu nedenle kurumsal kimlik öğeleri üzerinden kurumsal imajın pazarlanması oldukça önemlidir. Yapılan çalışmalar incelendiğinde özellikle devletin sanat kurumları hakkında çok az sayıda çalışma bulunduğu görülmektedir. Bu sebeple, bu araştırmanın literatüre katkı sağlaması ve gelecek çalışmalara yol göstermesi beklenmektedir.</p> Sibel Demirağ- Metehan Tolon Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1772 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Benlik Kurgusu Teorisi Kapsamında Örgütsel Bağlılık ve İş Performansı Etkisi: Yiyecek İçecek İşletmelerinde Bir İnceleme https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1773 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, benlik kurgusu teorisi kapsamında örgütsel bağlılık ve iş performansı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Yöntem – Veriler Antalya ilinde bulunan 5 yıldızlı otellerin yiyecek içecek departmanında çalışan işgörenlerden toplanmıştır. Bulgular – Örneklem grubunda rassal olarak seçilen 516 katılımcı içeren veride, açıklayıcı faktör analizi uygunluğu için yapılan küresellik testi sonucu (p&lt;0,05) anlamlı bulunduğundan veri seti faktör analizi için uygun görülmüştür. Örneklem grubuna uygulanan soruların kütle ve soru sayısı bakımından benlik kurgulama (Cronbach's Alpha= 0.766), örgütsel bağlılık (Cronbach's Alpha= 0.766), iş performansı (Cronbach's Alpha= 0.830) yüksek güvenilirlik derecesi elde etmiştir. Analizlere göre örgütsel bağlılığın iş performansı (B =1.1903, SE= .1746 p&lt;.001, BC 95%, p=0.0000) üzerine etkisi pozitif yönlü ve anlamlıdır. Bununla birlikte örgütsel bağlılığın iş performansına etkisinde bağımsız benliğin (B =-.1156, SE= . 0471 p&lt;.001, BC 95%, p=.0145) ve bağımlı benliğin (B =-.0933, SE= . 460, p&lt;.001, BC 95%, p=.0430) tam aracılık etkisine sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tartışma – Son yıllarda psikoloji temelli kavramların hem teorik açıdan hem de uygulama açısından insan davranışlarını anlamaya yardımcı olduğu ifade edilebilir. İşgörenlerin psikososyal açıdan davranış biçimlerinden yola çıkılarak elde edilen bulgular literatür tarafından desteklenmektedir. Benlik kurgusu kapsamında örgütsel bağlılığın iş performansına etkisinde bağımsız benlik negatif yönde etki gösterirken, bağımlı benlik pozitif yönde etkilediği görülmektedir.</p> Ersan Erol Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1773 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Covid 19 Pandemisi Sürecinde Lojistik ve İlgili Bazı Sektörlerde İşe Alım Kriterlerinin Tespiti: Karşılaştırmalı Bir Çalışma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1774 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı günümüzde önemini her geçen gün arttıran, Covid-19 sürecinde önemi daha da çok artmış olan lojistik sektörünün ve lojistikle ilgili bazı sektörlerin, işe alımlarda hangi kriterleri aradıklarını tespit etmeye çalışmaktır. Yöntem – Veriler Türkiye’deki en sık kullanılan kariyer sitesinden birisinin arama kısmına “Lojistik” anahtar kelimesi yazılarak toplanmıştır. Çalışma boylamsal bir çalışmadır. Bu nedenle çalışmanın ilk verileri 2020 Ekim ayına ait 75 ilandan, ikinci verileri 2022 Ocak ayına ait 163 ilandan oluşmaktadır. Veriler JAMOVI programında analiz edilmiştir. Çalışmada 13 kriter belirlenmiş ve karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılmıştır. Bulgular – Covid-19’un ilk yılı ile ikinci yılının sonlarına doğru çıkan ilanlara bakıldığında sektörle ilgili ilan sayıların 2 kat arttığı görülmüştür. Ayrıca tecrübe ve MS Office programları bilgisinin sektör açısından önemli olduğu tespit edilmiştir. İlan veren firmaların %49’u lisans mezunu aramaktadır. 2020 yılındaki ilanlarda iktisadi ve idari bilimler mezunu aranmazken 2022 yılındaki ilanlarda iktisadi ve idari bilimler fakültesi mezunlarının da istihdam edilmek istendiği tespit edilmiştir. Tartışma – Çalışma sonucunda Covid-19 sürecinde lojistik sektörünün öneminin oldukça fazla arttığı görülmüş ve ilanlarda da buna bağlı bir artış olduğu tespit edilmiştir. Sektörde çalışmak isteyen kişilerin bilgisayar, yabancı dil bilgisine sahip olması ve tecrübeli olmaları beklenmektedir. Bu durumda sektörde çalışacak kişilerin, öncesinde staj gibi uygulamalara önem vermeleri gerektiği, eğitimleri süresince bilgisayar bilgilerini ve yabancı dil bilgilerini geliştirmeleri gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.</p> Zümral Gültekin- Tansu Özbaysal Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1774 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Pandemi Sonrası Finansal Yeteneklerin Teknoloji Kabul Modeli Ekseninde İrdelenmesi: Katılım Finans Sektöründe Dijital Bankacılık Üzerine Bir Uygulama https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1777 <p>Amaç - Bu çalışmanın amacı, Marmara Bölgesi’nde yer alan katılım bankası müşterilerinin dijital bankacılığı kullanma niyetlerinde etkili olabilecek parametreleri pandemik kaygıyı da dikkate alarak, teknoloji kabul modeli ve finansal yetenekler kapsamında değerlendirmektir. Yani farklı pandemik kaygı düzeylerinde, algılanan kullanışlılık, kullanım kolaylığı, güven, finansal maliyet, dijital bankacılık kullanımı, finansal hizmet riskine yönelik tutum ve finansal tavsiye değişkenlerinin dijital bankacılık kullanma niyetine etkisi değerlendirilmektedir. Dahası dijital bankacılık kullanma niyetinin kullanım düzeyine etkisi incelenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem – Araştırmada Marmara Bölgesi’ndeki katılım banka müşterilerinin dijital bankacılık kullanma niyetlerini nicel desenli kesitsel verilerle değerlendirilmektedir. Çalışmada 334 gözlemden oluşan veri ile kolayda örnekleme yöntemi uygulanmıştır. SPSS paket programı ve AMOS paket programı ile %5 anlamlılık düzeyinde ANOVA, keşfedici faktör, korelasyon ve yapısal eşitlik modeli analizleri yapılmıştır. Bulgular - Keşfedici faktör analizi sonuçlarına göre, genişletilmiş teknoloji kabul modeli değişkenleri teyit edilmiştir. Korelasyon analizi sonucuna göre araştırmaya dahil edilen bütün değişkenler arasında anlamlı ve pozitif yönde ilişki saptanmıştır. Yapısal eşitlik modeli sonucuna göre pandemik kaygının düşük, orta ve yüksek olduğu üç farklı grup için oluşturulan yapısal eşitlik modeli banka müşterilerinden elde edilen veriler tarafından desteklenmektedir. Tartışma – Çalışmada, teknoloji kabul modeli ve Sen’in (1993) yetenek teorisinden hareketle dijital bankacılık kullanım niyeti ve kullanım düzeyi saptanmaya çalışılmaktadır. Bu kapsamda algılanan kullanım kolaylığı, kullanışlılık, güven, finansal maliyet avantajı ve pandemik kaygının modelde önemli rolü ortaya çıkmıştır. Pandemik kaygının düzenleyici rolü teyit edilmiştir.</p> Kayhan Ahmetoğulları- Nihat Arabacı Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1777 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Covid-19 Pandemisinin, Yaşam Kalitesine, İşletmelerin İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamalarına Etkileri: İstanbul ikitelli Organize Sanayi Örneği https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1778 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı; Covid-19 pandemisinin işletmelerde, yaşam kalitesine, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına etkilerinin tespit edilmesidir. Yöntem – Bu araştırmada yöntem olarak, kavramsal kısmında tümden gelim yöntemi ve uygulama kısmında niceliksel yöntemlerden, sebep ve sonuç ilişkilerinin analiz edilmesi amacıyla “ilişkisel tarama” modeli esas alınacaktır ve anket katılımcılar basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenecektir. Anketlerden elde edilen verilere; SPSS istatistik programı yardımıyla “güvenirlik analizi, frekans analizi, t testi ve tek yönlü varyans, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular – Covid-19’un, çalışanların yaşam kalitesini artırmalarına ve iş sağlığı ve güvenliği sistemindeki gelişmelere olumlu yönde etkisi olmuştur. Diğer yandan Covid-19 çalışanların; “İş Sağlığı ve Güvenliği Konusunda Farkındalık ve Bilinç Düzeyi” ve “İş Sağlığı, Güvenliği Konusunda Yönetim ve Çalışanlar Arasında İş Birliği ve İletişimi” üzerinde olumsuz etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Tartışma – Türkiye'de faaliyet gösteren işletmeler Covid 19 Pandemi sürecinden önemli derecede etkilenmiştir. Pandemi sebebiyle yürürlüğe giren yeni yasalar işletmelerin ve toplumun yaşamında önemli değişikliklere neden olmuştur. Bu gelişmeler doğrultusunda yeni gelişmelerin olacağı beklenmektedir (Tuna ve Çelen, 2020: 2710). Bu kapsamda, Pandemi 19 sürecinde işletmelerin iş sağlığı güvenliği alanında yapması gereken birçok yenilik ve değişim söz konusudur. Dolayısıyla bu çalışma Pandemi 19 sürecinde muhtemel değişikliklere karşı işletmelerin alacağı önlemlerin neler olabileceği, mevcut olumsuzlukların nasıl önlenebileceği, küresel bazda alınan yeniliklerin neler olabileceği ile ilgili konuların araştırılmasına yönelik olup, alana yararlı bilgiler sunabileceği düşünülmüştür.</p> Funda Doğan- Süleyman Şimşek Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1778 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Çevrimiçi Yiyecek İçecek Platformları İçin Marka İlgileniminin, Kişisel ve Kurumsal Güvenin Tüketici İzni Üzerindeki Etkisi: Tüketicilerin Dışa Dönüklük Kişilik Özelliklerinin Düzenleyici Rolü https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1779 <p>Amaç - Bu çalışma, hem marka ilgileniminin kişisel ve kurumsal güven üzerindeki etkisini ve hem de kişisel ve kurumsal güvenin tüketici izni üzerindeki etkisini belirlemeyi ve aynı zamanda araştırma modelindeki ilişkilerde tüketicilerin dışa dönüklük kişilik özelliklerinin düzenleyici rolünü araştırmayı amaçlamaktadır. Yöntem – Bu ampirik çalışma önerilen bir model ile yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan anket için “İstanbul Gelişim Üniversitesi, 04.02.2022 tarih ve 2022-03 sayılı” etik kurulu onay kararı verilmiştir. Model İstanbul’da yaşayan ve çevrimiçi yiyecek içecek markalarından ve platformlarından alışveriş yapanlar arasından 460 kişi üzerinde uygulanan anketlerle test edilmiştir. Araştırma hipotezlerini test etmek için regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgular – Çalışma bulguları, marka ilgileniminin kişisel ve kurumsal güven üzerindeki etkisini ve kişisel ve kurumsal güvenin tüketici izni üzerindeki etkisini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, araştırma modelindeki ilişkilerde tüketicilerin dışa dönüklük kişilik özelliklerinin düzenleyici rolü ortaya konulmuştur. Tartışma – Bu çalışma, çevrimiçi yiyecek içecek alışverişi sırasında marka ilgilenimi ile kişisel ve kurumsal güven arasındaki ilişkilerin ve kişisel ve kurumsal güven ile tüketici izni arasındaki ilişkilerin anlaşılmasını derinleştirmiştir. Ayrıca, ilgili çalışmaya özgünlük kazandıran, değişkenler arasındaki ilişkilerde tüketicilerin dışa dönüklük kişilik özelliklerinin düzenleyici etkisi olmuştur.</p> Parisa Alizadehfanaeloo Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1779 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Duygusal Emek, İşgören Performansı ve Yaşam Tatmini Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi: Otel İşgörenleri Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1780 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı 5 yıldızlı otel işletmelerindeki işgörenlerin duygusal emek, performans ve yaşam tatminleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Yöntem – Araştırmanın evrenini Antalya Belek’te faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışan işgörenler oluşturmaktadır. Araştırmada Duygusal Emek Ölçeği, İşgören Performansı Ölçeği ve Yaşam Tatmini ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verileri kolayda örneklem yöntemi ile yüz yüze anket yapılarak toplanmıştır. 224 anket istatistiki analizlere tabi tutulmuş, doğrulayıcı faktör, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgular – Araştırmada yapılan regresyon analizleri sonucunda duygusal emeğin sahte duygular boyutunun işgören performansı ve yaşam tatminiyle ilişkisi tespit edilememiştir. Gizlenen duygular ve derinlemesine eylem boyutları ise her iki değişken üzerinde etkilidir. Son olarak, yaşam tatmininin işgören performansı üzerinde etkisi olduğu bulunmuştur. Tartışma – Otel işgörenlerinin duygusal emekleri performanslarını ve yaşam tatminlerini etkilemektedir. İşgörenlerin, duygularını gerçekten hissederek veya olumsuz şartlarda duygularını gizleyerek görev yapmaları performanslarına katkı sağlayabilir. Öte yandan, işgörenlerin sahte duygular sergilemelerinin yaşam tatminlerine katkısı olmayacağı söylenebilir. Benzer şekilde, sahte duyguların misafirler açısından da bir karşılığı olmayacağı ifade edilebilir. İşgörenlerin yaşam tatmin seviyelerinin yüksek olması işletmedeki performanslarına olumlu katkı yapabilir.</p> Nurullah Cihan Ağbay- Ömür Uçar- Mahsum Çalan Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1780 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Personel Güçlendirmenin Örgütsel Vatandaşlık Davranışına Etkisi: Yapısal Eşitlik Model Analizi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1781 <p>Amaç – Personel güçlendirme literatür çerçevesinde, çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışı üzerine etki eden kaynaklar arasında değerlendirilmektedir. Bu açıdan çalışanların personel güçlendirmeleri arttıkça örgütsel vatandaşlık davranışlarının da artış göstereceği düşünülmektedir. Buradan yola çıkarak bu çalışmada personel güçlendirmenin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem – Araştırma örneklemi Ankara ilindeki Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) kapsamında çalışan toplam 405 çalışandan oluşmaktadır. Veriler 5’li Likert tipi ölçekler kullanılarak toplanmış ve nicel veri analizi yöntemi uygulanarak analiz edilmiştir. Demografik dağılımlar, güvenirlik analizi ve korelasyon analizi SPSS 23.0 paket programı kullanılarak uygulanmış, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik model analizi ise AMOS 22.0 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Bulgular – Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda, personel güçlendirmenin örgütsel vatandaşlık davranışı (Standardize β=0,808, p≤0,05) ve alt faktörleri olan özgecilik (Standardize β=0,764, p≤0,05), sivil erdem (Standardize β=0,566, p≤0,05), nezaket (Standardize β=0,791, p≤0,05), centilmenlik (Standardize β=0,402, p≤0,05) ve vicdanlılık (Standardize β=0,783, p≤0,05) üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Tartışma – Literatür çerçevesinde kurulan araştırma modeli ile hipotezlerinin analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre doğrulandığı tespit edilmiştir. Bugünün koşulları ile paralel biçimde değişen yönetim anlayışları, gücün personel ile paylaşımını örgüt başarısının temel prensibi olarak kabul etmektedir. Bu güç paylaşımı ile yetki devrinin verildiği, karar alım süreçlerine katılım düzeyinin artırıldığı, düzenli geribildirim sistemlerinin mevcut olduğu, eğitimin ve geliştirmenin önemine ilişkin farkındalık düzeyinin yüksek olduğu örgütler başarıya ulaşmaktadır. Bundan dolayı, personelin örgüt hedeflerine katkıda bulunacak şekilde gönüllü bir biçimde fazladan rol davranışları sergilemesine ilişkin beklenti içinde olan yöneticiler adına, personeli güçlendirecek uygulamalar büyük önem taşımaktadır.</p> Murat Korkmaz- Mahmut Özdemir Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1781 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Türkiye’de Kripto Para Birimlerinin Bilinirliği, Kullanımı ve Gelecek Beklentileri Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1782 <p>Amaç – Bu çalışmada Türkiye’de yaşayan bireylerin kripto para farkındalık düzeylerini ölçmek ve kripto para sahipliğinin bireylerin demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek hedeflenmiştir. Çalışmanın bir diğer amacı ise bireylerin hangi kripto paraları daha fazla tanıdığını ve kullandığını saptamaktadır. Yöntem – Türkiye’de yaşayan bireylere; kripto paralar hakkındaki farkındalıkları, kripto paraya sahip olup olmadıkları ve eğer kripto paralara sahipseler bunların hangileri olduğu ile ilgili sorular sorulmuş ve alınan cevaplar istatistiki yöntemler ile analiz edilmiştir. Toplamda 1211 bireyden online anket tekniği ile veri toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 28 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Verilere; güvenilirlik analizi, frekans analizi, t-testi ve ANOVA analizi uygulanmıştır. Bulgular – Frekans analizleri sonucunda; katılımcıların cinsiyetlerinin büyük ölçüde yakın olduğu, yaş gruplarının 18-31 aralığında çoğunluk gösterdiği, katılımcıların çoğunluğunun aktif olarak çalıştığı, gelir düzeylerinin asgari ücret düzeyinde olduğu, eğitim düzeylerinin ise lisans seviyesinde olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların kripto paralar konusunda bilinirliklerinin çok yüksek olduğu (%91,4) ve büyük çoğunluğunun son 1 yıl içerisinde bilgi sahibi olduğu saptanmıştır. Herhangi bir kripto paraya sahip olan katılımcıların oranı ise (%22) bilinirliğin aksine çok daha düşük olduğu görülmüştür. Katılımcılar tarafından en çok bilinen kripto para birimleri sırasıyla; Bitcoin, Ethereum, Litecoin ve Ripple şeklinde olduğu saptanmıştır. Tartışma – Kanada’da kripto para bilinirliğinin %89, kripto para sahipliğinin ise %5, Hindistan’da kripto para sahipliğinin %37,5 ve Malezya’da bireylerin %94,7’sinin kripto paralar konusunda temel seviyede bilgisinin ve kripto para kullanımının %80 olduğu daha önce yapılan çalışmalarda tespit edilmiştir. Bu bilgiler ışığında, gelişmekte olan ülkelerde kripto para sahipliğinin gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazla olduğu söylemek mümkündür.</p> Derviş Boztosun- Orhan Keskin Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1782 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Sigortacılık Sektöründe; Rol Belirsizliği, Rol Çatışması, İş Stresi, Örgütsel Adalet ve İşten Ayrılma Niyeti Arasındaki İlişkiler https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1783 <p>Amaç – Örgütlerin rekabet üstünlüğü sağlayarak faaliyetlerini sürdürmelerinde ve başarıyı sürdürülebilir kılmalarında en büyük etken çalışan katkılarıdır. Bu katkıların maksimize edilmesi, olumlu örgütsel davranışlarla mümkündür. Bu çalışmanın temel amacı, örgütün performansında büyük etkisi bulunan çalışanların yaşadıkları rol belirsizliği, rol çatışması, iş stresi, örgütsel adalet ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Yöntem – Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmada, sektör şirketlerinden kolayda örnekleme yoluyla ulaşılan 667 çalışana e-posta ve telefon yoluyla gönderilen web tabanlı yapılandırılmış anketten elde edilen veriler kullanılmıştır. İstatistiksel analizler SmartPLS-SEM 3.3.2. ve IBM SPSS Statistic 26 kullanılarak yapılmıştır. Bulgular – Sigorta sektörü çalışanlarından elde edilen verilerin analizi sonucunda, yaşanan rol belirsizliği ve rol çatışmasının iş stresi ile pozitif yönde ilişkide olduğu ve rol belirsizliğinin işten ayrılma niyetini artırdığı tespit edilmiştir. Benzer şekilde iş stresinin işten ayrılma niyetini artırdığı, ayrıca rol belirsizliğinin ve rol çatışmasının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkilerinde iş stresinin aracılık rolü bulunduğu ortaya konmuştur. Bulgular, örgütsel adalet ile alt boyutları olan dağıtım adaleti, prosedür adaleti ve etkileşim adaletinin; rol belirsizliği ve rol çatışması ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerde düzenleyicilik etkilerinin bulunmadığını göstermektedir. Tartışma – Araştırma sonuçları dikkate alındığında, çalışanların refah ve mutluluğunu sağlayıcı yönde yönetsel anlayışa ve politikalara sahip örgütlerin, çalışanların olası işten ayrılma niyetlerinin ve devamında işten ayrılmaların önüne geçerek rekabetçi üstünlük elde edecek şekilde başarılarını artıracakları söylenebilir.</p> Lale Tezcan- Ebru Gözükara Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1783 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Kariyer Gelişimi Algısının İşte Kalma ve İşten Ayrılma Davranışı Üzerindeki Etkisi: Psikolojik Sözleşmenin Aracılık Rolü https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1784 <p>Amaç – Kariyer gelişimi algısının işte kalma ve işten ayrılma davranışı üzerindeki etkisinde psikolojik sözleşmenin aracılık rolünü incelemek amaçlanmaktadır. Yöntem – Araştırmanın evreni İstanbul il sınırlarında bulunan hizmet işletmelerinde görevli beyaz yaka çalışanlarıdır. Nicel desene sahip olan araştırmanın örneklem grubu “kartopu” örnekleme yöntemi ile seçilmiş olup katılımcılara 5’li Likert tipi anket uygulanmıştır. Anket, Demografik Bilgi Formu ve dört ölçekten oluşmaktadır: Psikolojik Sözleşme Ölçeği, Örgütte Kalma Niyeti Ölçeği, Örgütten Ayrılma Niyeti Ölçeği, Kariyer Gelişimi Ölçeği. Elde edilen veriler çözümlenmek üzere doğrulayıcı faktör analizi, değişkenler arası korelasyon analizi, geçerlilik ve güvenilirlik analizine tabi tutulmuştur. İstatistiksel analiz için SPSS 24.0 ve AMOS 24.0 ve PROCESS MACRO’dan yararlanılmıştır. Bulgular – Korelasyon analizinde, kariyer gelişimi algısı ile psikolojik sözleşme ve işte kalma değişkenleri arasında, alt boyutlarıyla birlikte anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler saptanmıştır. Yapısal yol modeli analizinde kariyer gelişiminin işte kalma niyetine etkisi doğrulanmış, ancak kariyer gelişimi ile işten ayrılma niyeti arasında istatistik olarak anlamlı etkisel bir ilişki bulunamamıştır. Aracılık analizinde psikolojik sözleşmenin işte kalma niyeti ile kariyer gelişimi arasında aracılık rolünün bulunduğu kanıtlanmıştır. Tartışma – Kariyer gelişimi ve işten ayrılma niyeti arasında istatistik olarak anlamlı ilişki bulunamamıştır. Bu sonuç başka araştırmalarla sınanabilir.</p> Emine Hazal Çebi- Osman Bayraktar Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1784 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Şirket Performansı ve Sürdürülebilirlik Raporlarının Okunabilirliği: Borsa İstanbul Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1785 <p>Amaç – Çalışmada, sürdürülebilirlik raporlarının okunabilirliği ölçülerek, okunabilirlik ile şirket performansı arasındaki ilişkiyi ampirik olarak incelemek amaçlanmaktadır. Yöntem – Sürdürülebilirlik raporları hazırlayan ve Borsa İstanbul’da işlem gören 20 şirketin 2007-2020 yılları arasındaki 162 firma/yıl verisi kullanılmıştır. Analizin ilk bölümünde, sürdürülebilirlik raporlarındaki yönetim kurulu veya CEO mesajlarının okunabilirliği Ateşman Okunabilirlik Endeksi ile analiz edilmiştir. İkinci bölümde ise, elde edilen okunabilirlik değerleri üzerinde şirket performansının bir etkisinin bulunup bulunmadığı panel veri analizi yöntemi ile incelenmiştir. Bulgular – Analiz sonucunda Ateşman Okunabilirlik Endeksi ile elde edilen okunabilirlik değerlerinin, sürdürülebilirlik raporlarının okunabilirliği açısından genellikle “Zor” ve “Çok Zor” kategorilerinde yer aldığı belirlenmiştir. Ayrıca, finansal performans göstergeleri olan varlık karlılığı, özkaynak karlılığı ve net kar marjı ile okunabilirlik değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Tartışma – Analiz sonuçlarına göre, performansı iyi olan şirketler daha okunabilir raporlar hazırlarken performansı kötü olan şirketler okunabilirliği manipüle ederek daha az okunabilir raporlar sunabilmektedir. Kötü performansa sahip şirketler okunabilirliği manipüle ederek şirket hakkında şeffaf ve doğru bilgi paylaşımından kaçınmaktadır. Firma performansı ve okunabilirlik değerleri arasındaki pozitif ilişkinin paydaşların şirketlere olan güvenilirliğin azalmasındaki nedeni ortaya koymaktadır. Bu durum şirketlerin paydaşlarla olan iletişimini negatif yönde etkilemektedir. Çalışma sonuçları, okunabilirlik değerlerinin manipüle edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini göstermektedir.</p> İlknur Dağıstanlı- Emin Zeytinoğlu Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1785 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 18 Yaş Üzerindeki Bireylerin Bireysel Emeklilik Sistemine Bakış Açıları Üzerine Bir Araştırma https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1786 <p>Amaç – Bireysel emeklilik, katılımcıların tasarruflarını uzun vadeli yatırımlara yönlendirerek geleceğe yönelik birikim yapma imkânı sağlayan bir sigorta sistemidir. Bu çalışmanın amacı, yetişkinlerin bireysel emeklilik sistemi hakkındaki bilgi düzeylerini ve covid-19 dönemindeki bakış açılarını ortaya koymaktır. Yöntem – Veriler anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırmada 5’li Likert tipi ölçek kullanılmıştır. Anket çevrimiçi ortamda 329 katılımcı ile yapılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Bulgular – Analiz sonuçlarına göre katılımcıların covid-19 sürecinde bireysel emeklilik sistemine bakış açılarında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Tartışma – 18 yaş üzerindeki bireylerin bireysel emeklilik sistemine bakış açıları tartışılmıştır. Bu tartışmada bireylerin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu ve gelir durumları göz önüne alınmıştır.</p> Salih Furkan Ünlüönen- Abdurrahman Okur- Aykut Ekiyor Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1786 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Türkiye’deki Sigorta Şirketi Çalışanlarının Algılanan Stres Düzeylerinin İncelenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1787 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, hayat ve emeklilik şirketlerinin üretim ve satış departmanı çalışanlarının algılanan stres düzeylerinin ölçülmesidir. Ayrıca çalışanların stres düzeylerinin demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem – Araştırma kapsamında Türkiye’de faaliyet gösteren hayat ve emeklilik şirketleri üretim departmanında çalışan 50 ve satış departmanında çalışan 50 personele olmak üzere toplamda 100 katılımcıya online anket yöntemiyle anket soruları yöneltilmiştir. Elde edilen veriler SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Ölçekler arasındaki ilişkileri saptamak için Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde ayrıca ki-kare testi kullanılmıştır. Bulgular – Yapılan analizler sonucunda, katılımcıların demografik özellikleri ve çalıştıkları departmanlar ile algılanan stres düzeyleri arasında istatistiksel anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Bu ilişkiye göre, erkek, bekar ve gelir düzeyi yüksek olan katılımcılar stres faktörüyle daha iyi başa çıkabildiği tespit edilmiştir. Çalışmada üretim ve satış departmanı çalışanlarının çalıştıkları departmana göre stres düzeyleri ölçülmüştür. Analiz sonucunda, satış departmanı çalışanlarının yapması gereken şeylerle başa çıkamadığını daha sık fark ettiği ve problemlerin üstesinden gelemeyecek kadar biriktiğini daha sık hissettiği tespit edilmiştir. Üretim departmanı çalışanlarının ise, her şeyin üstesinden daha sık geldiğini ve zamanı daha sık kontrol ettiğini hissettiği sonucuna varılmıştır. Tartışma – Hayat ve emeklilik sigorta şirketi çalışanlarının demografik özellikleri ve çalıştıkları departmanlar itibariyle stres düzeyleri farklılaşabilir. Bu nedenler üzerinde durularak çalışanlar üzerindeki stres düzeyini azaltmaya yönelik çalışmalar yürütülebilir.</p> Nuriye Varol Gönen- Muhammed Veysel Kaya Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1787 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 BIST Turizm Endeksi ile Döviz Kuru Arasındaki İlişkinin Analizi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1788 <p>Amaç – Hizmet sektöründe önemli bir yere sahip olan BIST Turizm Endeksi ile döviz kuru arasında uzun dönemli bir ilişkinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve turizm endeksinin döviz kuruna karşı duyarlılığının tespit edilmesi önem taşımaktadır. Araştırmada, döviz kuru ile turizm endeksi arasındaki uzun dönemli nedensellik ilişkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Yöntem – Çalışmada, 2003:M1-2022:M3 dönemine ait BIST Turizm Endeksi ve Dolar Kuru aylık verileri kullanılmıştır. Öncelikle serilerin birim kök içerip içermediği PP ve ADF birim kök testleri dikkate alınarak belirlenmiştir. Seriler arasındaki uzun dönem ilişki ARDL sınır testi ile analiz edilmiştir. Nedensellik ilişkisini ölçmek amacıyla da Granger Nedensellik testi uygulanmıştır. Bulgular – ARDL sınır testi sonuçlarına göre, değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişki tespit edilmiştir. Granger Nedensellik testi sonuçlarına göre ise, döviz kuru ile BIST Turizm Endeksi arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Buna göre, bu iki değişkenin birbirlerinin nedeni olduğunu ifade etmek mümkündür. Tartışma – Döviz kurundaki değişimin turizm faaliyetlerini veya gelirlerini artırıp azalttığını söylemek yanlış olmayacaktır. Ulaşılan sonuç, literatürdeki çalışmalardan bazılarının ulaştıkları sonuçlarla benzerlik göstermektedir. Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin ve politika yapıcıların, planlamalarında döviz kurlarındaki değişimleri göz önünde bulundurmaları gerektiği ifade edilebilir.</p> Yunus Yılmaz- Nurettin Menteş Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1788 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Türkiye’de Döviz Kuru Oynaklığı ile Güven Endeksleri Arasındaki İlişki (2012-2021) https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1789 <p>Amaç – Güven endeksleri, ekonomik birimlerin tasarruflarını nasıl değerlendireceğine dair bilgi veren önemli göstergelerden biridir. Ekonomideki geleceğe yönelik bekleyişler, tüketicilerin ve üreticilerin ekonomiye bakış açısını belirlerken, piyasaya karşı olumlu ya da olumsuz tutumları, değişen makroekonomik göstergelerin değişimiyle yakından ilişkilidir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, etkisi ve hareketliliği gün geçtikçe artan döviz kurunun ekonomide yer alan güven endeksleri üzerindeki etkisinin incelenmesi temel alınmıştır. Yöntem – Bu çalışmada, Türkiye’nin döviz kuru hareketliliğinin, reel kesim güven endeksi, tüketici güven endeksi, finansal hizmetler güven endeksleri arasındaki ilişki, 2012:05-2021:12 dönemleri içinde aylık veriler kullanılarak araştırılmıştır. Literatürde konu ile ilgili birçok çalışma olmakla beraber, bu çalışma diğerlerinden farklı olarak güven endeksi başlığı altında yer alan üç farklı güven endeksini ele almış olup, döviz kuru oynaklığı arasındaki ilişki incelenmiştir. Döviz kuru (alış) verileri ile beraber Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Elektronik veri dağıtım sisteminden alınmıştır. Değişkenler arasında ekonometrik olarak anlamlı ilişkilerin elde edilmesi adına; analizi yapılmakta olan serilerin durağan seriler olması gerekmektedir. Serilerin durağanlığı Augmented Dickey Fuller Birim Kök testiyle denenmiştir. Serilerin durağanlık derecesi farklı olduğundan, eşbütünleşme ilişkisinin varlığını test edebilmesi nedeniyle Pesaran vd. (2001) tarafından geliştirilen ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılmıştır. Bulgular – Tüketici Güven Endeksi ile Dolar/Döviz Kuru arasında çift yönlü, Dolar/Döviz Kuru ile Reel Kesim Güven Endeksi arasında tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Tartışma – Ekonomide yer alan aktörlerin ekonomiye ilişkin mevcut durum ve geleceğe yönelik beklentilerin farkında olması literatürde önem arz etmektedir. Güven kavramı ekonominin şekillenmesi, yatırımlar, istihdam, döviz kuru gibi birçok makroekonomik değişkeni etkilemektedir. Bu kapsamda TÜİK tarafından hazırlanan Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi önem arz etmektedir.</p> Şerife Gamze Albayrak Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1789 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Yiyecek İçecek İşletmelerine Yönelik Çevrimiçi Şikâyetlerin Değerlendirilmesi: İstanbul’da Yer Alan Uzak Doğu Restoranları Örneği https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1790 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı İstanbul’da faaliyet gösteren ve Yemeksepeti internet sitesi üzerinden hizmet veren Uzak Doğu yemekleri sunan restoranlara yapılan çevrimiçi yorumların içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmesidir. Yöntem – Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi modeli kullanılmıştır. Buna göre, Yemeksepeti üzerinden müşterilerin yaptığı yorumlar analiz edilerek, tema ve alt temalar altında incelenmiştir. Böylelikle, şikâyetlerin daha fazla hangi konularda yoğunlaştığı saptanmıştır. Bulgular: Araştırma bulgularına göre şikayetlerin büyük çoğunluğunun fiyatlandırma, yemek kalitesi, yemeğin lezzeti ve hijyen sorunları konusunda olduğu gözlenmiştir. Bununla birlikte dikkat çekici bir diğer bulgu ise daha önceki araştırmalarda rastlanmamış olan çevrimiçi ödeme sistemi ile ilgili şikâyetlere rastlanması ve bunların oldukça çok sayıda olmasıdır. Tartışma – Bu araştırma değişen teknolojik olanaklar etrafında şekillenen yeni eğilimlerin ve gelecekte oluşması muhtemel tüketici ihtiyaçlarının neler olabileceği konusunda önemli bulgular sağlamaktadır. Araştırmanın, özellikle çevrimiçi ödeme sistemiyle ilgili şikâyetlerin daha önceki araştırmalarda gözlenmemiş olması nedeniyle işletmelerin geleceğe yönelik müşteri beklenti ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda literatürde yer alan eksikliğin giderilmesi yönünde katkılar sağlaması beklenmektedir. Çevrimiçi ödeme sistemi ile ilgili şikâyetlerin dikkat çekici hale gelmesinde gelişen teknolojik imkânların yanı sıra temassız ödeme yönteminin sağladığı hijyen avantajları nedeniyle pandemi sürecinden de etkilendiği düşünülmektedir.</p> Kansu Gençer- Defne Keşkekçi Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1790 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Turizm İşletmelerinin ve Paydaşların Başarı Düzeyinin, Yerel Halkın Etkinlik Memnuniyetine Etkisi: Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali Örneği https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1791 <p>Amaç – Çalışmada etkinliklerin düzenlenmesinde görev alan paydaşların başarısının yerel halkın etkinlik memnuniyetine olan etkisini Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali örneklemi ile belirlemek amaçlanmaktadır. Yöntem – Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Paydaşlar ve yerel halk ile yapılan derinlemesine mülakatlara MaxqDA programı kullanılarak içerik analizi uygulanmıştır. Bulgular – Sonuçlara göre: (1) Festival başarısız olarak değerlendirilmiş, bu başarısızlığın nedeni olarak da profesyonel olmayan yönetim anlayışı gösterilmiştir. (2) Yerel halk etkinlikten memnun değildir, ekonomik getiriler olumlu değerlendirmekle birlikte memnuniyetsizlik nedeni olarak çevresel, sosyal ve kültürel maliyetlere işaret edilmektedir. (3) Paydaşların yönetim anlayışının profesyonel olarak nitelenmemesinin nedeni olarak, birbirleri ile kurdukları ağ yeteneğinde ve halkla iletişimlerindeki şeffaflıktaki eksiklikler olarak gösterilmiştir. (4) Kaynakların azlığından büyük oranda olumsuz etkilenen ağ yeteneğinin ise kültürel yapı ve adanın tanıtımı ile ilgili geçmişte yapılmış ve halen yapılmakta olan çalışmalar ile de beslendiği ve geliştiği belirlenmiştir. Tartışma – Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali örneklemi üzerinde yürütlen bu çalışmada etkinliklerin başarısında etkili olan faktörlerin yanısıra, yerel halkın memnuniyet düzeyleri tespit edilerek, aralarındaki ilişkiler tartışılmıştır.</p> Özge Büyük- Simge Kömürcü Sarıbaş Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1791 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Örgütsel İletişim Kalitesinin Örgütsel Güven ve Örgütsel Bağlılık Üzerindeki Yansımaları https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1792 <p>Amaç – Örgüt kavramının doğal uzantısı olan olgulardan biri örgütsel hedeflerdir. Örgütsel hedeflerin etkili bir biçimde gerçekleştirilebilmesi ve örgütün yüksek bir rekabet gücüne ulaşabilmesi yüksek düzeyli bir örgütsel performansı gerektirmektedir. Örgüt yönetimlerinin kendi çalışanlarını yüksek performansa doğru motive etmeleri ve yönlendirme becerileri kritik bir öneme sahiptir. Bu bağlamda bu çalışmada, örgüt yönetimleri ile çalışanlar arasında gerçekleşen örgütsel iletişimin çalışanların örgütsel bağlılığını sağlamaya hizmet edip etmediği incelenmektedir. Yöntem – Nicel araştırmalar kapsamında değerlendirilen bu çalışmada ön görülen araştırma modelinde bağımsız değişken olarak yer alan “örgütsel iletişim kalitesi” ölçeğine faktör analizi uygulanmıştır. Modelde yer alan iki temel değişken (Örgütsel Güven ve Örgütsel Bağlılık), literatürde yaygın bir biçimde kabul edilen boyutlarıyla bu araştırmaya dahil edilmiştir. Daha sonra elde edilen faktör skorları ile ön görülen modeller çerçevesinde regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma modeli bağlamında, İstanbul’daki bir kahve zincirinin 6 ayrı şubesinde 157 katılımcıdan sağlanan veriler analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Bulgular – Ulaşılan bulgular örgütsel iletişimin çalışanların örgütsel bağlılığı üzerinde açıkça belirleyici olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda bu çalışmada ortaya konan sonuçlardan biri de örgütsel iletişim ve örgütsel güven arasındaki neden – sonuç ilişkisidir. Tartışma – Bulgular göstermektedir ki örgütsel iletişimden beslenen örgütsel güven faktörü de örgütsel bağlılık üzerinde önemli bir belirleyici durumundadır.</p> Candide Çulhaoğlu Uludağ Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1792 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Algılanan Sosyal Desteğin Kariyer Kararlılığına Etkisinde İyimserliğin Aracılık Rolü https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1793 <p>Amaç – Çalışmanın amacı, algılanan sosyal desteğin ve iyimserliğin kariyer kararlılığına olan etkisini ve bu ilişkide iyimserlik değişkeninin aracı rolü üstlenip üstlenmediğini ortaya çıkarmaktır. Yöntem – Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileri oluşturmaktadır. Bu kapsamda gönüllülük esasında dayalı olarak kolayda örnekleme yöntemi ile yüz yüze anket uygulaması gerçekleştirilmiş ve 407 kişiden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS ve AMOS programları aracılığıyla analiz edilmiş, değişkenlerin birbirileri arasındaki etki değerlerini ve yönlerini ortaya koymak amacıyla yapısal eşitlik modellemesi gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Araştırma sonuçlarına göre algılanan sosyal desteğin boyutlarından olan arkadaş desteği ve özel kişi desteğinin kariyer kararlılığı üzerinde doğrudan ve pozitif yönde bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ancak araştırma modeline iyimserlik değişkeninin dahil edilmesiyle aradaki doğrudan ilişkinin anlamsızlaştığı ve iyimserlik değişkeninin tam aracılık rolü gösterdiği ortaya çıkmıştır. Tartışma – Araştırma sonucunda kariyer kararlığını etkileyen çevresel ve psikolojik iki değişkenin etkileri ortaya konmuş ve sonuçlar bu etkiler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Algıladığı sosyal destek sayesinde iyimser olabilen bireylerin kariyerleri konusunda daha kararlı oldukları ve kariyerlerine emin adımlarla ilerledikleri ifade edilebilir. Bu bağlamda özellikle kariyerleriyle ilgili karar aşamasında olan bireylerin sosyal çevresiyle destek alabilecek bir ilişkide olmasının ve iyimserlik düzeylerinin zarar görmemesinin önemli olduğu değerlendirilmektedir. Üniversitelerin bu alanda sergileyecekleri destekleyici faaliyetlerin bireylere kariyer kararlılığı konusunda destek olacağı düşünülmektedir.</p> Hayri Cengiz Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1793 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Jeopolitik Riskin Pay Senedi Fiyatlarına Etkisinin Fourier Yaklaşımıyla Değerlendirilmesi: Türkiye Örneği https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1794 <p>Amaç – Finansal serbestleşme süreci uluslararası sermaye akımlarını hızlandırmıştır. Ancak ülkelerde belli dönemlerde ortaya çıkan birtakım ekonomik ve siyasi belirsizlikler sonucunda finansal hareketlilik yavaşlamaktadır. Türkiye’nin siyasi ve ekonomik yönden bağlantılı olduğu ülkelerde son yıllarda yaşanan askeri çatışmalar, ekonomik krizler, politik ve toplumsal huzursuzluklar gibi birçok faktörün Türkiye’deki ekonomik faaliyetlerin gelişimini ve yatırım hacmini olumsuz etkilediği yönünde bir kanaat hakimdir. Bu çerçevede çalışmanın amacı Türkiye jeopolitik riskinin Borsa İstanbul sektör pay senedi fiyatlarına etkisini analiz etmektir. Yöntem – Araştırmada Türkiye jeopolitik risk göstergesi olarak Jeopolitik Risk Endeksi, Borsa İstanbul sektör pay senedi olarak Borsa İstanbul Bankalar, Elektrik, Leasing ve Factoring, Yiyecek&amp;İçecek, Holding&amp;Yatırımlar, Odun, Kağıt&amp;Baskı, Kimyasal, Petrol&amp;Plastik, Metal Ana, Metal Ürünleri&amp;Makineler, Sigorta, Metal Harici Mineral Ürünleri, Toptan Satış&amp;Perakende Ticaret, Tekstil&amp;Deri, Turizm, Hizmet, Ulaştırma, Finansallar, Sınai endeksleri ve Borsa İstanbul 100 Endeksi dikkate alınmıştır. Çalışma kapsamı Mart 1997-Şubat 2022 dönemi aylık verilerinden oluşturulmuş ve bu veriler Fourier Toda-Yamamoto nedensellik testiyle analiz edilmiştir. Bulgular – Çalışmanın sonucunda Türkiye jeopolitik riskinin Borsa İstanbul 100, Leasing ve Factoring, Yiyecek&amp;İçecek, Holding&amp;Yatırımlar, Kimyasal, Petrol&amp;Plastik, Metal Ana, Metal Ürünleri&amp;Makineler, Toptan Satış&amp;Perakende Ticaret, Hizmet, Ulaştırma ve Sınai pay senedi fiyatları üzerinde etkisi olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Tartışma – Çalışmada ulaşılan sonuçlar, sektörlerin jeopolitik gerilimlere karşı duyarlılık derecelerinin farklı düzeylerde olduğuna işaret etmektedir. Potansiyel pay senedi piyasası yatırımcılarının portföy oluşturma aşamasında sektörlerin jeopolitik risklerden etkilenme durumlarını da göz önüne almaları, karlarını yüksek düzeye çıkarmaları bakımından önemlidir. Yatırımcıların Türkiye’ye çekilebilmesi için ülkenin dış ilişkilerde jeopolitik risk doğuracak gerginliklerden kaçınması, siyasi, askeri ve iktisadi yönlerden zaman içinde gerçekleşen olayları demokratik ve insani yollarla çözmeye çalışması ve potansiyel yatırımcılar için güven ortamı inşa etmesi gerekmektedir.</p> Nazlıgül Gülcan- Turgay Ceyhan Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1794 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Kamu Yararına Çalışan Derneklerin Vizyon ve Misyon Bildirgelerinin İzlenim Yönetimi Stratejileri Kapsamında İncelenmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1795 <p>Amaç - Bu araştırmanın amacı, kamu yararına çalışan derneklerin, izlenim yönetim stratejilerini vizyon ve misyon bildirgelerine ne derece yansıttığının belirlenmesidir. Yöntem - Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak çalışmada tümdengelim yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları (STK), örneklemini ise Türkiye’de bir STK olarak faaliyette bulunan kamu yararına çalışan dernekler oluşturmaktadır. Kamu yararına çalışan dernekler ile ilgili veriler, T.C. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü web sitesinden elde edilmiştir. 25.08.2021 tarihinde elde edilen verilere göre kamu yararına çalışan dernek sayısı toplam olarak 364’tür. Web sitesi bulunmayan, vizyon ve misyon bildirgelerine web sitesinde yer vermeyen dernekler araştırma kapsamı dışında bırakılmıştır. Bulgular - Araştırma sonucunda, incelenen derneklerden %27’sinde (62 dernek) vizyon, %28’inde (66 dernek) ise misyon bildirgelerine yer verildiği belirlenmiştir. Bildirgelerde kullanılan ifadelerin kullanılma sıklıklarına göre değerlendirildiğinde, vizyon bildirgesi için “liderlik” kategorisi, misyon bildirgesi için ise “üyelerine ve toplumda ihtiyaç sahiplerine destek sağlamak” kategorisinde toplanan sıklıkla kullanılan ifadelerin sayısı diğer kategorilere göre önde gelmektedir. En belirgin izlenim yönetimi stratejisinin; vizyon bildirgelerine göre “örnek davranışlar sergileme”, misyon bildirgelerine göre ise “kendini sevdirme” stratejisinin olduğu tespit edilmiştir. Derneklerden %59,26’sı (32 dernek) vizyon bildirgelerinde “açıklayıcı”, misyon bildirilerinde ise %63,79’u (37 dernek) “kanıtlayıcı” izlenim yönetimi stratejisini kullandığı tespit edilmiştir. Tartışma - Araştırma sonucu, literatürü destekler niteliktedir. Vizyon bildirgelerine göre “örnek davranışlar sergileme” stratejisi, en belirgin stratejidir. Bunun sebebi, kamu yararına çalışan derneklerin topluma hizmet etme, topluma yararlı faaliyetlerde bulunma amacıyla kurulmuş olması olabilir. Misyon bildirgelerine göre “kendini sevdirme” stratejisi, en belirgin stratejidir. Bunun sebebi ise kamu yararına çalışan derneklerin üyelerinin, kendilerini takip eden ve işbirliğinde bulunacakları kişi ve/veya kurumların sayısının artmasını sağlamak için topluma karşı sempatik davranışları olabilir.</p> Hülya Uzun Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1795 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Kalite Yönetim Sistemi Kavramının Bibliyometrik Analizi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1796 <p>Amaç – Kalite yönetim sistemi üzerine ele alınan bilimsel yayınların araştırma eğilimlerini incelemektir. Bu nedenle, çalışma kalite yönetim sistemlerinin güncel konularını anlamak ve araştırmaların değişim yönünü incelemek için önemli bir kaynak niteliğindedir. Yöntem – Scopus veri tabanında 1984-2020 yılları arasında yayımlanan İngilizce dilindeki çalışmaların R programı kullanılarak bibliyometrik analizi yapılmıştır. Bibliyometrik analiz sırasında R programının web ara yüzü olan Biblioshiny kullanılmıştır. Yayınlar sınıflandırılarak yıllarına göre eğilimleri incelenmiş; ülkelerine, yayınlandığı dergilerine, atıf sayılarına ve yazarlarına göre incelenmiştir. Bulgular – Alanın temel dergisi “Total Quality Management and Business Excellence”dır. Alanın en fazla referans alınan çalışma ise Terziovski, Samson ve Dow’un “The Business Value of Quality Management Systems Certification Evidence from Australia and New Zealand” isimli çalışmasıdır. Ülkeler arasındaki etkileşim ve ülkelerin yayınları incelendiğinde ise kalite yönetim alanın öncü ülkesinin A.B.D. olduğu söylenebilir. Tartışma – Özellikle 2016’dan sonra kalite yönetim sistemleri üzerine yapılan çalışmaların çoğunluğu yönetim üzerine olduğunu söylemek mümkündür. Ayrıca kültür, süreç ve kalite yönetim sisteminin etkileri üzerine de çalışmalar güncelliğini korumaktadır denilebilir.</p> Okan Bütüner Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1796 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Sigorta Çalışanlarında Whistleblowing (Bilgi Uçurma): Ankara Araştırması https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1797 <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, sigorta çalışanlarının görüşlerinden yararlanarak etik dışı ya da yasal olmayan davranışların açığa çıkarılmasını sağlamaktır. Ayrıca, whistleblowing davranışını gerçekleştiren sigorta çalışanlarının bu eylemi ortaya çıkarma nedenleri ve whistleblowing davranışını gerçekleştirmelerindeki engeller açıklanarak birtakım öneriler geliştirmek amaçlanmıştır. Yöntem – Bu çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden olan, olgu bilim (fenomenoloji) araştırmasıdır. Çalışmanın araştırma grubunu, Ankara ilinde faaliyette bulunan sigorta şirketlerindeki sigorta çalışanlarından 15 katılımcı oluşturmaktadır. Çalışmada, araştırmaya katılan sigorta çalışanları, amaçlı örnekleme yöntemlerinden kritik durum örneklemesi olarak nitelendirilen örneklem türü yardımıyla belirlenmiştir. Ankara ilinde faaliyette bulunan sigorta şirketlerindeki sigorta çalışanlarından 15 katılımcıyla, iki farklı şekilde olmak üzere yüz yüze ve telefonda görüşme tekniği uygulanarak veriler toplanmıştır. Görüşme tekniğinde açık uçlu sorular sorulmuştur. Araştırmada verilerin çözümlenmesinde, Betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Veriler sadece, görüşme sürecinde sorulan araştırma soruları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bulgular – Araştırmanın sonucunda, sigorta şirketlerinde etik dışı ya da yanlış davranışlar olmasına rağmen bu davranışların çeşitli sebeplerle açığa çıkarılmadığı bilgisine ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan 8 katılımcı whistleblowing davranışı gerçekleştirmemiş, 5 katılımcı ise gerçekleştirmiştir. Diğer 2 katılımcı ise herhangi bir etik dışı ya da yanlış bir davranışa şahit olmamıştır. Tartışma – Sonuçlara göre, sigorta şirketlerinde yaşanan olumsuzluklar ya da yanlış uygulamalar mevcut olmasına rağmen sigorta çalışanlarının çoğunluğu whistleblowing eylemini gerçekleştirmekten kaçınmaktadır. Bu durumda, mevcut sorunların üstesinden gelmek için yetkili birimlere sorunlar arz edilmelidir. Ayrıca, karşılaşılan etik ve yasal olmayan davranışların yetkililerle paylaşılmasının önünde birtakım engellerin olduğu sonucuna da varılmıştır. Yetkili birimler ve çalışanlar whistleblowing hususunda bilgilendirilmeli ve desteklenmelidir.</p> Çiğdem Bal- Muhammed Veysel Kaya Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1797 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Psikolojik Sermayenin Performans Üzerindeki Etkisinde Algılanan Örgütsel Adaletin Moderatör Rolü https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1798 <p>Amaç – Günümüzde küreselleşmenin getirdiği rekabet koşullarının ve son yıllarda ortaya çıkan COVID 19 pandemisinin çalışma hayatı üzerindeki etkileri yadsınamaz hale gelmiştir. Bu araştırmada, söz konusu koşullar göz önüne alınarak; çalışanların sahip olduğu psikolojik sermayenin, iş yaşamında göstermiş oldukları performans üzerindeki etkisi ve bu etki üzerinde çalışanların örgütsel adalet algılarının moderatör rolü incelenmiştir. Umut, iyimserlik, öz yeterlik ve psikolojik dayanıklılık alt boyutları olan psikolojik sermayenin yüksek düzeyde olması, çalışanların bireysel performansını genel olarak olumlu yönde etkilediği tespit edilirken, örgütsel adaletin olası moderatör/düzenleyici rolü göz ardı edilmiştir. Bu bağlamda örgütsel adalet algısının moderator etkisi Ekolojik Sistem Yaklaşımı kapsamında irdelenerek literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır. Yöntem – Araştırma, Türkiye’de farklı sektörlerde çalışmakta olan 180 kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiş, veriler anket tekniği ile çevrimiçi olarak toplanmıştır. Verilerin analizi PLS-SEM yöntemi ile SmartPLS 3. 2. 9 istatistiki paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Araştırma bulgularına göre psikolojik sermayenin alt boyutlarından öz yeterliğin ve umudun performans üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi tespit edilirken; iyimserlik ve psikolojik dayanıklılığın performans üzerinde istatistiki düzeyde anlamlı bir etkisi tespit edilememiştir. Örgütsel adalet algısı değişkeninin ise sadece etkileşim adaleti boyutunun öz yeterliğin performans üzerindeki etkisinde olumlu yönde bir moderatör rolü olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Tartışma – Bulgular değerlendirildiğinde; çalışanların başarılı olup yüksek performans göstermeleri için sadece kendilerine güvenmelerinin yeterli olmadığı, Ekolojik Sistem Yaklaşımı’nda belirtildiği üzere çevresel faktörlerin de önemli olduğu dolayısıyla yöneticilerin de çalışanlara karşı tutum ve davranışlarının adil olması gerektiği ortaya çıkmıştır.</p> Neşe Çakı- Mustafa Aslan Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1798 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Nepotizm ve Bilgi Paylaşımının Çalışanların Meslek Aşkına Etkisi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1799 <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, nepotizm ve meslek aşkının bilgi paylaşımı üzerindeki etkilerini incelemektir. Diğer bir ifade ile literatürde üç değişkenin birlikte çalışılmadığından hareket ile alan yazındaki boşluğa katkıda bulunmak adına nepotizm gibi olumsuz bir durumun karşısında, çalışanların meslek aşklarının, bulundukları organizasyonu ileriye taşıyabilmek adına gerekli olan bilgi paylaşımı üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Yöntem –Araştırmada, nicel araştırma modeli kullanılmıştır. Veriler, Malatya ili 2.Organize Sanayi Bölgesinde bulunmakla birlikte, orta ölçekli KOBİ statüsünde yer alan işletmelerde görevli yönetici ve çalışanlardan elde edilmiştir. Anket için amaçlanan 500 kişiye zaman aralıklı stilde (Time Lagged) çalışmanın her değişkenine yönelik farklı zamanlarda uygulamada bulunulmuştur. Anketler ile elde edilen veriler, IBM SPSS 22 paket programında geçerlik, güvenirlik, açıklayıcı faktör analizi ve regresyon varsayım analizlerine tabi tutulmuştur. Bulgular – Analiz sonucunda, İşletmelerde nepotizm negatif yönde düşük düzeyli ve meslek aşkının ise pozitif yönde ve orta düzeyde çalışanların bilgi paylaşımlarını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Nepotizmin ve meslek aşkının çalışanlar arasında bilgi paylaşımı üzerinde %27, kurumsal açıdan bilgi paylaşımı üzerinde %6 ve bireysel açıdan bilgi paylaşımı üzerinde %2’lik varyans açıkladıklarını göstermiştir. Tartışma – Araştırmanın bulgularına dayanılarak örgütlerde bilgi paylaşımını artırmak için nepotizmden sakınılması önerilebilir. Özellikle terfilerin liyakate önem verilerek adil ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi düşünülmelidir. Terfilerin şeffaf olması adayların işlemlerin adil yapıldığına ikna olmalarını kolaylaştırabilir. Örgütlerde bilgi paylaşımını artırmak için gerçekleştirilmesi gereken bir diğer uygulama çalışanların meslek aşkı kazanmalarını sağlamaktır. Eğitimlerle ve kurum içi etkinliklerle çalışanlara mesleklerinin kendilerine kazandırdıkları anlatılmalı ve onlara mesleklerini sevebilmeleri ve mesleklerinin onlar için bir anlam ifade etmesini sağlamaya gayret edilmelidir.</p> Bülent Akkoyun- Betül Ayça Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1799 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Pay Senedi Yatırımlarında Teknik Analiz Yöntemlerinin “TTKOM ve TUPRAS” Üzerinde Test Edilmesi https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1800 <p>Amaç – Günümüzde yatırım yapılabilecek birçok finansal araç vardır. Bu çalışmada borsada yatırım yapılacak araçların seçiminde kullanılan teknik analizin en büyük işlem hacmine sahip pay senetlerinden 2’si üzerinde ne kadar doğru sonuç verdiğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem – Çalışma evreni olarak BİST 100 endeksi seçilerek bu endeks içerisindeki işlem hacmi en yüksek olan TTKOM VE TUPRAS pay senetleri örneklem olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada araştırma yöntemi olarak örnek olay incelemesi (case study) kullanılmış olup, çalışma verileri BİST 100 endeksi, TTKOM ve TUPRAS pay senetleri için Borsa İstanbul’un internet adresinden alınmıştır. Bu çalışma kapsam olarak finansal bir analizi içermektedir. Bu çerçevede 2010 ve 2015 yılları arasında ki fiyat grafiklerine Sosyal bilimlerde araştırma yöntemlerinde kullanılan nitel ve nicel araştırma yöntemlerinden farklı bir uygulama olması nedeniyle zaman serisi dikkate alınarak teknik analiz metotları kapsamında formasyon ve indikatör hesaplamaları yapılmıştır. Elde edilen sonuçlarla teknik analiz metotları ile doğru yatırım kararı alınıp alınamayacağının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bulgular – Analiz kapsamında verileri incelenen 2 büyük pay senedinin, olağanüstü şartlar dışında teknik analiz yapılarak elde edilen bilgiler ışığında; ikili dip, ikili tepe, omuz baş omuz, ters omuz baş omuz ve kırış fiyat boşluğu formasyonlarının oluştuğu ve mevcut trendin değişeceğinin işaretini verdiği ifade edilebilecek olup bulgular literatürün bir kısmı ile uyumludur. Tartışma – Bu çalışmada BİST 30 endeksi içerisinde yer alan “TTKOM” ve “TUPRAS” pay senetlerine teknik analiz metotları uygulanarak kâr elde edilip edilemeyeceği test edilmiştir. Elde edilen analiz kapsamındaki 2 hisse için tespit edilmiş bulgular olup, farklı yatırım araçlarında farklı sonuçların elde edilmesi söz konusudur.</p> Aziz Onur Tek- Şenol Babuşçu- Adalet Hazar Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1800 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000 Sahte Lüks Moda Ürünlerini Satın Alma Niyetine Ahlaki Yargı ve Marka Dikkat Çekiciliğinin Etkileri https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1801 <p>Amaç – Bu çalışma, tekstil ve moda pazarında lüks markaların ürünlerine karşı “değer-dışavurumcu” veya “sosyal-uyarlayıcı” tutumlara sahip müşterilerin sahte lüks moda ürünü satın alma niyetlerine ahlaki yargı ve marka dikkat çekiciliği algılarının aracılık etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Yöntem – Türkiye’deki sosyal medya kullanıcıları arasında kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan katılımcılara çevrimiçi bir anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler göre, değer-dışavurumcu veya sosyal-uyarlayıcı tutum sahibi olarak ayrılan müşterilerin sahte lüks moda ürünlerini satın alma niyetleri üzerinde ahlaki yargı ve marka dikkat çekiciliği algılarının aracılık etkileriyle ilgili 14 hipotez Proses Makro 4.0 kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular – Ölçeklerin yapılan keşfedici faktör analizi ve hesaplanan Cronbach’s Alfa katsayılarıyla yapı geçerliliklerinin ve güvenirliliklerinin oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Örneklemin (n=505) %30,7’sinin değer-dışavurumcu, %65,3’ünün de sosyal-uyarlayıcı tutum sahibi oldukları görülmüştür. Sosyal uyarlayıcı tutum sahiplerinin sahte lüks moda ürünlerini satın alma niyetlerinin değer-dışavurumcu tutum sahiplerinden daha çok yüksek olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda, değer-dışavurumcu tutumun ahlaki yargı üzerindeki etkisinin anlamlı olmaması ve ahlaki yargının sahte ürün satın alma niyeti üzerindeki etkisinin anlamlı olması nedeniyle 2 hipotezin desteklenmediği, diğer değişkenler arasındaki ilişkilerin anlamlı olması nedeniyle 12 hipotezin desteklendiği görülmüştür. Tartışma – Ürün sahteciliği küresel ölçekte olduğu gibi Türkiye’de de ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Özellikle, lüks moda markalarının ürünlerindeki yüksek fiyatlar ve marka dikkat çekiciliği gibi nedenlerle sahte lüks moda ürünü satın almanın daha az yadırgandığı bir zamanda sahteciliğin daha yükseleceği sonucuna ulaşılmıştır. Tüketicilerin lüks moda ürünlerinin sahtelerini satın almayla ilgili motivasyonları arasında işlevsel tutumların da etkili olduğu ile ahlaki yargı ve marka dikkat çekiciliğinin görülmüştür.</p> Pınar Türkdemir Telif Hakkı (c) 2022 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://www.isarder.org/index.php/isarder/article/view/1801 Fri, 30 Sep 2022 00:00:00 +0000